Türkiye'yi derinden sarsan 6 Şubat depremlerinin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen, yaralar sarılmaya devam ederken adalet süreci de hız kesmeden ilerliyor. Adalet Bakanlığı, afetin ardından yürütülen kapsamlı yargılama faaliyetlerine dair çarpıcı güncel verileri kamuoyuyla paylaştı. Depremlerin bıraktığı derin izlerin peşinde, binlerce dava açıldı ve sorumlular hakkında önemli kararlar alındı. Mahkemelerde devam eden süreçler ve verilen hapis cezaları, adaletin tesisine yönelik kararlılığı gözler önüne seriyor. Bu gelişmeler, felaketin mağdurları için adalet arayışının ne denli titizlikle sürdürüldüğünü bir kez daha gösteriyor.
ANKARA - BHA
Adalet Bakanlığı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Afyonkarahisar’daki bir termal otelde düzenlenen Kanun Yolu Uygulamaları Programı’nda konuşan Tunç, depremlerin 3. yılı dolayısıyla hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabır diledi.
Depremlerin 11 il başta olmak üzere ülkenin büyük bölümünde derin izler bıraktığını belirten Tunç, yaşanan büyük acının toplumsal hafızaya kazındığını ifade etti. Tunç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yaraların sarılması ve şehirlerin yeniden ayağa kaldırılmasının öncelikli görev olarak benimsendiğini söyledi.
Depremlerin ardından adalet hizmetlerinin kesintisiz sürdürülmesi amacıyla 7 gün 24 saat esasına göre çalışan kriz merkezlerinin kurulduğunu aktaran Tunç, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ve Hakimler ve Savcılar Kurulu kararlarıyla yargısal sürelerin durdurulduğunu, bu sayede hak kayıplarının önüne geçildiğini kaydetti.
Hakim, savcı ve adalet personelinin gönüllülük esasına göre bölgeye intikal ettiğini anlatan Tunç, “kardeş adliye” uygulamasıyla barınma, tahliye ve psikolojik destek hizmetlerinin sağlandığını belirtti. Adli tıp hizmetlerinin de seferberlik anlayışıyla yürütüldüğünü vurgulayan Tunç, kimlik tespitlerinin bilimsel yöntemlerle titizlikle tamamlandığını ifade etti.
Depremler sonrası artan iş yükünü karşılamak amacıyla yargı teşkilatının güçlendirildiğini dile getiren Tunç, bölgede 731 adli ve 28 idari olmak üzere toplam 759 ilk derece mahkemesinin kurulduğunu, ayrıca 44 istinaf dairesinin faaliyete geçirildiğini söyledi.
Ceza yargılamalarına ilişkin güncel verileri paylaşan Tunç, “Bugüne kadar 2 bin 673 kişi hakkında dava açıldı. Bu kapsamda 202 kişi hakkında 1 yıldan 21 yıla kadar değişen süreli hapis cezaları verildi. Halihazırda 142’si tutuklu, 59’u hüküm özlü olmak üzere toplam 201 kişi ceza infaz kurumlarında bulunuyor. 949 kişi hakkında ise adli kontrol kararı uygulanıyor” dedi.
Hukuk mahkemelerinde de deprem kaynaklı 64 bin 663 davanın açıldığını belirten Tunç, bu davaların yüzde 90’ının ilk derece mahkemelerinde karara bağlandığını aktardı. İdari yargıda ise 119 bin 957 dava açıldığını, bunlardan 86 bin 467’sinin sonuçlandırıldığını kaydetti.
Depremin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen yaşanan acıların unutulmasının mümkün olmadığını vurgulayan Tunç, milli birlik ve beraberlik ruhu içinde şehirlerin yeniden ayağa kaldırıldığını söyledi.
Programda konuşan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Muhsin Şentürk ise 2025 yılı boyunca Yargıtay’da 141 bin dosyanın sonuçlandırıldığını belirterek, yargı süreçlerinin etkinliğine ilişkin bilgiler paylaştı.
6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen yargı süreçleri, Adalet Bakanlığı ve Yargıtay'ın koordinasyonunda hızla devam ediyor. Adalet Bakanı Tunç tarafından açıklanan son verilere göre, depremle ilgili toplam 2 bin 673 ceza davası açıldı ve bu davalar kapsamında 202 kişi 1 yıldan 21 yıla kadar değişen sürelerle hapis cezasına çarptırıldı. Halihazırda 201 kişi ceza infaz kurumlarında bulunurken, 949 kişi hakkında adli kontrol kararı uygulanıyor. Ayrıca, hukuk mahkemelerinde 64 bin 663 dava açıldığı ve bunların yüzde 90'ının karara bağlandığı, idari yargıda ise 119 bin 957 davanın 86 bin 467'sinin sonuçlandığı belirtildi. Deprem sonrası adalet hizmetlerinin kesintisiz sürdürülmesi için kriz merkezleri kurulmuş, yargısal süreler durdurulmuş ve 'kardeş adliye' uygulamasıyla personel desteği sağlanmıştır. Yargı teşkilatı, artan iş yükünü karşılamak üzere 759 ilk derece mahkemesi ve 44 istinaf dairesi kurarak güçlendirilmiştir. Bu veriler, depremlerin ardından adalet sisteminin hem mağdurların haklarını korumak hem de sorumluları yargı önüne çıkarmak için gösterdiği büyük çabayı ve kararlılığı açıkça ortaya koymaktadır.