Haberde.Net - Türkiye Gündemi, Dünyadan Haberler
Anasayfa Yaşam
Yaşam

Akran Zorbalığı Alarmı! Çocuklar Üzerindeki Yıkıcı Etkileri Ortaya Çıktı

Uzmanlar, akran zorbalığının çocuklar üzerindeki ciddi etkilerine dikkat çekiyor. Fiziksel, sözel ve siber zorbalık türlerine karşı aileler ve öğretmenler bilinçli olmalı!

Yayınlama: 10.06.2025 - 12:26 Kaynak: Kapsül Haber Ajansı Okunma: 60
Paylaş:

Akran zorbalığı, çocuklarımızın hayatında derin izler bırakabilen, giderek artan bir sorun. Uzmanlar, bu tür zorbalığın sadece fiziksel değil, aynı zamanda duygusal ve psikolojik sağlığı da olumsuz etkilediğini vurguluyor. Ailelerin, öğretmenlerin ve okul yönetimlerinin bu konuda bilinçli ve işbirliği içinde olması gerekiyor. Peki, akran zorbalığına maruz kalan bir çocuğa nasıl destek olabiliriz? Hangi belirtilere dikkat etmeliyiz? İşte, akran zorbalığına dair bilmeniz gereken her şey ve çözüm önerileri...

Akran zorbalığının sistematik bir şekilde devam eden davranışlar olduğunu belirten uzmanlar, zorbalığın çocuklar üzerindeki yıkıcı etkileri olduğunu söylüyor.

Fiziksel, sözel ve siber olmak üzere farklı türleri bulunan zorbalığın, çoğu zaman dürtüsellik ve şiddet içeren aile ortamlarından beslendiğini dile getiren Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, “Zorbalığa uğrayan çocuklarda kaygı bozuklukları, fiziksel şikayetler, okul başarısında düşüş ve özsaygı kaybı gibi ciddi sonuçlar görülebiliyor.” dedi. Bu süreçte ailelerin ve öğretmenlerin destekleyici ve anlayışlı bir tutum sergilemesinin büyük önem taşıdığını ifade eden Luş, zorbalığın çözümünde çocuğu suçlamadan, güvenli bir ortam sağlayarak müdahale etmek gerektiğini kaydetti ve zorbalığın önlenmesinde en etkili yolun ise eğitim olduğunu vurguladı.

Üsküdar Üniversitesi NP Etiler Tıp Merkezi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, akran zorbalığının nedenleri, çocuklar üzerindeki psikolojik ve fiziksel etkileri ile bu duruma karşı ailelerin, öğretmenlerin ve okulların nasıl bir yaklaşım sergilemesi gerektiği hakkında bilgi verdi.

Şiddetin onaylandığı ailelerde yaşayan çocuk, daha kolay zorbalık yapar

Sistematik bir şekilde, sadece bir kere ile mahsus olmayan, yaşıtların birbirine yaptığı zorbalığın çeşitli türleri olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, “En sık görüleni fiziksel zorbalık ama bunun yanında sosyal zorbalık dediğimiz sözel zorbalık da var. İnternetin hayatımıza girmesiyle birlikte diğerlerine nazaran daha yeni bir kavram olarak siber zorbalık dediğimiz bir türü de var.” dedi.

Çocukların neden zorba olduğuna açıklık getiren Luş, “En sık görünen sebepler arasında dürtüsellik geliyor. Bu çocuklar çok dürtüsel, hatta belki tedavi edilmemiş hiperaktivite ve dikkat eksikliği gibi biyolojik birtakım yatkınlıklara sahip olan çocuklar olabilirler. Bu durum ailesinde birtakım şiddet içerikli olaylara şahit olan çocuklarda da görülebilir. Küçüklükten beri şiddetin onaylandığı ailelerde yaşayan bir çocuk, diğerlerine nazaran daha kolay zorbalık yapacaktır.” şeklinde konuştu.

Travma devam ettiği için çocuk da devamlı kurban rolünde kalıyor

Akran zorbalığına maruz kalan çocukların yaşla birlikte değişen şekilde en sık korku, kaygı, anksiyete bozukluğu gibi belirtiler gösterdiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, “Okula gitmek istememek, ders başarısında düşüş, mide bulantısı, baş ağrısı gibi fiziksel belirtiler ile vücuttaki bir takım izler fiziksel bir saldırıya uğradığının belirtisi olabilir.” dedi.

Ailelerin dikkat etmesi gereken durumlara da değinen Luş, şunları söyledi:

“Zorbalığa uğrayan çocuklarda bu tip belirtiler çok sık görülüyor. Aileler bunlara çok dikkat etmeli. Tabii daha sonra öz değerin kaybı, çocuğun kendi benlik algısında değişiklik de görülebiliyor. Çünkü bu süregiden bir durum, yani travma devam ettiği için çocuk da devamlı kurban rolünde kalıyor. Bu da hem öz benlik saygısında azalma hem de onun üzerine eklenen ağır depresyonlar ve çeşitli psikiyatrik bozukluklar görülmesine neden olabiliyor.”

Çocuk tek başına bir şey yapamadığında ailenin ve öğretmenin devreye girmesi önemli

Çocukların akran zorbalığı ile nasıl baş edebileceğinden bahseden Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, “Çocuğu tek bir birey olarak görmüyoruz, çocuk tek başına pek bir şey yapamayabilir.” dedi.

Çocukların bu durumu öğretmenlerine ve ailelerine söyleyemeyeceğini, kendi başlarına da çözemediklerinde bir çıkmaza girmiş hissedeceklerini vurgulayan Luş, “Buradan çıkmanın tek yolunun zorbanın isteklerini yapmak olduğunu düşünebilirler. Çocuk tek başına bir şey yapamadığında ailenin ve öğretmenin bunun farkına vararak devreye girmesi önemli. Çünkü çocuk söyleyemeyeceği için ailenin yaklaşımı, öğretmenlerin ve okulun yaklaşımı aslında durumu anlatması için bir zemin hazırlama şeklinde olur. Çocuk bunu anlattıktan ve olay ortaya çıktıktan sonra ki yaklaşımlar da yine çocuğun lehine olmalı. Destekleyici olmak ve kesinlikle çocuğu suçlamamak gerekir. ‘Sen de bir şey mi yaptın ki sana geldi vurdu?’ dememek lazım. Okulun devreye girmesi ve özellikle fiziksel bir durum varsa bunu durdurması çocuğun kendini güvende hissetmesi açısından çok önemli. Eğer çocuk güvende hissetmeye başlarsa, o zaman kendisi bununla baş etme adımını atar.”

Ebeveynler de yardım almayı öğrenmeli

Zorbalık yapan çocuğun ebeveynlerinin, zorbalığın tedavi edilmesi gereken bir durum olduğunu kabullenmesinin önemli olduğuna dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, “Dürtüselliğin çok kolay bir şey olmadığını belirtmek gerekir. Ebeveynler yardım almayı öğrenmeli, yardım almaktan çekinmemeli. Çünkü kendi kendilerine çözemeyecekleri bir durum.” dedi.

Akran zorbalığının önlenmesinin en etkili yolunun eğitim olduğunu kaydeden Luş, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bu işin okullarda özellikle çok küçük yaşlardan itibaren çocuklara anlatılması, çocukların velilerinin, anne babalarının eğitilmesi, öğretmenlerin eğitilmesi yani bu işin farkına varmaları, bununla nasıl başa çıkacaklarını öğrenmeleri, ondan sonra da hemen müdahale etmeleri yoluyla ancak engellenebilir.”

Akran zorbalığının çocuklar üzerindeki yıkıcı etkileri giderek daha fazla önem kazanıyor. Uzmanlar, fiziksel, sözel ve siber zorbalık gibi farklı türlerde görülen bu olgunun, çocukların kaygı bozuklukları, okul başarısında düşüş ve özsaygı kaybı gibi ciddi sorunlar yaşamasına neden olabileceğini belirtiyor. Ailelerin ve öğretmenlerin bu süreçte destekleyici ve anlayışlı bir tutum sergilemesi, zorbalığın çözümünde çocuğu suçlamadan, güvenli bir ortam sağlayarak müdahale etmesi büyük önem taşıyor. Uzmanlar, zorbalığın önlenmesinde en etkili yolun eğitim olduğunu vurgulayarak, okullarda küçük yaşlardan itibaren çocuklara bu konuda farkındalık kazandırılması gerektiğini ifade ediyor.

# Akran Zorbalığı # Çocuk psikolojisi # siber zorbalık
Son Haberler

İstanbul’da Kentsel Dönüşüm 1 Milyona Ulaştı

16.08.2026 - 19:48

3. Devlet Türk Sanatları Yarışması Başlıyor

16.08.2026 - 19:46

Petrol ve Doğal Gaz Üretimi Hız Kesmiyor

16.08.2026 - 19:42

BELMEK Kursiyerlerinin El Emeği Eserleri Görücüye Çıktı

16.08.2026 - 17:49

Malatya'da Kuru Kayısı Sektörünün Geleceği İçin Semineri Düzenlendi

16.08.2026 - 15:28

Kocaeli’nde 36 Saatlik Kentsel Arama Kurtarma Tatbikatı

16.08.2026 - 15:24

95. İzmir Enternasyonal Fuarı Öncesi Kültürpark’ta Hazırlıklar Hız Kazandı

16.08.2026 - 12:36

Ayvalık’ın Üretim Tarihine Işık Tutan Yeni Kitap Tanıtıldı

16.08.2026 - 12:35

Denizli Büyükşehir’den Miniklere “Okula Merhaba” Desteği

16.08.2026 - 12:14

Karabağlar’ın İlk Personel Tiyatrosu Sahnede

16.08.2026 - 12:13
Son Makaleler

Onların Sessiz Çığlıklarına Kulak Verelim

Değişen Dengeler ve Stratejik Zorunluluk

8 Mart'ta Kutlayacak Ne Var?

Kategoriler
Bilim Dünya Eğitim Ekonomi Gezi Gündem Kültür & Sanat Magazin Sağlık Siyaset Sponsor İçerik Spor Teknoloji Yaşam Yerel