Altın Fiyatlarında Tarihi Zirve: Yatırımcılar 45 Yılın En Büyük Kazancını Elde Etti!
Küresel ekonomideki çalkantılar ve jeopolitik gerilimler sürerken, altın yatırımcısı için tarihi bir dönem yaşanıyor. Sarı metal, son dönemde gösterdiği performansla 45 yılın zirvesine çıkarak adeta parladı. ABD Merkez Bankası'nın faiz indirim sinyalleri, merkez bankalarının güçlü altın alımları ve artan jeopolitik riskler, altın fiyatlarını yukarı taşıyan başlıca faktörler arasında yer aldı. Bu gelişmelerin ışığında, altın yatırımcılarına 1979'dan bu yana görülen en güçlü yıllık getiriyi sağlayarak yüzlerini güldürdü. Gelecek dönemde altın piyasasında yeni rekorlar görülecek mi, yatırımcılar bu trendi nasıl değerlendirmeli?
ANKARA - BHA
ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirim sürecine girmesi ve geçtiğimiz yıl toplamda 75 baz puanlık faiz indirimi yapması, büyük merkez bankalarının artan altın alımları ve küresel ölçekte yaşanan jeopolitik gelişmeler, altın fiyatlarını yukarı taşıyan başlıca unsurlar oldu. Fed’in bu yıl da iki faiz indirimi yapacağı yönündeki beklentiler ve ABD Başkanı Donald Trump’ın faiz indirimlerini güçlü biçimde savunması, altına olan talebin canlı kalmasını sağladı.
Güvenli liman talebi altını destekledi
Altın, emtia piyasalarında bir kez daha “güvenli liman” kimliğiyle öne çıktı. Küresel jeopolitik risklerin sürmesi, yatırımcıların riskten kaçınarak altına yönelmesine neden oldu. Rusya-Ukrayna savaşının devam etmesi ve ABD ile Venezuela arasındaki gerilimin tırmanması, özellikle son dönemde altın fiyatları üzerinde etkili faktörler arasında yer aldı.
Bunun yanı sıra, ABD Başkanı Donald Trump’ın politikalarının Amerikan ekonomisi üzerindeki olası etkilerine ilişkin belirsizlikler de yatırımcıların altına yönelmesini hızlandırdı. Merkez bankalarının rezerv çeşitlendirme amacıyla altın alımlarını sürdürmesi, fiyatlardaki yükselişte belirleyici rol oynadı. Hindistan’da emeklilik düzenleyici kurumuna bağlı fonların portföylerinin yüzde 1’ini onaylı altın ve gümüş ETF’lerine ayırabilmesine izin verilmesi de talebi artıran önemli bir gelişme olarak öne çıktı.
Aylık bazda güçlü performans
Yıla 2 bin 623 dolar seviyesinden başlayan ons altın, yıl genelinde ağırlıklı olarak yükseliş eğilimi gösterdi. Aylık bazda bakıldığında, ocakta yüzde 6,67, şubatta yüzde 2,17, martta yüzde 9,26, nisanda yüzde 5,26, mayısta yüzde 0,03 ve haziranda yüzde 0,41 oranında değer kazandı. Altının onsu, yıl içinde yalnızca temmuz ayında yüzde 0,39 geriledi.
Yükselişini sonraki aylarda sürdüren altın, ağustosta yüzde 4,8, eylülde yüzde 11,9, ekimde yüzde 3,7, kasımda yüzde 5,4 ve aralıkta yüzde 2,1 artış kaydetti. Aralık ayında ons altın 4 bin 549,94 dolarla tarihi zirvesini yenilerken, yılı 4 bin 313 dolar seviyesinden tamamladı.
1979’dan bu yana en güçlü yıllık artış
Ons altın, 2025 yılı boyunca yatırımcısına yüzde 64,2 getiri sağladı. Bu oran, 1979 yılında kaydedilen yüzde 126,5’lik artıştan sonra görülen en yüksek yıllık kazanç olarak kayıtlara geçti.
Altın, küresel piyasalarda yaşanan derin belirsizlikler, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz indirim sürecine girmesi ve merkez bankalarının artan altın alımlarının etkisiyle yatırımcısına tarihi bir kazanç dönemi yaşattı. Ons altın, yıl boyunca gösterdiği güçlü performansla 45 yılın en yüksek seviyesine ulaşarak 1979'dan bu yana görülen en güçlü yıllık getiriyi, yani yüzde 64,2'lik bir artışı kaydetti. Rusya-Ukrayna savaşı, ABD-Venezuela gerilimi gibi jeopolitik faktörler, altının 'güvenli liman' niteliğini pekiştirerek talebi artırdı. Ayrıca, Fed'in gelecekteki faiz indirimlerine yönelik beklentiler ve Hindistan gibi ülkelerdeki emeklilik fonlarının altın ETF'lerine yönelmesi de bu yükselişi destekleyen önemli etkenler arasında yer aldı. Yıla 2.623 dolardan başlayan ons altın, Aralık ayında 4.549,94 dolarla zirve yaparak yılı 4.313 dolardan tamamlamış, yatırımcısına beklenmedik bir kar marjı sunmuştur. Bu detaylı performans analizi, altının sadece bir yatırım aracı olmadığını, aynı zamanda küresel ekonominin ve siyasetin nabzını tutan stratejik bir varlık olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır.