ÇEVKO Vakfı, tüketim sonrası ambalaj atıklarını kaynağında ayrı toplamayı sürdüren dört belediyeden 2025 yılına ait topladığı verileri kamuoyu ile paylaştı.
Kadıköy, Ataşehir, Pendik ve Muratpaşa belediyelerinden elde edilen bulgular, iyi uygulamaların yaygınlaştırılması ve sürekliliği için Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu temelinde finansman, koordinasyon ve yurttaş katılımının birlikte güçlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor.
ÇEVKO Vakfı tarafından gerçekleştirilen “Belediyelerde Değerlendirilebilir Atıkların Kaynağında Ayrı Toplanması Çalışmaları” başlıklı araştırmada; İstanbul’dan Kadıköy, Ataşehir ve Pendik ile Antalya’dan Muratpaşa belediyelerinin uygulamaları incelendi. Araştırma, belediyelerin uzun yıllara dayanan deneyimlerini, uyguladıkları işletme ve toplama yöntemlerini ve sistemi geliştirmeye yönelik gereksinimlerini ortaya koydu.
Mete İmer: “Belediyelerin oluşturduğu birikim ortak sorumlulukla güçlendirilmeli”
ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer, “Araştırmamız, belediyelerin kaynağında ayrı toplama alanında yıllar içinde önemli bir uygulama birikimi oluşturduğunu gösteriyor. Bu birikimin korunması, güçlendirilmesi ve daha geniş ölçekte yaygınlaştırılması için yerel yönetimlerin tek başına bırakılmadığı; piyasaya sürenlerin, üreticilerin, satış noktalarının ve yurttaşların sorumluluk üstlendiği Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu temelli bir yapıya gereksinim var” dedi.
Dört Belediyede Yıllardır Devam Etmekte Olan Kaynağında Ayrı Toplama Çalışmaları
Kadıköy’de ambalaj atıklarının kaynağında ayrı toplanması çalışmaları 2000, Muratpaşa’da 2007, Ataşehir’de 2009, Pendik’te ise 2010 yılından bu yana sürüyor. Belediyeler yerel koşullara göre farklı işletme, fakat benzer toplama yöntemleri uyguluyor. Araştırma, bu deneyimlerin kaynağında ayrı toplamanın geliştirilmesi açısından önemli bir birikim oluşturduğunu gösteriyor.
Yerel Koşullara Göre Uygulanan Farklı İşletme Fakat Benzer Toplama Yöntemleri
Pendik’te ambalaj atıkları belediye tarafından toplanmakta olup 2018 yılından beri Pendik Belediyesi Ambalaj Atığı Ayırma Tesisi’nde ayrılıyor ve lisanslı geri dönüşüm tesislerine satılıyor. Kadıköy’de ambalaj atıkları kaynağında belediye tarafından toplanıyor ve ayrılmak üzere lisanslı tesise satılıyor. Ataşehir’de ve Muratpaşa’da ise ambalaj atıklarının kaynağında toplanması ve ayrılması bu belediyelerle sözleşmeli lisanslı toplama-ayırma tesisleri eliyle gerçekleştiriliyor.
Belediyeden alınan bilgiye göre, Pendik Belediyesi araçları tüm mahallelere düzenli olarak giriyor, talepte bulunan her vatandaşa gerekli ekipman sağlanıyor. Toplam meskenlerin yaklaşık %20’sinde ambalaj atıkları kaynağında ayrı olarak toplanıyor. Tüm ilçede kapıdan kapıya poşetli toplama, caddelere yerleştirilmiş olan cam kumbaraları ile toplama; siteler, okullar, kurum ve işletmeler için konteyner ve mobil atık getirme merkezleri ile toplama; AVM, büyük işletmeler, site ve okullar için dorse ile toplama; atık yoğunluğu fazla olan yerlerde sabit personel ile toplama yöntemi uygulanıyor.
Kadıköy’de ambalaj atıkları, haftalık bazda 5000’e yakın adresten kapıdan kapıya yöntemi ile dağıtılan mavi poşetler ile, cadde ve sokaklara yerleştirilen geri dönüşüm ve cam atık kumbaraları yoluyla ve de mobil atık getirme istasyonlarından toplanıyor.
Ataşehir’de ambalaj atıkları okullar, alışveriş merkezleri, süpermarketler, konutlar, siteler ve kamu binalarına yerleştirilen geri dönüşüm kutuları ile cadde ve sokaklara konumlandırılan ambalaj atığı geri kazanım kumbaralarından toplanıyor. İlçede ayrıca 16 adet mobil atık getirme merkezi bulunmakta.
Belediyeden alınan bilgiye göre, Muratpaşa’da ambalaj atıklarının kaynağında ayrı toplanması, nüfusun yaklaşık %55’ini kapsıyor. Kapıdan kapıya toplama; yerleştirilen konteyner, kafes, iç mekân kutuları, mobil atık getirme merkezleri ve akıllı geri dönüşüm otomatları yoluyla toplama, kullanılan yöntemler arasında yer alıyor.
Belediyelerin Kaynakta Ayrı Toplamada Karşılaştığı Zorluklar
Araştırmadaki belediyelerin görüşüne göre, sistemin uygulanmasında karşılaşılan en önemli zorlukların başında yüksek toplama maliyetleri geliyor. Bu maliyetler, geri kazanım kumbaralarının yerleştirilmesi ve toplama poşetlerinin temin edilmesinin yanı sıra toplama araçlarının yakıt, personel ve diğer finansman masraflarını kapsıyor. İlçe belediyelerinin ambalaj atıklarını kendi olanakları ile toplama zorunluluğunun ortaya çıkmasıyla birlikte, araç, yakıt, personel, ekipman maliyetleri ile ambalaj atığı satış bedelleri arasındaki fark dikkate alındığında ciddi zararlar ortaya çıktığı vurgulanmakta; mevzuatta yapılan değişiklikler nedeniyle ilçe belediyelerin finansal olarak desteklenmemesinin atık yönetimini sıkıntıya düşürdüğü ileri sürülmektedir.
Kayıt dışı toplayıcıların belediye ekipmanlarına verdiği zararlar, sistemli geri dönüşüm planlarını ve atık toplama verimini olumsuz etkilemektedir. Geri dönüşüm kumbaralarına ve atık getirme merkezlerine yapılan saldırılar, kapak ve kapıların parçalanması, atıkların çalınması gibi ciddi sorunlar yaşanmaktadır. Bu durum hizmet sürekliliğini olumsuz etkilemekte ve ek bakım-onarım maliyetleri oluşturmaktadır.
Vatandaş katılımının istenen düzeyde olmaması önemli bir sorundur. Sistemin başarısı büyük ölçüde hane halkı ve işletmelerin atıkları kaynağında doğru şekilde ayırmasına bağlı olduğundan ve bu davranışın alışkanlık haline gelmesi zaman aldığından hiç ayırmama veya yanlış ayırma nedeniyle verimsizlik yaşanmaktadır.
Sıfır Atık belgesi olan kurumların sistem dışına çıkması belediyelerin yaşadığı önemli sorunlar arasında yer alıyor. Sıfır Atık belgesi bulunan bazı market, işletme ve otellerin ambalaj atıklarını doğrudan lisanslı geri dönüşüm tesislerine satmayı tercih etmeleri, belediye eşgüdümünde yürütülen toplama çalışmalarına katılımı azaltmaktadır. Bu durum, belediye ile sözleşmeli lisanslı toplama-ayırma firmalarının belediye ile yürütmekte oldukları toplama faaliyetlerine yeterli düzeyde istekli yaklaşmamasına neden olmaktadır.
İyi Uygulamaların Yaygınlaşması Için Ortak Yapı
Araştırma; sürdürülebilir finansman mekanizmalarının geliştirilmesi, vatandaşların atıkları doğru ayırma alışkanlığının güçlendirilmesi, toplama ekipmanlarının korunması, atık akışının belediyenin eşgüdümüyle izlenebilir biçimde yürütülmesi ve iyi uygulamaların farklı belediyelere yaygınlaştırılması başlıklarını ortak gelişim alanları olarak öne çıkarıyor.
Mete İmer, “Türkiye’nin gereksinim duyduğu yapı; belediyelerin başarılı uygulamalarını çoğaltan, ekonomik sürdürülebilirliği sağlayan, yurttaş katılımını artıran ve tüm paydaşların sorumluluk üstlendiği güçlü bir kaynağında ayrı toplama sistemidir. ÇEVKO Vakfı olarak Türkiye’de değerlendirilebilir atıkların belediyelerin eşgüdümünde, sürdürülebilir olarak, kaynağında ayrı toplanmasının çok önemli olduğunu düşünüyor; bunun için Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu’nun yaşama geçirilmesi gerektiğini savunuyoruz. Bu amaca ulaşmak için katkı sunmayı ve tüm paydaşlarla iş birliği içinde çalışmayı sürdüreceğiz,” dedi. ÇEVKO Vakfı’ndan yapılan açıklamada, belediyelerle ilgili araştırmanın devam etmesinin ve araştırmadan çıkan sonuçların, ayrıntılı olarak, kamuoyu ile paylaşılmasının planlandığı bildirildi.
Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı