Anadolu Sigorta, kasko sigortasına yönelik yerleşik “prim odaklı” bakış açısının ötesinde, araç bedeli ve değer odaklı yeni bir yaklaşımı sektör gündemine taşıyarak ezberleri bozuyor. Şirket, kaskoyu yalnızca fiyat karşılaştırması yapılan bir ürün olmaktan çıkarıp, araç sahipleri için gerçek koruma sağlayan, sürdürülebilir bir güvence sistemi olarak konumlandırıyor. Genel Müdür Yardımcısı Taylan Matkap, artan araç bedellerine rağmen kasko maliyetinin reel olarak azaldığını ve hatta periyodik bakım seviyesine gerilediğini çarpıcı verilerle açıklıyor. Bu yeni strateji, kaskoyu pahalı bulan geniş bir kitleyi sisteme dahil etmeyi hedeflerken, Birleşik Kasko ve İhtiyari Mali Mesuliyet (İMM) teminatlarının hayati önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. Fiyatın ötesindeki bu gerçek koruma anlayışıyla aracınızın geleceğini nasıl güvence altına alabileceğinizi merak ediyorsanız, haberimizin detaylarını kaçırmayın.

Anadolu Sigorta, kasko sigortasına yönelik yerleşik “prim odaklı” bakış açısının ötesinde, araç bedeli ve değer odaklı yeni bir yaklaşımı sektör gündemine taşıyor.

Şirket, kaskoyu yalnızca fiyat karşılaştırması yapılan bir ürün olmaktan çıkarıp, araç sahipleri için gerçek koruma sağlayan, sürdürülebilir bir güvence sistemi olarak konumlandırıyor.

Türkiye’nin en köklü sigorta şirketlerinden Anadolu Sigorta, artan hasar maliyetleri ve yükselen araç bedelleri karşısında kasko branşında pazarın sağlıklı büyümesini ve sigorta bilincinin yaygınlaşmasını esas alan bir strateji izliyor. Bu yaklaşım, fiyat algısı nedeniyle kasko sigortasından uzak kalan geniş bir araç sahibi kitlesinin, sürdürülebilir bir risk yönetimi anlayışıyla sisteme dahil edilmesini hedefliyor.

Türkiye’de trafiğe kayıtlı 33 milyonu aşkın aracın yaklaşık yüzde 25’inin kasko poliçesine sahip olduğuna dikkat çeken Anadolu Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Taylan Matkap, kasko sigortasına ilişkin görüşlerini şu sözlerle dile getirdi; “Son dönemde kasko sigortasının pahalı olduğu yönünde yaygın bir algı var. Ancak bu algı, sadece fiyat etiketine bakılarak yapılan bir değerlendirmeye dayanıyor. Veriler çok net: Araç bedeli artarken, kasko maliyeti araç değerine oranla geriliyor. 2025 başında 2 milyon TL değerindeki bir aracın kasko primi araç bedelinin %1,4’üne karşılık gelirken; bugün 2,5 milyon TL’lik aynı araçta bu oran %1,3 seviyesine indi. Nominal prim artışlarına rağmen, araç değerine oranla kasko maliyetinde müşteri lehine reel bir iyileşme söz konusu.”

“Kasko poliçe primi artık periyodik bakım seviyesine geriledi”

Matkap sözlerini şöyle sürdürdü: “2022 yılında bir aracın kasko primi tek bir far ünitesi değişimi maliyetine denk gelirken, bugün bu tutar neredeyse periyodik bakım seviyesine gerilemiş durumda. Bu tablo, kaskonun pahalılaşmadığını; sunduğu teminatla kıyaslandığında erişilebilirliğini koruduğunu açıkça gösteriyor. Bununla birlikte, artan hasar maliyetleri ve operasyonel gider baskısı dikkate alındığında, sektörün 2026 yılında teknik kârlılık tarafında daha disiplinli bir yönetim anlayışına ihtiyaç duyacağı görülüyor. Bu nedenle sürdürülebilir fiyatlama önümüzdeki dönemde bir tercih değil, zorunluluk olacaktır.”

Anadolu Sigorta’nın poliçe fiyatlarını riskin gerçek maliyetine göre belirlediğine dikkat çeken Matkap, şu ifadeleri kullandı: “Sürdürülemez indirimlerle günü kurtarmayı değil, hasar anında güçlü kalmayı tercih ederiz. Çünkü bizim için müşteri, bir poliçeden ibaret değil; müşteriyle kurduğumuz ilişki uzun vadeli bir güven ilişkisi. Bu doğrultuda fiyatlamamızı yalnızca hasar geçmişine dayalı statik bir yaklaşımla değil; gelişmiş modelleme altyapısı, segment bazlı risk analizi ve optimizasyon prensipleriyle şekillendiriyoruz. Araç kullanım davranışlarını, risk profilini ve müşteri ilişki geçmişini birlikte değerlendirerek dinamik bir fiyatlama modeli uyguluyoruz. Amacımız her müşteriye riskine ve değerine uygun, adil ve sürdürülebilir bir fiyat sunmaktır. Çünkü doğru fiyatlama yalnızca prim üretmez; güven üretir.”

Kasko teklifi almasına rağmen poliçe yaptırmayan geniş bir araç sahibi kitlesi olduğuna dikkat çeken Matkap: “Bu grubun önemli bir bölümünün kasko yaptırma niyetinde olduğu; ancak prim odaklı bakış açısı ve teminatların yeterince bilinmemesi nedeniyle kararını ertelediği görülüyor. Anadolu Sigorta olarak, özellikle trafik sigortası bulunmasına rağmen kasko sigortası olmayan araç sahiplerini stratejik öncelik olarak konumlandırıyor, kaskoyu dar bir müşteri grubunun tercihi olmaktan çıkarıp daha geniş kitleler için ulaşılabilir bir güvenceye dönüştürmeyi hedefliyoruz. Bu yaklaşım, yalnızca şirketimizin büyümesini değil, sektörümüzün uzun vadeli aktüeryal dengesini de gözetiyor” dedi.

Birleşik Kasko Sigortası ile gerçek koruma

Anadolu Sigorta’nın ürün gamında öne çıkan Birleşik Kasko Sigortası, kasko sigortasında bütüncül bir yapı sunuyor. Çarpma, çarpışma, yanma ve çalınma gibi temel risklerin ötesinde sunulan ek teminatlar sayesinde yüksek maliyetli ve beklenmedik hasarlara karşı güçlü bir koruma sağlanıyor.

Birleşik Kasko’da görünmez ama hayati bir güvence: İMM

Birleşik Kasko’nun en kritik bileşenlerinden biri olan İhtiyari Mali Mesuliyet (Artan Mali Sorumluluk – İMM) Teminatı’nın yalnızca trafik sigortası limitlerinin aşılması halinde devreye giren teknik bir ek teminat olmadığını belirten Matkap, bu teminatın, modern risk toplumunun görünmez kırılganlıklarına karşı geliştirilmiş güçlü bir finansal güvenlik katmanı anlamına geldiğini belirtti.

Matkap sözlerini şöyle sürdürdü: “Çoğu sürücü için milyonlarca liralık bir tazminat riski düşük ihtimalli bir senaryo gibi görünür. Ancak gerçekleştiğinde, bireysel serveti, işletmeleri ve hatta kuşaklar arası birikimi ortadan kaldırabilecek ölçekte sonuçlar doğurabilir. Risk yönetiminde asıl mesele, sık gerçekleşen küçük hasarlar değil; nadir fakat yıkıcı etki yaratan olaylardır. Bu nedenle İMM teminatı, olasılığa değil etkiye odaklanan bir yaklaşımı temsil eder.

Trafik sigortası limitleri maliyeti yüksek kazalarda yetersiz kalabilmektedir. İhtiyari Mali Mesuliyet teminatı, finansal felaketi absorbe eden bir tampon mekanizma olarak böyle durumlarda devreye girer. İşte bu noktada, koruma kavramı fiyatın ötesine geçer ve gerçek anlamını bulur.

Anadolu Sigorta’nın bu teminat kapsamında sunduğu “sınırsız” limit seçeneği, yalnızca yüksek bir rakamdan ibaret değil; artan araç bedelleri, yükselen tedavi giderleri ve mahkeme kararlarıyla büyüyen tazminat tutarları karşısında, belirsizliğin üst sınırını sigortalı lehine yeniden tanımlar.”

Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Anadolu Sigorta'nın duyurduğu 'fiyatın ötesinde kasko anlayışı', sigorta sektöründe kaskoya bakış açısını temelden değiştirme potansiyeli taşıyor. Şirket, geleneksel prim odaklı yaklaşımdan uzaklaşarak, araç bedelini ve gerçek değeri merkeze alan, sürdürülebilir bir güvence modelini benimsediğini vurguluyor. Genel Müdür Yardımcısı Taylan Matkap'ın açıklamaları, kasko sigortasının 'pahalı' olduğu yönündeki yaygın algının aksine, araç değerine oranla maliyetinin düştüğünü ve hatta periyodik bakım maliyetlerine yaklaştığını ortaya koyuyor. Bu strateji, özellikle kasko sigortasından uzak duran araç sahiplerini, risk yönetimi ve gerçek koruma bilinciyle sisteme dahil etmeyi hedefliyor. Ayrıca, Anadolu Sigorta'nın fiyatlama politikalarını yalnızca hasar geçmişine değil, gelişmiş modelleme altyapısı ve dinamik risk analizlerine dayandırması, her müşteriye adil ve sürdürülebilir bir fiyat sunma taahhüdünü gösteriyor. Birleşik Kasko Sigortası'nın sunduğu kapsamlı teminatlar ve özellikle de trafik sigortası limitlerinin yetersiz kaldığı durumlarda finansal bir yıkımı önleyen İhtiyari Mali Mesuliyet (İMM) teminatının hayati önemi, bu yeni kasko felsefesinin kilit unsurları arasında yer alıyor. Sınırsız İMM limit seçeneğiyle Anadolu Sigorta, artan tazminat tutarları karşısında sigortalısına üst düzey bir güvence sağlayarak, kaskoyu sadece bir zorunluluktan öte, aracın ve sürücünün geleceği için stratejik bir yatırım olarak konumlandırıyor.