Haberde.Net - Türkiye Gündemi, Dünyadan Haberler
Anasayfa Yaşam
Yaşam

Anksiyete, Besin Hassasiyetinin Arkasında mı? Uzmanlar Uyarıyor!

Besin intoleransı şikayetlerinizin altında psikolojik nedenler yatıyor olabilir! Anksiyete ve stres, gıda hassasiyetini tetikleyebilir.

Yayınlama: 01.09.2025 - 11:01 Kaynak: Kapsül Haber Ajansı Okunma: 53
Paylaş:

Günümüzde birçok insan, şişkinlik, baş ağrısı gibi belirtilerle kendini gösteren besin intoleransından şikayetçi. Ancak uzmanlar, her şikayetin altında gerçek bir intolerans yatmadığını vurguluyor. Anksiyete, stres ve travma gibi psikolojik etkenler, bireylerin bazı besinleri ‘zararlı’ olarak algılamasına neden olabilir. Anadolu Sağlık Merkezi'nden Uzman Psikolog Jülide Unutmaz, bu durumun biyolojik değil psikolojik kökenli olabileceğine dikkat çekiyor. Kontrol arayışı ve belirsizliklere tahammülsüzlük, bireyleri gıda kısıtlamalarına yönelterek yanlış inançları pekiştirebilir.

Besin intoleransı, bazı gıdaların sindirilememesiyle ortaya çıkarak; şişkinlik, baş ağrısı ya da cilt sorunları gibi belirtilerle kendini gösteren bir sağlık sorunu.

Ancak her şikâyet gerçek bir intoleransa dayanmaz. Bazen stres, travma ya da bedene yönelik aşırı dikkat nedeniyle kişilerin, bazı besinleri kendileri için ‘zararlı’ olarak algılayabileceğinden bahseden Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Uzman Psikolog Jülide Unutmaz, “Bu durumda biyolojik değil psikolojik etkenler ön plana çıkar. Bireyin bedenini kontrol etme arzusu, yaşamdaki belirsizliklerle baş etme stratejisi olarak da ortaya çıkabilir. Gıda tercihlerine sınırlamalar getiren biri, içsel kontrol sağladığını düşünebilir” dedi.

Anksiyete bozukluğu ile mücadele eden bireyler, bedensel duyumlara karşı daha hassastır. Vücutta normal kabul edilen sindirim belirtileri bile bu kişiler tarafından tehdit olarak algılanabilir. Bunun sonucunda da içsel tarama davranışının gelişebileceğini vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Uzman Psikolog Jülide Unutmaz, “Her mide gurultusu, şişkinlik veya yorgunluk halinin ‘gıda intoleransı’ şüphesiyle değerlendirilmesi doğru değil. Anksiyete bozukluğuna sahip kişiler, kontrol ihtiyacı ve belirsizliklere tahammülsüzlük nedeniyle en azından ne yediklerini kontrol ederek rahatlama hissi yaşamak isterler. Ancak profesyonel destek almadan yapılan gıda kısıtlamaları, sadece fizyolojik yoksunluk yaratmakla kalmaz, aynı zamanda beden algısını da olumsuz etkiler” açıklamasında bulundu.

Şikayetlerin kaynağı araştırılmalı

Anksiyete bozukluğu olan bireylerde besin intoleransı şüphesiyle daha sık karşılaşılmasının, bilişsel çarpıtmalar ve bedensel duyumların yanlış yorumlanması olduğunu vurgulayan Unutmaz, “İntolerans testleri yardımıyla, beslenme planından bazı besin grupları bir uzman gözetiminde çıkartılarak kişide oluşan şikayetlerin devam edip etmediği gözlemlenebilir ya da bu duruma hangi zihinsel süreçlerin yol açtığı incelenebilir. Bu yaklaşım sayesinde, gereksiz kısıtlamaların önüne geçilerek hem fiziksel hem de ruhsal sağlığı destekleyen daha bütüncül bir yol izlenebilir” şeklinde konuştu.

Mide ve bağırsak ikinci beyin konumunda

Mide, beyinle çift yönlü bir iletişim halinde olduğu için yalnızca bir sindirim organı olarak değerlendirilmemeli diyen Unutmaz, “İkinci beyin olarak adlandırılan bağırsak sistemi de duygu durumla yakından ilişkili. Kaygı, stres, öfke ve korku gibi duygulara karşı mide bulantısı, iştahsızlık, kramp veya şişkinlik gibi fiziksel tepkiler oluşabiliyor. Bu nedenle, psikolojik süreçlerin midenin işleyişini doğrudan etkileyebileceği, aynı zamanda mide kaynaklı duyumların da zihinsel süreçleri tetikleyebileceği bilinmeli. Özellikle sosyal yaşamda yemek; bağ kurma, keyif alma ve kimlik ifade etme yollarından biri olduğu için bu alanın daralması; yalnızlaşma, sosyal kaygı ve yeme davranışlarında bozulma gibi sonuçlar doğurabilir. Ayrıca bireylerde ‘yanlış inançlar’ pekiştikçe, gıdalarla ilgili zorlayıcı düşünceler artabilir. Zamanla bu durum obsesif kompulsif eğilimleri veya sağlık kaygılarını güçlendirebilir” dedi.

Besin hassasiyeti şikayetlerinin altında yatan nedenler psikolojik olabilir. Anksiyete bozukluğu olan bireylerde, bedensel duyumlar daha yoğun algılanarak yanlış yorumlanabilir ve bu da gıda intoleransı şüphesini tetikleyebilir. Uzmanlar, şikayetlerin kaynağının detaylıca araştırılması gerektiğini ve gereksiz gıda kısıtlamalarından kaçınılması gerektiğini vurguluyor. Mide ve bağırsak sisteminin beyinle yakın ilişkisi nedeniyle, psikolojik süreçler sindirim sistemini doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle, beslenme alışkanlıklarına yönelik zorlayıcı düşüncelerin obsesif kompulsif eğilimlere yol açabileceği unutulmamalı ve bütüncül bir yaklaşımla hem fiziksel hem de ruhsal sağlığı destekleyen bir yol izlenmelidir.

# besin intoleransı # anksiyete # psikolojik etkenler
Son Haberler

ASAT’tan 400 Bin Sayaç İçin Yenileme Seferberliği

24.08.2026 - 14:54

Horoz Lojistik Yönetim Kadrosunu İki Yeni Atamayla Güçlendirdi

24.08.2026 - 14:41

Yeşilçam Nostaljisi Kartepe’de Yaşandı

24.08.2026 - 14:10

Sinemaseverler Çalı’da Buluştu

24.08.2026 - 14:04

Şişecam GlassBuild America Fuarı’na Katılacak

24.08.2026 - 13:54

Castrol Ford Team Türkiye’den Kapadokya Rallisi’nde Duble Podyum

24.08.2026 - 13:34

343 bin kişi TEKNOFEST Mavi Vatan’da Festival Coşkusuna Ortak Oldu

24.08.2026 - 13:27

MSB’den Fırat Kalkanı Harekâtı’nın 10. Yıl Dönümü Mesajı

24.08.2026 - 13:04

Bakırcı GYO, Gayrimenkuldeki Uzmanlığını Çeşitlendirilmiş Portföy Yapısıyla Sermaye Piyasalarına Taşıyor

24.08.2026 - 12:59

Dubai'deki Emlak Kariyeri İçin 2.230 Kişi Yarıştı

24.08.2026 - 12:55
Son Makaleler

Onların Sessiz Çığlıklarına Kulak Verelim

Değişen Dengeler ve Stratejik Zorunluluk

8 Mart'ta Kutlayacak Ne Var?

Kategoriler
Bilim Dünya Eğitim Ekonomi Gezi Gündem Kültür & Sanat Magazin Sağlık Siyaset Sponsor İçerik Spor Teknoloji Yaşam Yerel