Türkiye ekonomisi kritik bir virajdan geçerken, İYİ Parti'den gelen sert eleştiriler gündeme damga vurdu. Bursa'da düzenlenen toplantıda konuşan İYİ Parti Genel Sekreteri Osman Ertürk Özel, mevcut 'Şimşek programı'nın Cumhuriyet tarihinin en uzun krizlerinden birini çözmekte yetersiz kaldığını belirtti. Özel, çarpıcı rakamlarla enflasyonun vatandaşın alım gücünü nasıl erittiğini gözler önüne serdi; 100 liranın değerinin 34 liraya düştüğünü ifade etti. Ayrıca Bursa'nın imar, trafik, çevre ve tarım gibi temel sorunlarına da dikkat çekilerek, kentin potansiyeline rağmen yeterince parlayamadığı vurgulandı. Ülke genelindeki işsizlik rakamlarına ve 'sadaka ekonomisi' iddialarına da değinen Özel'in açıklamaları, ekonomik gidişat hakkında önemli tartışmalar başlattı.

İYİ Parti Bursa Milletvekili Hasan Toktaş, İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya ve çok sayıda basın mensubunun da hazır bulunduğu toplantıda parti yöneticileri ve milletvekilleri gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.

İYİ Parti Bursa Milletvekili Hasan Toktaş, Bursa’nın pek çok sorununun bulunduğuna dikkati çekerek, "İmar, çevre, trafik ve su gibi temel alanlarda ciddi problemler yaşanmaktadır. Bunun yanı sıra, ekonomik kaynaklı olarak hem işverenler hem de çalışanlar açısından önemli sıkıntılar söz konusudur. Kamu kesiminde de benzer sorunlar yaşanmaktadır. Ayrıca, Bursa’da, Türkiye genelinde olduğu gibi, ciddi bir hukuk sorunu da oluşmuştur. Ne yazık ki Bursa bu konuda mağdur edilmiştir. Milletin oyları adeta heba edilmiştir. Hukuk hiçbir zaman seçici olmamalıdır; ancak maalesef Bursa’da bu yönde bir algı oluşmuştur.” dedi.

Milletvekili Toktaş’ın konuşması ardından söz alan İYİ Parti Genel Sekreteri Osman Ertürk Özel ise, konuşmasına Bursaspor’un şampiyonluğunu kutlayarak başladı.

Kendisinin Üsküp, Makedonya göçmeni olduğunu belirten Özel, Üsküp’te Türk gençlerin oynadığı bir futbol kulübüyle Bursaspor arasında yapılan antrenman maçına dikkati çeken Özel, bu maçın öncesinde duyuru yapılmamasına rağmen sonrasında bile binlerce Bursaspor taraftarının tepki gösterdiğini aktararak, bu sahiplenme örneğinin tüm Anadolu şehirlerinde görülmesi gerektiğini söyledi.

İYİ Parti’nin eş zamanlı programlarla sahada olduğunu belirten Özel, yalnızca bugün genel başkan yardımcılarına ait 11 il programı gerçekleştirildiğini söyledi. Nisan ayı sonunda 36 il programının tamamlanacağını, Mayıs ayında ise 53 il programına ulaşmayı hedeflediklerini ifade eden Özel, buna ek olarak 25 ilde parti içi eğitim faaliyetlerinin yürütüleceğini açıkladı. Programların belirli bir stratejiye göre oluşturulduğunu belirten Özel, özellikle 2002 seçimlerinde Doğru Yol Partisi’ne yüksek oy veren ilçelerin ve Yörük-Türkmen nüfusunun yoğun olduğu bölgelerin hedef alındığını söyledi.

EKONOMİ ELEŞTİRİSİ: “CUMHURİYET TARİHİNİN EN UZUN KRİZLERİNDEN BİRİ”

Türkiye ekonomisine ilişkin sert eleştirilerde bulunan Özel, şunları kaydetti:

“Ekonomik olarak, Cumhuriyet tarihinde benzeri az görülmüş bir krizi uzun süredir yaşıyoruz. Ne zaman başladığı net olarak tarif edilemeyen ve bir türlü içinden çıkılamayan bir krizle karşı karşıyayız. Bazı verilerle bu durumu açıkça ortaya koymak mümkündür. En azından bir krizin kabul edilmesinin üzerinden 33 ay geçti. Bu süreçte bir enflasyon sarmalına girildiği ve buradan çıkmak için bir program uygulanması gerektiği ifade edildi. Bu 33 aylık programa “Şimşek programı” denilmektedir. Türkiye’de genellikle olumlu sonuçlanacağı düşünülen programlara Sayın Cumhurbaşkanı’nın adı verilir. Ancak başarı beklentisi düşük görülen durumlarda farklı isimler öne çıkarılır. “Şimşek programı” ifadesi de daha ilk günden itibaren bu programdan istenen sonucun alınamayacağına işaret ediyordu. Nitekim 33 ay sonunda bu program, hepimizin zihninde ve cüzdanında adeta şimşek gibi çaktı. Ne oldu? Bu süreçte, ENAG ya da İTO verilerine göre değil, kendi resmi verilerine göre, yani güvenilirliği sıkça tartışılan TÜİK verilerine göre bile enflasyonda yalnızca yüzde 6,7’lik bir gerileme sağlandı. Şimdi, eleştirilen “eski Türkiye”ye bakalım. Koalisyonlar dönemi olarak nitelendirilen o süreçte, 2001 krizi yaşandı. O dönemi birçoğumuz hatırlıyoruz. Sayın Bülent Ecevit, “Çok büyük bir krizle karşı karşıyayız” diyerek durumu açıkça ifade etmişti. Hem siyasi hem ekonomik bir kriz söz konusuydu. Buna rağmen, 2001 krizinde uygulanan program, 33 ay içerisinde yüzde 30’luk bir düşüş sağlamıştı. Yani eski Türkiye’nin 33 ayda sağladığı yüzde 30’luk iyileşme bir tarafta dururken, bugün “yeni Türkiye” olarak tanımlanan dönemde aynı sürede sağlanan gerileme, kendi verilerine göre bile yalnızca yüzde 6,7’dir. Son 2 yılda, daha doğru bir ifadeyle 2,5 yılda, yaklaşık yüzde 200’lük bir enflasyonla karşı karşıya kaldık. Bunu daha somut bir örnekle açıklayalım: Mayıs 2023’te cebinizde 100 lira olduğunu düşünün. Dünyanın en tutumlu insanı olup bu paranın 1 lirasını bile harcamadığınızı varsayalım. Nisan 2026’ya geldiğimizde bu 100 liranın alım gücü 34 liraya düşmüş durumdadır. Yani paranızın erime hızı bu şekildedir; 100 liranız bu süreçte 34 liraya gerilemiştir.”

Bu arada Türkiye’de 10 milyondan fazla işsiz olduğunu belirten İYİ Partili Özel, nüfusun yaklaşık yüzde 38,7’sinin hayatında hiç maaş karşılığı çalışmadığını söyledi.

Bu durumun özellikle kadınları etkilediğini vurgulayan Özel, sosyal yardımlar üzerinden bir “sadaka ekonomisi” oluşturulduğunu iddia etti. Ekonomik büyüme verilerinin yanıltıcı olduğunu savunan Özel, Gayrisafi Yurtiçi Hasıla artışının nüfus artışıyla birlikte doğal olarak yükseldiğini belirtti. Asıl önemli göstergenin ihracatın milli gelire oranı olduğunu ifade eden Özel, bu oranın yıllardır benzer seviyelerde kaldığını söyledi. Ekonomi yönetimini “faiz, vergi ve ceza sistemi” olarak nitelendiren Özel, yüksek faiz politikalarının üretici, sanayici ve KOBİ’leri zor durumda bıraktığını ifade etti. Faiz oranlarının dünya sıralamasında üst seviyelerde olduğunu söyleyen Özel, Türkiye’nin bu alanda Venezuela’nın ardından geldiğini iddia etti.

BURSA ANALİZİ: “POTANSİYEL VAR AMA YETERİNCE PARLAMIYOR”

Bursa özelinde de değerlendirmelerde bulunan Özel, kentin güçlü sanayi altyapısına rağmen yeşil ve dijital dönüşümde yeterince ilerleme kaydedemediğini söyledi.

Deprem riski, kentsel dönüşüm, ulaşım ve tarım alanlarının korunması gibi konuların öncelikli sorunlar arasında yer aldığını vurguladı.

Bursa'nın aynı zamanda tarım kenti olduğunu ancak tarım alanlarının hem kentleşme hem de sanayileşme baskısı altında olduğunun görüldüğünü kaydeden Özel, "Sanayileşmenin önemli ölçüde tarım arazileri üzerinde gerçekleşmesi, Bursa’nın tarım kenti kimliğini zayıflatıyor. Şehirde ayrıca ciddi bir nitelikli iş gücü açığı bulunuyor. Bursa’nın sanayi kenti olması nedeniyle ihtiyaç duyulan iş gücünün niteliği büyük önem taşıyor. Üniversite-sanayi iş birliğinin yeterli düzeyde olmaması ve diğer şehirlerdeki üniversitelerle Bursa sanayisi arasında güçlü köprüler kurulamaması bu sorunu derinleştiriyor" diye konuştu.

Konuşmasının son bölümünde siyasi sürece de vurgu yapan Osman Ertürk Özel, içinden geçilen süreçte, devletin en temel meselelerinin çözümünde izlenen yöntemlerin tartışmalı olduğunun gözlemlendiğini söyledi. Türkiye’nin temel meselelerinin çözümünde izlenen yöntemleri eleştiren Özel, “Cumhuriyetin kurucu değerlerinden taviz verilmesine karşıyız” dedi ve Mustafa Kemal Atatürk’ün ortaya koyduğu ilkelere vurgu yaptı.

İYİ Parti'nin Bursa'da düzenlediği geniş katılımlı toplantıda, parti yöneticileri ve milletvekilleri hem ulusal hem de yerel gündeme dair önemli değerlendirmelerde bulundu. İYİ Parti Bursa Milletvekili Hasan Toktaş, Bursa'nın imar, çevre, trafik, su ve hukuki süreçler gibi kronikleşen sorunlarına dikkat çekerek, kentteki mağduriyetleri dile getirdi. Toplantının ana odağı ise İYİ Parti Genel Sekreteri Osman Ertürk Özel'in Türkiye ekonomisine yönelik sert eleştirileri oldu. Özel, günümüzdeki ekonomik krizi Cumhuriyet tarihinin en uzun ve içinden çıkılamaz krizlerinden biri olarak tanımlarken, 'Şimşek programı'nın 33 aylık sürede enflasyonda sadece yüzde 6,7'lik bir düşüş sağlayabildiğini, oysa 2001 krizinde 33 ayda yüzde 30'luk iyileşme kaydedildiğini belirtti. Ayrıca, Mayıs 2023'ten Nisan 2026'ya kadar 100 liranın alım gücünün 34 liraya gerilediğini örneklerle açıkladı. Türkiye genelindeki 10 milyondan fazla işsiz sayısı ve özellikle kadınları etkileyen 'sadaka ekonomisi' iddiaları da Özel'in konuşmasında yer buldu. Bursa özelinde ise sanayi potansiyeline rağmen yeşil ve dijital dönüşüm eksikliği, tarım alanlarının kaybı, nitelikli iş gücü açığı ve üniversite-sanayi iş birliğinin yetersizliği gibi sorunlara vurgu yapıldı. Özel, konuşmasının sonunda ise siyasi süreçleri eleştirerek, Cumhuriyetin kurucu değerlerinden taviz verilmesine karşı olduklarını ve Mustafa Kemal Atatürk'ün ilkelerine bağlılıklarını yineledi. Bu değerlendirmeler, hem yerel hem de ulusal düzeyde ekonomik ve siyasi tartışmaları derinleştirmeye aday.