Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan ve Mısır'daki yoğun diplomasi trafiğinin ardından Türkiye'ye dönerken gazetecilere çok önemli mesajlar verdi. Gazze'deki son duruma ilişkin Türkiye'nin duruşunu ve bölgedeki barış sürecine katkısını ayrıntılı olarak anlatan Erdoğan, barışın 'kağıt üzerinde' kalmaması gerektiğini vurguladı. Filistin halkının onurlu bir geleceğe kavuşması için Türkiye'nin aktif rol oynayacağının altını çizdi. Bu açıklamalar, bölgede tansiyonun yükseldiği ve insani krizin derinleştiği bir dönemde Türkiye'nin uluslararası arenadaki kararlı tutumunu bir kez daha ortaya koydu. Erdoğan, Gazze'de yaşanan zulümlerin sadece siyasi değil, aynı zamanda evrensel bir insanlık meselesi olduğunu belirterek, Türkiye'nin mazlumdan yana ilkesel duruşunu yineledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan ve Mısır ziyaretleri sonrası Türkiye’ye dönüş yolunda uçakta gazetecilere önemli açıklamalarda bulundu.

Gazze Barış Planı, İsrail’in saldırıları, Mısır’la yürütülen diplomasi ve bölgesel istikrar konularına değinen Erdoğan, Türkiye’nin tutumunun net olduğunu söyledi.

İletişim Başkanlığı'ndan aktarılan habere göre “Türkiye, Gazze Barış Planı’nın olması gerektiği gibi işletilmesi ve Gazze’de huzurun, istikrarın yeniden tesis edilmesi için etkin bir rol oynayacaktır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, amaçlarının Filistin halkının onurlu bir geleceğe kavuşması olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Barışı kâğıt üzerinde değil, sahada tesis etmekten yanayız” dedi.

Gazze’de yaşananların yalnızca bir siyasi mesele değil, insanlık meselesi olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gazze’de yaşanan zulümlere, soykırıma varan uygulamalara ve açlığın silah olarak kullanılmasına karşı olmak için Müslüman olmak gerekmez. Bizim duruşumuz insanlığın temel değerlerini muhafazadır” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Filistin konusundaki tavrının körü körüne bir karşıtlık değil, mazlumdan yana ilkesel bir duruş olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gazze’deki zulmün bir benzerini başka bir coğrafyada Müslümanlar yapsaydı, yine karşılarında biz olurduk. Biz mazlumun diline, dinine, inancına bakmayız. Bu bizim klas duruşumuzdur” diye konuştu. Ateşkesin sağlanması, insani yardımların kesintisiz ulaştırılması ve sivillerin korunması için Türkiye’nin yoğun çaba gösterdiğini belirtti.

“GAZZE’DE İSTİKRAR MISIR’IN DA ÇIKARINADIR”

Mısır’ın Gazze konusundaki yaklaşımına da değinen Erdoğan, Kahire yönetiminin Türkiye ile benzer bir bakış açısına sahip olduğunu söyledi. Mısır’ın Gazze’deki insani dramı en yakından hisseden ülkelerden biri olduğunu ifade eden Erdoğan, bölgenin yeni bir çatışma dalgasını kaldıracak durumda olmadığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gazze’de ve bütün Filistin’de istikrarın sağlanması, Mısır’ın da çıkarınadır. Mısır, özellikle açlığın silah olarak kullanılmasına ve Filistinlilerin topraklarından sürülmesine karşı güçlü bir duruş sergiliyor” dedi. Refah Sınır Kapısı üzerinden insani yardımların ulaştırılmasına yönelik Mısır’ın çabalarının da takdire şayan olduğunu vurguladı. İsrail’in ateşkes ihlallerinin kabul edilemez olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası topluma İsrail üzerinde baskı kurulması çağrısında bulunarak, "Filistinli kardeşlerimizin hak ettikleri mutlu günlere kavuşması için gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

“GÜÇLÜ, HUZURLU VE BÜTÜN BİR SURİYE İSTİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’ye ilişkin bir soru üzerine ise Türkiye’nin temel yaklaşımını yineledi. Suriye’nin kuzeyinde istikrarın Türkiye’yi doğrudan ilgilendirdiğini belirten Erdoğan, “Biz, tek devlet, tek ordu, tek Suriye anlayışıyla tüm renkleriyle bir, bütün, güçlü ve huzurlu bir Suriye’den yanayız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Suudi Arabistan ve Mısır temasları sonrası dönüş yolunda yaptığı kapsamlı açıklamalar, Türkiye'nin Ortadoğu politikası ve Gazze konusundaki net duruşunu ortaya koydu. Erdoğan, Gazze Barış Planı'nın etkin bir şekilde işletilmesi ve bölgede huzurun yeniden tesisi için Türkiye'nin aktif rol oynayacağını belirtti. Özellikle 'Barışı kağıt üzerinde değil, sahada tesis etmekten yanayız' ifadesi, Türkiye'nin somut adımlar atmaya hazır olduğunu gösterdi. Gazze'deki zulmün ve insanlık dışı uygulamaların, dini veya etnik köken fark etmeksizin tüm insanlığın ortak meselesi olduğunu vurgulayan Erdoğan, Türkiye'nin duruşunun mazlumdan yana ilkesel olduğunu belirtti. Mısır ile Gazze konusunda benzer bir bakış açısına sahip olduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı, Kahire yönetiminin insani yardımlardaki çabalarını takdir etti. Ayrıca, Suriye'nin kuzeyindeki istikrarsızlığa da değinerek, tek devlet, tek ordu ve bütün bir Suriye'den yana olduklarını yineledi. Bu açıklamalar, Türkiye'nin bölgedeki aktif ve yapıcı dış politikasının önemli bir özeti niteliğindeydi.