Erzurum'da Kritik Vurgu: Türk Silahlı Kuvvetleri ve Milli Savunma Sanayii Gücü Masaya Yatırıldı!
Erzurum, Türkiye'nin savunma gücünün kalbinden yükselen önemli bir mesajın yankılandığı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) tarihsel misyonu ve milli savunma sanayii atılımları, bölge halkı ve kanaat önderleri tarafından büyük bir ilgiyle takip edildi. Malazgirt'ten 15 Temmuz'a uzanan şanlı geçmişiyle TSK'nın, milletin bağımsızlık iradesinin en güçlü temsilcisi olduğu bir kez daha vurgulandı. Özellikle 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sonrası yaşanan ambargoların, Türkiye'yi milli ve yerli savunma sanayiine yönlendiren bir dönüm noktası olduğu gözler önüne serildi. İHA'lardan milli gemilere, akıllı mühimmattan radar sistemlerine kadar birçok alanda küresel bir oyuncu haline gelen Türkiye'nin savunma gücü, Erzurum'daki bu anlamlı buluşmada tüm yönleriyle değerlendirildi.
Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü konferans salonunda gerçekleştirilen program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.
Açılış konuşmasını yapan İl Müdürü Hasan Aykut, milletin gururu olan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin tarih boyunca yalnızca bir askerî güç değil, aynı zamanda bağımsızlık iradesinin ve vatan sevgisinin en güçlü temsilcisi olduğunu söyledi.
Aykut, Malazgirt’ten Çanakkale’ye, Sakarya’dan 15 Temmuz’a kadar uzanan süreçte Türk ordusunun istiklal mücadelesinin temel dayanağı olduğunu vurguladı. 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sonrası uygulanan ambargoların savunmada bağımsızlığın önemini ortaya koyduğunu belirten Aykut, bu sürecin yerli ve millî savunma sanayinin temellerinin atıldığı bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Türkiye’nin bugün İHA, SİHA, millî gemiler, radar sistemleri ve akıllı mühimmatlarla yalnızca kendi ihtiyaçlarını karşılayan değil, dost ve kardeş ülkelere teknoloji ihraç eden bir konuma ulaştığını belirten Aykut, bu başarının mühendislerin emeği, devletin vizyonu ve milletin inancının eseri olduğunu dile getirdi.

Türk askerinin disiplin, cesaret ve yüksek ahlakın timsali olduğunu kaydeden Aykut, Mehmetçiğin sadece sınırları değil milletin huzurunu ve geleceğini de koruduğunu, doğal afet ve insani yardım faaliyetlerinde de önemli rol üstlendiğini söyledi.
Programın devamında Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı Erzurum Bölge Temsilcisi Emekli Albay Ahmet Avcı söz aldı. Avcı, vakfın kuruluş süreci ve savunma sanayinin tarihsel gelişimi hakkında bilgi vererek, savunma alanındaki her adımın şehitlere vefa ve güçlü Türkiye idealinin bir göstergesi olduğunu ifade etti. Program, katılımcılara teşekkür edilmesiyle sona erdi.
Erzurum'da gerçekleşen bu önemli program, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) milletin varoluş mücadelesindeki kilit rolünü ve Türkiye'nin milli savunma sanayii alanında kaydettiği devrim niteliğindeki ilerlemeleri detaylı bir şekilde ele aldı. Programda, TSK'nın tarih boyunca bağımsızlık iradesinin ve vatan sevgisinin güçlü bir temsilcisi olduğu, Malazgirt'ten günümüze kadar uzanan süreçte istiklal mücadelesinin temel dayanağı olduğu vurgulandı. Özellikle 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sonrası uygulanan ambargoların, Türkiye'nin kendi öz kaynaklarıyla savunma sanayiini geliştirme vizyonunu tetiklediği ve bugün İHA'lar, SİHA'lar, milli gemiler gibi stratejik ürünlerle dünya sahnesinde önemli bir oyuncu haline geldiği belirtildi. TSK'nın sadece sınırları korumakla kalmayıp, doğal afet ve insani yardım faaliyetlerinde de üstlendiği rollerin altı çizildi. Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı'nın çalışmalarıyla bu gücün nasıl desteklendiği aktarılırken, her adımın şehitlere vefa ve güçlü Türkiye idealinin bir parçası olduğu ifade edildi. Bu etkinlik, Erzurum'dan yayılan milli birlik ve savunma bilincinin pekişmesine katkı sağladı.