İftar sofralarının tacı, kış aylarının kurtarıcısı: Çorba! Ancak, bu sıcak lezzetin sadece damaklarda değil, tüm vücudumuzda yarattığı mucizevi etkileri biliyor musunuz? Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, ev yapımı çorbaların sindirim sisteminden bağışıklığa, tokluk hissinden kilo kontrolüne kadar pek çok alanda sağlığa faydalarını detaylıca açıklıyor. Mideyi yormadan bağırsak hareketlerini düzenleyen, vitamin ve mineral deposu olan bu geleneksel lezzetlerin, neden günlük beslenmemizin ayrılmaz bir parçası olması gerektiğini uzman görüşleriyle öğrenin. Özellikle kış aylarında azalan sıvı alımını dengeleyen, katkı maddesi içermeyen ev yapımı çorbaların sağlık sırlarını keşfetmek ve sindiriminizi rahatlatmanın doğal yollarını öğrenmek için haberimizi okumaya devam edin!

Çorbanın iftar sofralarının gözdesi olduğunu belirten uzmanlar, günlük beslenmede hem doyurucu hem de besleyici bir seçenek olarak öne çıktığını söylüyor.

Sebze, baklagil, tahıl ve yoğurt bazlı çorbaların vitamin, mineral ve lif açısından önemli katkı sağladığını aktaran Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, “Sıvı ve ılık yapısı sayesinde çorbalar sindirimi destekler, mideyi yormadan bağırsak hareketlerine katkı sağlar.” dedi. Kış aylarında bağışıklık sistemine destek sunan çorbaların, sıvı ihtiyacının karşılanmasında da etkili rol oynadığını vurgulayan İspiroğlu, ev yapımı çorbaların içerik kontrolü ve katkı maddesi içermemesi nedeniyle daha sağlıklı bir alternatif oluşturduğunu aktardı.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, özellikle iftar sofralarının vazgeçilmezi olan çorbanın faydaları hakkında açıklamalarda bulundu.

Çorba, sindirimi desteklerken tokluk hissini artırıyor!

Çorbanın, günlük beslenme düzeninde önemli bir yere sahip olduğunu dile getiren Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, “Sebze, baklagil, tahıl, yoğurt ve et grubu besinlerin bir arada kullanılabilmesi sayesinde; karbonhidrat, protein, lif, vitamin ve mineral alımına katkı sağlar.” dedi.

Özellikle sebze tüketiminin yetersiz olduğu bireylerde çorbanı, bu açığı kapatmanın pratik ve sürdürülebilir bir yolu olduğunu aktaran İspiroğlu, “Sıvı ve ılık yapısı sayesinde çorbalar sindirimi destekler, mideyi yormadan bağırsak hareketlerine katkı sağlar. Aynı zamanda çorba tüketimi yemek yeme süresini uzatır. Yemek süresinin uzaması, toklukla ilişkili hormonların salgılanmasını destekleyerek daha erken doyma ve daha uzun süre tok kalma hissine yardımcı olur.” şeklinde konuştu.

Sebze ve yoğurt bazlı çorbalar, vitamin ve mineral desteğiyle bağışıklığa katkı sağlıyor!

Kış aylarında çorba tüketiminin bağışıklık sistemi açısından da önem taşıdığına dikkat çeken Hülya Yiğit İspiroğlu, “Sebze, et suyu veya yoğurt bazlı çorbalar; vitamin, mineral ve sıvı alımını destekleyerek vücudun savunma mekanizmalarına katkı sağlar.” dedi.

Soğuk havalarda sıvı tüketiminin azaldığı dönemlerde çorbanın, bu ihtiyacın karşılanmasında da etkili bir rol üstlendiğini ifade eden İspiroğlu, “Kilo kontrolü açısından bakıldığında ise, çorbanın içeriği belirleyicidir. Sebze, baklagil ve yoğurt bazlı çorbalar; lif ve protein içeriği sayesinde enerji alımının dengelenmesine yardımcı olur. Fazla yağ ve unla hazırlanan çorbalar yerine, un miktarı sınırlı tutulan ve doğal içeriği öne çıkan çorbalar daha sağlıklı bir seçenek oluşturur.” açıklamasını yaptı.

Ev yapımı çorbalar sağlıklı beslenmenin güvenilir bir parçası!

Ev yapımı çorbaların, hazır çorbalara kıyasla içerik kontrolü açısından önemli bir avantaja sahip olduğuna vurgu yapan çeken Hülya Yiğit İspiroğlu, “Tuz miktarı ayarlanabilir, katkı maddeleri içermez ve besin çeşitliliği artırılabilir.” dedi.

Bu avantajın çorbayı yalnızca doyurucu değil, aynı zamanda besleyici bir öğün haline getirdiğinin altını çizen İspiroğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bu yaklaşımın en iyi örneklerinden biri ise, geleneksel mutfağımızda uzun yıllardır özel bir yere sahip olan yayla çorbasıdır. Yoğurt çorbası olarak da bilinen yayla çorbası, Türkiye’de ‘hasta çorbası’ olarak anılan ve özellikle kış aylarında tercih edilen hafif ama besleyici bir seçenektir. Yoğurttan gelen protein ve kalsiyum, pirinç ya da arpa ile sağlanan enerji ve nane gibi baharatların sindirimi destekleyici etkisi, bu çorbayı dengeli bir öğün haline getirir. Günlük yaşamda şifa niyetiyle tüketilen yayla çorbasının dünyanın en iyi çorbaları arasında yer alması, geleneksel beslenme kültürümüzde iyi gelen olarak tanımlanan birçok uygulamanın evrensel düzeyde de karşılık bulduğunu gösteriyor.

Ev yapımı çorbalar; sade içeriği, sindirimi destekleyen yapısı ve besleyici değeriyle, sağlıklı beslenmenin zamansız ve güvenilir bir parçasıdır.”

Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bu haberde, Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu'nun ağzından ev yapımı çorbaların sağlığımız üzerindeki çok yönlü faydaları detaylandırıldı. Özellikle iftar sofralarının vazgeçilmezi olan çorbanın, sadece doyurucu olmakla kalmayıp, aynı zamanda zengin besin içeriğiyle sindirimi nasıl rahatlattığı vurgulandı. Uzman isim, sebze, baklagil, tahıl ve yoğurt bazlı çorbaların vitamin, mineral ve lif açısından zengin olduğunu, ılık ve sıvı yapılarının mideyi yormadan bağırsak hareketlerine destek olduğunu belirtti. Ayrıca, çorba tüketiminin yemek yeme süresini uzatarak tokluk hissini artırdığına ve özellikle kış aylarında bağışıklık sistemini güçlendirmede ve sıvı ihtiyacını karşılamada önemli bir rol oynadığına dikkat çekildi. Ev yapımı çorbaların, hazır alternatiflerine kıyasla tuz oranının ayarlanabilir olması, katkı maddesi içermemesi ve besin çeşitliliğinin artırılabilirliği sayesinde çok daha sağlıklı bir tercih olduğu açıklandı. Geleneksel mutfağımızın önemli bir parçası olan yayla çorbası örneğiyle, ev yapımı çorbaların protein, kalsiyum, enerji ve sindirimi destekleyici etkileriyle dengeli bir öğün oluşturduğu belirtilerek, sağlıklı beslenmenin zamansız ve güvenilir bir parçası olduğu sonucuna varıldı. Tüketicilere, kilo kontrolü için un ve yağ miktarı sınırlı doğal içerikli çorbaları tercih etmeleri tavsiye edildi.