İhracatçılara Vergi İndirimi Yetmez! DIŞYÖNDER Başkanı Çınar'dan Kapsamlı Destek Çağrısı
Türkiye'nin ihracat lokomotifleri için yeni vergi düzenlemeleri ne kadar etkili olacak? TBMM'ye sunulan Kanun teklifiyle ihracatçı imalatçı kurumlar için kurumlar vergisi oranının %9'a indirilmesi öngörülse de, DIŞYÖNDER Başkanı Dr. Hakan Çınar bu adımın tek başına yeterli olmadığını vurguluyor. Küresel rekabette ayakta kalmak ve maliyet avantajı sağlamak için sadece kurumlar vergisi indirimi değil, doğrudan maliyet unsurları olan ücretlerden alınan gelir vergisi ve SGK gibi kalemlerde de ciddi iyileşmelerin şart olduğunu belirtiyor. Yüksek işçilik giderleri ve kur etkisi altında ezilen emek yoğun sektörler için çözüm arayışları sürerken, yabancı sermayeli firmaların ülkemizden ayrılma kararları da endişeleri artırıyor. Çınar, transit ticaret ve İstanbul Finans Merkezi'ne yönelik istisnaların kapsamının genişletilmesi gerektiğini, hatta üretici olmayan ihracatçılar ile lojistik ve gümrük müşavirliği gibi hizmet veren firmaların da bu desteklerden faydalanması gerektiğini dile getiriyor. İhracatın topyekün bir hamleye dönüşmesi için Kanun yapıcıların daha bütüncül bir bakış açısıyla hareket etmesi gerektiğini belirterek, reel sektörün beklentilerini gözler önüne seriyor.
5 Mayıs 2026 tarihinde TBMM'ye sunulan Kanun teklifinde, imal ettikleri malları doğrudan ihraç eden imalatçı kurumların, ihracatından elde ettikleri kazançları için kurumlar vergisi oranının %9'a indirilmesi, maliyet rekabeti açısından ihracatçılara katkı sağlayacak olsa dahi bunun yeterli olmayacağını ve çok daha fazla iyileştirmeye ihtiyaç olduğunu dile getiren DIŞYÖNDER Başkanı Dr. Hakan Çınar sözlerini şöyle sürdürdü;
Kur etkisini ortadan kaldırmaya yetmez
"Küresel rekabette bu düzenleme elbette ihracatçılara fayda sağlayacaktır. Ancak yalnızca Kurumlar Vergisi ile sağlanan bu iyileşme, bugün ihracatçılarımızın içinde olduğu sıkıntıdan kurtulmaları içi n yeterli değil. Doğrudan maliyet unsuru olan ücretlerden alınan gelir vergisi ve SGK gibi kalemlerde de çok ciddi iyileşmeler sağlanması zaruri. Kurumlar vergisi firmalar kâr elde edebildikleri sürece önemli ama unutmamak gerekir ki, işletmlerin evvela kâr elde edebilir hale gelmesini sağlamak gerekiyor. Kur etkisi ihracatçılar için halen önemli bir unsur oluşturmaya devam ediyor. Yüksek işçilik giderleri ile bilhassa emek yoğun sektörlerde rekabet, halen kurun etkisi alında ve gün geçtikçe de etkisi yükseliyor. Türk şirketlerinin üretimi farklı ülkelere taşımasına yönelik konuları tartışırken, Autoliv gibi ülkemizde yüksek istihdam sağlayan bazı yabancı sermayeli firmaların da çıkma kararı daha fazla endişe uyandırıyor. Otomotiv sektörü gibi yüksek katma değerli sektörlerde dahi bunun oluyor olması, ihracatçıların yaşadıkları rekabet sıkıntısını ortaya koymak için yeterli olsa gerek. Dolayısı ile maliyetler in düşürülmesi yönünde kurumlar vergisi iyileştirmelerinden çok daha fazlasının olması gerektiğinin artık farkına varılması gerek."
Transit ticarette sağlanan sıfır vergi imkânının önemli bir gelişme olduğunu ancak sınırlı kalmaması gerektiğini ifade eden Çınar, sözlerine şöyle devam etti:
Transit ticarette sağlanan avantaj da yeterli değil
" Transit ticarete yönelik getirilecek olan %95'lik, İstanbul Finans Merkezi'ne yönelik uygulanacak olan %100'lük kurumlar vergisi istisna oranları elbette gayet pozitif bir gelişme ve bilhassa yabancı yatırımcıların ilgisini arttıracaktır. Ancak bu kararın yalnızca transit ticaret kapsamında yurt dışından satın alınan malların yurt içine sokulmadan bir başka ülkeye satışları ile sınırlı tutulmaması daha doğru olurdu. Türkiye üzerinden geçirilecek olan transit ticaret işlemlerini de bu kapsama almak ve Türkiye üzerinden işlemlerin y rütülmesi, lojistik sektörüne ve ülke ekonomisine katkı sağlayacaktır.
Üretici olmayan ihracatçılar ile ihracata hizmet veren tüm işletmeler bu kapsamda yer almalı
Konuya ilişkin olarak açıklamalarını sürdüren Dr.Hakan Çınar son olarak: "Kurumlar vergirisi avantajını yalnızca üretim yapan firmalarla sınırlı tutmamak gerekiyor. Aracı ihracatçılar ile hizmet sektöründe yer alan lojistik ve gümrük müşavirliği hizmeti veren firmaların da bu kapsama alınması, topyekün bir ihracat hamlesine dönüşür ve maliyet avantajları sağlar. Örneğin ben de gümrük müşaviriyim ve sadece dış ticaretçilere hizmet veriyorum, ihracatçıdan farklı değerlendirilmemem gerekiyor. Umuyorum Kanun yapıcılar bu hususları da göz önünde bulundururlar." diyerek sözlerini noktaladı.
Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı
DIŞYÖNDER Başkanı Dr. Hakan Çınar, TBMM'ye sunulan ihracatçı imalatçı kurumlar için %9'luk kurumlar vergisi indirimi teklifinin, ihracatçıların içinde bulunduğu maliyet rekabeti ve kur etkisi sıkıntılarını çözmekte yetersiz kalacağını detaylarıyla açıkladı. Çınar'a göre, küresel rekabette Türkiye'nin elini güçlendirmek için sadece kurumlar vergisi değil, ücretlerden alınan gelir vergisi ve SGK primleri gibi doğrudan işçilik maliyetlerini etkileyen kalemlerde de önemli iyileştirmeler yapılması gerekiyor. Ayrıca, transit ticarette ve İstanbul Finans Merkezi'nde sağlanan vergi avantajlarının kapsamının genişletilmesi ve sadece üretici firmalarla sınırlı kalmayıp, aracı ihracatçılar ile lojistik ve gümrük müşavirliği gibi ihracata hizmet veren tüm işletmelerin de bu desteklerden faydalanmasının topyekün bir ihracat hamlesi için elzem olduğunu vurguladı. Ülkemizde yüksek istihdam sağlayan yabancı sermayeli firmaların dahi üretimlerini farklı ülkelere taşıma kararlarının endişe verici olduğunu belirten Çınar, ihracatçıların gerçek anlamda rahat nefes alabilmesi ve uluslararası arenada rekabet gücünü artırabilmesi için çok daha kapsamlı ve bütüncül bir destek paketine ihtiyaç duyulduğunun altını çizdi. Bu açıklamalar, Türk ekonomisinin önemli dinamiklerinden biri olan ihracat sektörünün beklentilerini ve mevcut düzenlemelerin yetersizliklerini gözler önüne sermektedir.