Küresel Krizlerin Yeni Kahramanları: Kadın Liderler! Şirketler Neden Onlara Yatırım Yapmalı?
Küresel ekonomi pandemi, savaşlar ve lojistik tıkanıklıklarla sarsılırken, iş dünyası görülmemiş zorluklarla yüzleşiyor. Bu çalkantılı dönemde şirketlerin en büyük sigortası kim olabilir? Yapılan araştırmalar, kriz anlarında kadın liderlerin, erkek meslektaşlarını geride bırakarak şirketlere kritik bir dayanıklılık kazandırdığını ortaya koyuyor. Ancak, bu hayati yetkinliğe rağmen kadınların üst yönetimdeki yükselişi yavaş seyrediyor ve ‘kırık basamak’ etkisi yetenek havuzunu kilitliyor. Dr. Sevgi Yılmaz'ın vurguladığı gibi, kadın liderliği artık bir tercih değil, 2026'nın zorlu piyasa koşullarında stratejik bir zorunluluk haline gelmiş durumda. Bu haberde, kadın liderlerin kriz anlarındaki eşsiz reflekslerini, Audur Capital örneğini ve Türkiye'nin bu alandaki konumunu derinlemesine inceleyeceğiz.
Küresel ekonomi son yıllarda pandemi, savaş, hammadde krizleri ve lojistik tıkanıklıklarla en zorlu sınavlarından birini verirken, iş dünyası da krizlerle mücadele için çözüme yönelik kaslarını daha da geliştirmek zorunda kaldığı bir dönemden geçiyor.
Araştırmalara göre kriz dönemlerinde kadın liderlerin yetkinlikleri erkek liderlerin önüne geçiyor; şirketlerin ve tedarik zincirlerinin en güçlü sigortası kadın liderler haline geliyor.
Fakat iş dünyasında kadınların yükselişi her ne kadar bir kazanım olarak görülse de veriler, özellikle üst yönetim yolundaki engellerin tedarik zinciri ve satın alma gibi kritik departmanlarda stratejik bir zafiyete dönüştüğünü gösteriyor. Yani küresel ölçekte kadınların liderlikteki payı artış gösterse de ivme yavaşlıyor. McKinsey “Women in the Workplace 2025” verilerine göre; kadınların giriş seviyesinden yöneticiliğe terfi etme oranlarındaki eşitsizlik (Broken Rung), yönetim kademelerindeki yetenek havuzunu kilitliyor. TÜSAYDER tarihinde bir ilk olan eş başkanlık sisteminin mimarlarından TÜSAYDER Yönetim Kurulu Eş Başkanı Dr. Sevgi Yılmaz Grant Thornton International tarafından bu yıl 22. kez gerçekleştirilen İş Dünyasında Kadınlar Araştırması’na göre, küresel ölçekte kadınların üst yönetimdeki oranının 1,1 puan gerileyerek %32,9 olduğunu, mevcut eğilimin, orta ölçekli şirketlerde tam cinsiyet eşitliğine ancak 2051’de ulaşılabileceğine işaret ettiğini söylüyor. Yılmaz, araştırmaya göre, üst yönetimdeki kadın oranı sıralamasında Türkiye, %41,8’lik bir oran ile 35 ülke arasında 6. sırada yer aldığını belirtti. Araştırmaya göre Türkiye, %32,9 olan küresel ortalamanın 8,9 puan; %34,9 olan Avrupa Birliği ortalamasının 6,9 puan üzerinde konumlanıyor.
“Şirketlerin önündeki en büyük engel yönetimdeki çeşitlilik eksikliği”
Satın alma gibi müzakere, etik, risk yönetimi ve paydaş yönetimi kaslarının ön planda olduğu "çok disiplinli" alanlarda kadın liderlerin, şirketlerin kriz anındaki rekabet gücünü doğrudan artırdığını ifade eden Yılmaz uluslararası araştırmaların, kadın liderlerin kriz anlarındaki reflekslerinin şirket performansını doğrudan etkilediğini gösterdiğini söylüyor. Harvard Business Review (HBR) tarafından yapılan ve 2020 kriz dönemini kapsayan bir araştırma, kadınların “inisiyatif alma”, “öğrenme çevikliği” ve “başkalarını motive etme” gibi kriz yönetimi için kritik 19 liderlik yetkinliğinin 13’ünde erkek meslektaşlarından daha yüksek puan aldığını ortaya koyuyor. Dr. Yılmaz kadınların kriz anlarında daha dayanıklı olduklarını belirterek İzlanda Modeli’ni hatırlatıyor:
“Bugün şirketlerin önündeki en büyük engel sadece dış ekonomik faktörler değil, yönetimdeki çeşitlilik eksikliğidir. 'Kırık Basamak' dediğimiz o terfi engelleri, aslında şirketlerin dayanıklılık reflekslerini zayıflatıyor. Oysaki krizin en yoğun olduğu dönemde, İzlanda'daki tüm büyük bankalar batarken, hayatta kalan ve kâr etmeye devam eden tek finans kuruluşu kadınlar tarafından kurulan ve yönetilen Audur Capital olmuştu. Kurucular Halla Tómasdóttir ve Kristin Petursdóttir, krizi "erkek egemen risk alma iştahı ve sürü psikolojisi"nin bir sonucu olarak tanımlayıp "Duygusal sermaye", "risk farkındalığı" ve "uzun vadeli kâr" gibi kavramları merkeze koydular. Bu yaklaşım, Harvard Business Review ve TED gibi platformlarda vaka analizi olarak işlendi ve küresel ekonomide hala en başarılı “krizden çıkış” vaka analizlerinden biri olarak kabul ediliyor. Satın alma tarafına baktığımızda da kadın temsilinin artması, şirketlerin kriz dönemlerinde daha yüksek 'yetenek bağlılığı' ve 'inovasyon' kapasitesine ulaşmasını sağlıyor. Bu bir sosyal hedef değil, 2026’nın sert piyasa koşullarında bir hayatta kalma stratejisidir.”
“Kadın Liderliği Bir Tercih Değil, Stratejik Bir Zorunluluktur”
Dr. Sevgi Yılmaz, satın almanın yeni döneminde kadınların rolünü şu sözlerle vurguluyor:
“Tedarik zinciri artık sadece bir matematik hesabı değil; aynı zamanda yüksek empati, kriz anında hızlı manevra kabiliyeti ve etik duruş gerektiren bir ekosistem. Küresel krizler gösterdi ki; kadın liderler belirsizlik altında daha ihtiyatlı ancak daha kararlı adımlar atıyor. Şirketlerin ‘cam tavanları’ kırması artık sadece bir sosyal sorumluluk projesi değil, 2026’nın çalkantılı ekonomisinde hayatta kalmak için stratejik bir zorunluluktur. Biz TÜSAYDER olarak, satın almanın mutfağındaki kadınların, tedarik zincirinin yeni ‘Demir Leydi’leri olarak sektörü dönüştüreceğine inanıyoruz.”
STZ26, 11 Nisan’da Wyndham Grand İstanbul’da
Satınalmanın dönüşümü ve kadın liderlerin kriz yönetme formüllerinin konuşulacağı, zirvenin ikinci oturumu olan “Ezber Bozan Yeni Çağın Kadın Liderleri” panelinde; Dr. Sevgi Yılmaz moderatörlüğünde, iş dünyasının önemli isimleri Emine Erdem (SEDEFED YK
Başkanı), Esra Bezircioğlu (KAGİDER YK Başkanı), Ayşem Ulusoy (ATC Grup YKB) ve Damla Alişan (Alişan Lojistik CEO) bir araya gelecek. Oturumda, lojistikten üretime, perakendeden teknolojiye kadar geniş bir yelpazede kadın refleksinin tedarik zincirini nasıl daha “dayanıklı” kıldığı somut örneklerle tartışılacak.
Tedarik zinciri ve satın alma alanında çalışan profesyoneller için yenilikleri takip etme, sektör liderleriyle ağ kurma ve geleceğin iş modellerini keşfetme fırsatı sunan "Satınalmanın Yeni Çağı" temalı bu zirve, değişime öncülük etmek isteyenler için kaçırılmayacak bir etkinlik olacak. Ücretsiz kayıtlar https://tusayder.org adresinden yapılabilecek.
Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı
Küresel ekonomi zorlu sınavlardan geçerken, kadın liderlerin krizlere karşı gösterdiği üstün dayanıklılık ve yetkinlik, iş dünyasının gündemine oturdu. Araştırmalar, kadınların inisiyatif alma, öğrenme çevikliği ve motive etme gibi kritik yetkinliklerde erkek meslektaşlarını geride bıraktığını kanıtlıyor. Özellikle İzlanda'daki Audur Capital örneği, kadın liderliğinin krizden çıkış stratejilerindeki başarısını somutlaştırıyor. Ancak, TÜSAYDER Yönetim Kurulu Eş Başkanı Dr. Sevgi Yılmaz'ın da belirttiği gibi, kadınların üst yönetimdeki payının artış hızı yavaş seyrediyor ve 'kırık basamak' problemi devam ediyor. Türkiye'nin küresel ortalamanın üzerinde bir kadın liderlik oranına sahip olması umut verici olsa da, yönetimdeki çeşitlilik eksikliği şirketlerin önündeki en büyük engellerden biri olarak görülüyor. Satın alma ve tedarik zinciri gibi stratejik alanlarda kadın liderlerin artan rolü, şirketlerin rekabet gücünü doğrudan etkiliyor ve artık sosyal bir hedef olmaktan öte, bir hayatta kalma stratejisi olarak konumlanıyor. Bu önemli konular, STZ26 zirvesinde 'Ezber Bozan Yeni Çağın Kadın Liderleri' panelinde detaylıca ele alınacak ve sektör liderleri tarafından somut örneklerle tartışılacak. Değişime öncülük etmek isteyen tüm profesyoneller, bu etkinliği kaçırmamalı.