L’Oréal Türkiye 40 Yılda Rekor Kırdı: Ekonomiye 40 Milyar TL'lik Katkı ve İstihdamda 12 Kat Etki!
L'Oréal Türkiye'nin 40 yıllık serüveni, sadece güzellik sektörüne değil, aynı zamanda ülke ekonomisine de derin izler bıraktı. Bağımsız bir araştırmayla ortaya çıkan 40 milyar TL'lik ekonomik etki, şirketin Türkiye'deki güçlü köklerini ve sürdürülebilir büyüme potansiyelini gözler önüne seriyor. Her bir L'Oréal Türkiye çalışanının ekonomide 12 kat çarpan etkisi yarattığı bu model, şirketin sadece kar odaklı değil, aynı zamanda toplumsal fayda odaklı bir yaklaşım benimsediğini kanıtlıyor. Kadın istihdamı, gençlere yönelik projeler ve bilim kadınlarına destek gibi birçok alandaki çalışmaları, L'Oréal Türkiye'yi bir güzellik devinden çok daha fazlası yapıyor. Bu kapsamlı rapor, gelecekteki büyüme hedeflerini de ortaya koyarken, şirketin Türkiye için yaratacağı değeri artırmaya devam edeceğinin sinyallerini veriyor.
L’Oréal Türkiye, ülkedeki 40’ıncı yılını kutlarken, bağımsız bir kuruluş tarafından gerçekleştirilen, ülke ekonomisine olan etkisini ölçümlediği sosyoekonomik araştırmanın sonuçlarını duyurdu.
Şirket, Türkiye ekonomisine değer zinciri bütününde 40 milyar TL’lik etki yaratırken, sağladığı her bir istihdamın 12 çarpan etkisine sahip olduğunu ölçümledi. L’Oréal Grup içerisinde Türkiye’nin önemli bir yere sahip olduğunu belirten L’Oréal Türkiye Ülke Genel Müdürü Vanya Panayotova, “Türkiye’de yaratmış olduğumuz etkimizi artırmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi.
Türkiye’nin tekno-güzellik lideri L’Oréal Türkiye, bu yıl 40’ıncı yaşını kutluyor. Türkiye’de yarattığı sosyoekonomik etkiyi bağımsız bir kuruluş ile mercek altına alan şirket, Türkiye’deki değer zincirinde 40 milyar TL’lik etki yarattığını ortaya koydu. İstanbul’daki merkez ofisi ve dağıtım merkeziyle, 22 global markaya ev sahipliği yapan L’Oréal Türkiye, doğrudan yaklaşık 1000 kişiye istihdam sağlarken; yapılan araştırmaya göre L’Oréal Türkiye’nin yarattığı her bir istihdamın ekosistemde 12 çarpan etkisine sahip olduğu ölçümlendi. Bu veriler, şirketin yarattığı katma değerin yalnızca güzellik sektörüyle sınırlı kalmadığını; perakende, dağıtım ve hizmet sektörü gibi pek çok farklı iş kolunda da pozitif etki yarattığını ortaya koyuyor.
Türkiye’de pazar büyüklüğü 217 milyar TL oldu
Gerçekleştirilen sosyoekonomik araştırmada, yerel verilerin yanı sıra küresel güzellik endüstrisinin yarattığı etkiye de dikkat çekildi. Buna göre, 2024 yılında bir önceki yıla göre yüzde 4,5 büyüyerek 290 milyar Euro’ya ulaşan güzellik sektörünün, 2030 yılına kadar 380 milyar Euro’luk bir pazar büyüklüğüne erişmesi bekleniyor. Bugün yaklaşık 4,2 milyar tüketiciye sahip olan güzellik endüstrisinin, 2030 yılına kadar 750 milyon yeni tüketiciye daha ulaşması öngörülüyor.
Sektörün global gücünün ve inovasyon odağının vurgulandığı araştırmada, dünyanın en büyük 7 güzellik şirketinden 5’inin merkezinin Avrupa’da olduğu ve endüstrinin yıllık 2 milyar Euro’luk Ar-Ge harcaması yaptığı kaydedildi. İstihdam tarafında ise çarpıcı bir tablo çizen araştırmada sektörün, Avrupa’da 1,9 milyon kişiye doğrudan istihdam sağladığını ortaya koyarken, iş gücünün yüzde 72’sinin kadınlardan ve yüzde 12’sinin 25 yaş altı kişilerden oluştuğunu gösterdi.
Küresel ölçekteki bu büyüme potansiyelinin Türkiye’deki yansımaları da incelendi. Buna göre 2025 yılında 217 milyar TL’ye ulaşan Türkiye güzellik endüstrisinin büyüklüğünün, güçlü bir ivmeyle 2033 yılında 384 milyar TL’ye ulaşması bekleniyor.
‘Stratejik bir çekim merkezi’
L’Oréal Grup içerisinde Türkiye’nin kritik bir rol üstlendiğini belirten L’Oréal Türkiye Ülke Genel Müdürü Vanya Panayotova, “Türkiye güzellik pazarı; sahip olduğu ekonomik potansiyel ve kültürel gücüyle dinamik bir ivme yakalarken; Avrupa bölgesi için de stratejik bir çekim merkezi konumunda bulunuyor. 2025 yılında %33 değer ve %5 adetsel büyüme kaydeden Türkiye güzellik pazarında, L’Oréal Türkiye olarak pazar dinamiklerinin üzerine çıkarak değerde %37 oranında stratejik bir büyüme gerçekleştirdik. Dünyada güzellik pazarının adetsel bazda sadece %1 büyüdüğü bir dönemde elde edilen %5’lik bu pazar ivmesi, Türkiye’nin küresel ölçekteki stratejik önemini ve yüksek büyüme potansiyelini bir kez daha kanıtlıyor. Türkiye’nin genç ve dinamik yapısı sayesinde gelecek dönemde de büyümesini sürdüreceğine olan inancımız tam. Biz de L’Oréal Türkiye olarak, her yıl pazarın büyüme oranının bir buçuk ila iki katı kadar büyümeyi hedefleyerek sektördeki öncü konumumuzu pekiştiriyoruz. Türkiye’de daha fazla tüketiciye ulaşarak, güzelliği bir deneyim olarak sunuyor; inovatif ürünlerimizi pazara sunarak büyümenin itici gücü olmaya devam ediyoruz. Böylece ülkemiz için yarattığımız sosyoekonomik etkimizi her geçen yıl artırıyoruz” dedi.
Liderlik pozisyonlarının yüzde 50’si kadınlara emanet
L’Oréal Türkiye sosyoekonomik araştırma kapsamında gezegene ve insana olan katkısını da inceledi. 2024 yılında liderlik pozisyonlarının yüzde 50’sini kadınlara emanet eden şirket, 2025 DIAL Global Endeksi’ne göre çeşitlilik, hakkaniyet ve kapsayıcılık konusundaki başarısını kanıtlayarak dünyanın bu alanlardaki en iyi 50 şirketinden biri oldu.
Toplumsal fayda odaklı projelerle de fark yaratan L’Oréal Türkiye, ‘Bilim Kadınları İçin’ programı ile alanında Türkiye’nin en uzun soluklu kurumsal sosyal sorumluluk projesini sürdürerek bugüne kadar 128 bilim kadının projesine destek oldu. Genç istihdamını da öncelikleri arasına alan şirket, ‘L’Oréal ile Benim Geleceğim’ programıyla sadece 2024 yılında 30 yaş altı bireyler için 127 iş imkânı yarattı.
Kapsayıcı tedarik yaklaşımıyla, kadın girişimcileri, küçük işletmeleri ve deneyimli çalışanları destekleyerek 125 paydaşa sürdürülebilir fayda sağlayan L’Oréal Türkiye, Türkiye’deki 22 markasının her biri ile topluma değer katmak için çok çeşitli alanlarda sosyal sorumluluk projeleri üstlenmeye devam ediyor.
40 yıldır "dünyayı harekete geçiren güzelliği yaratma" misyonuyla çalışan L’Oréal Türkiye, önümüzdeki dönemde de insanı ve toplumu merkezine alan bu güçlü ekosistemi büyüterek Türkiye için değer yaratmaya devam etmeyi hedefliyor.
Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı
L'Oréal Türkiye'nin 40 yıllık Türkiye macerası, bağımsız bir sosyoekonomik araştırma ile detaylı bir şekilde incelendi ve sonuçlar sektörde yankı uyandırdı. Şirketin, Türkiye ekonomisine değer zinciri boyunca 40 milyar TL gibi devasa bir etki yaptığı ve sağladığı her bir istihdamın ekosistemde 12 kat çarpan etkisiyle büyüdüğü belirlendi. Bu etki, sadece güzellik sektörünü değil, perakende, dağıtım ve hizmet gibi birçok farklı iş kolunu da kapsayarak geniş bir alana yayıldı. L'Oréal Türkiye Ülke Genel Müdürü Vanya Panayotova'nın vurguladığı gibi, Türkiye güzellik pazarı global ölçekte stratejik bir öneme sahip ve L'Oréal Türkiye, bu dinamik pazarda pazarın üzerinde bir büyüme sergiliyor. Şirket aynı zamanda liderlik pozisyonlarının %50'sini kadınlara emanet etmesi, 'Bilim Kadınları İçin' programıyla bilim kadınlarını desteklemesi ve 'L'Oréal ile Benim Geleceğim' programıyla genç istihdamına katkıda bulunması gibi sosyal sorumluluk projeleriyle de toplumsal fayda yaratmaya devam ediyor. Kapsayıcı tedarik zinciri yaklaşımıyla kadın girişimcileri ve küçük işletmeleri de destekleyen L'Oréal Türkiye, önümüzdeki dönemde de insan ve toplum odaklı yaklaşımıyla Türkiye ekonomisine ve sosyal yapısına değer katmayı sürdürmeyi hedefliyor.