MSB'den Küresel Uyarı: Ortadoğu'da Savaşın Yayılma Riski Tırmanıyor! Türkiye'den Kritik Mesajlar
Millî Savunma Bakanlığı'ndan gelen son dakika uyarılar, Ortadoğu'da tansiyonun alarm seviyesine ulaştığını gözler önüne seriyor. Bölgedeki çatışmaların genişleme riski, küresel barış için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Türkiye, bu hassas süreçte diplomatik çabalarını sürdürürken, uluslararası toplumu da sorumluluk almaya çağırıyor. Haberin detaylarında, İsrail'in eylemlerine yönelik sert tepkiler ve Karadeniz'deki güvenlik stratejimize dair önemli bilgiler yer alıyor. Montrö Sözleşmesi'nin bölgedeki dengeleyici rolü bir kez daha vurgulanırken, Türkiye'nin Karadeniz'deki istikrarı koruma kararlılığı da dikkat çekiyor. Tüm bu kritik gelişmeleri derinlemesine incelemek için okumaya devam edin.
Millî Savunma Bakanlığı tarafından düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuşan Bakanlık Sözcüsü Zeki Aktürk, hem Ortadoğu’daki gelişmelere hem de Türkiye’nin Karadeniz güvenlik stratejisine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
“SAVAŞIN YAYILMA TEHLİKESİ DEVAM EDİYOR”
Ortadoğu’daki son gelişmelere değinen Sözcüs Tuğamiral Aktürk, İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan sürecin, İran’ın üçüncü ülkelere yönelik hamleleriyle daha da şiddetlendiğini belirtti. Bu durumun bölge genelinde daha geniş çaplı bir çatışma riskini beraberinde getirdiğini vurguladı.
Türkiye’nin tüm ihtilafların çözümünde diplomasi ve uluslararası hukuku esas aldığını ifade eden Aktürk, çatışmaların bir an önce sona ermesi temennisini dile getirdi.
İsrail ve ABD tarafından İran’a yapılan saldırılarla başlayan ve İran’ın üçüncü ülkeleri hedef almasıyla şiddetlenen savaşın, bölgeye daha da yayılma tehlikesi devam etmektedir.#MillîSavunmaBakanlığı pic.twitter.com/2GGH5Ex2US
— T.C. Millî Savunma Bakanlığı (@tcsavunma) April 2, 2026
İSRAİL’E TEPKİ VE ULUSLARARASI TOPLUMA ÇAĞRI
Açıklamada, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarında üç Birleşmiş Milletler barış gücü personelinin hayatını kaybettiği belirtilerek, bu durumun uluslararası hukuk ihlali olduğu kaydedildi.
İsrail’in ayrıca Suriye’nin güneyine yönelik saldırılarla egemenlik ihlali yaptığı, Batı Şeria’daki yasa dışı yerleşim faaliyetlerini sürdürdüğü ve Gazze’ye yönelik saldırılarına devam ettiği ifade edildi.
Millî Savunma Bakanlığı, başta Birleşmiş Milletler olmak üzere uluslararası toplumu, bu saldırıların durdurulması için sorumluluk almaya çağırdı.

KARADENİZ’DE “MONTRÖ” VURGUSU
Toplantıda gazetecilerin soruları üzerine Türkiye’nin Karadeniz’e yönelik güvenlik anlayışına da açıklık getirildi.
Son dönemde kamuoyunda yer alan bazı değerlendirmelerin eksik ve yanlış bilgilere dayandığını belirten Aktürk, Türkiye’nin temel stratejisinin değişmediğini vurguladı.
Bu kapsamda: Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nden taviz verilmeyeceği, Karadeniz’de “bölgesel sahiplik” ilkesinin esas olduğu, güvenliğin öncelikle kıyıdaş ülkeler tarafından sağlanması gerektiği ifade edildi.
Türkiye’nin, Rusya-Ukrayna savaşı sürecinde Montrö hükümlerini kararlılıkla uygulayarak çatışmanın deniz boyutuna yayılmasını engellediğine dikkat çekildi.
Ayrıca Türkiye’nin NATO ve NATO dışı çok uluslu deniz karargâhlarıyla bölgesel güvenlikte aktif rol oynadığı, Adana’da kurulumu süren Çok Uluslu Kolordu Karargâhı çalışmalarının da devam ettiği bildirildi.
Bakanlık, Karadeniz’in bir çatışma alanına dönüşmemesi için dengeli ve istikrar odaklı politikasını sürdüreceğini vurguladı.
Millî Savunma Bakanlığı (MSB) haftalık basın bilgilendirme toplantısında, Ortadoğu'daki savaşın yayılma tehlikesinin devam ettiğine dair kritik uyarılarda bulunuldu. Bakanlık Sözcüsü Zeki Aktürk, İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik adımlarıyla başlayan sürecin, İran'ın üçüncü ülkelere yönelik hamleleriyle daha da şiddetlendiğini ve bölgesel çatışma riskini artırdığını belirtti. Türkiye'nin tüm ihtilaflarda diplomasi ve uluslararası hukuku esas aldığı vurgulanırken, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları, Suriye egemenlik ihlalleri, Batı Şeria'daki yasa dışı yerleşimler ve Gazze'ye devam eden saldırıları uluslararası hukukun ihlali olarak nitelendirildi. Uluslararası topluma bu saldırıları durdurma çağrısı yapıldı. Toplantıda ayrıca Türkiye'nin Karadeniz güvenlik stratejisine de değinildi. Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nden taviz verilmeyeceği, 'bölgesel sahiplik' ilkesinin esas olduğu ve Karadeniz'de güvenliğin kıyıdaş ülkelerce sağlanması gerektiği ifade edildi. Türkiye'nin Rusya-Ukrayna savaşı sürecinde Montrö'yü kararlılıkla uygulayarak çatışmanın deniz boyutuna yayılmasını engellediği ve NATO bünyesinde de bölgesel güvenlikte aktif rol oynadığı hatırlatıldı. Bakanlık, Karadeniz'in çatışma alanına dönüşmemesi için dengeli ve istikrar odaklı politikasını sürdüreceğinin altını çizdi.