Sağlıkta Reklam Dönemi Bitti mi? Yeni Yönetmelik Sosyal Medya ve Tanıtımı Nasıl Değiştirdi?
Türkiye'de sağlık sektöründe yıllardır tartışma konusu olan reklam ve tanıtım faaliyetleri, Kasım 2025'te yürürlüğe giren yeni yönetmelikle köklü bir değişime uğradı. Artık 'bilgilendirme' adı altında yapılan birçok uygulamanın kapısı kapanırken, özellikle dijital mecralarda sağlık profesyonelleri ve kuruluşları için yeni bir dönem başlıyor. Bu düzenleme, 'en iyi', 'en başarılı' gibi iddialı ifadelerden, öncesi-sonrası görsellerine ve sponsorlu içeriklere kadar birçok popüler tanıtım yöntemini yasaklıyor. Hasta yorumlarından influencer iş birliklerine uzanan geniş bir yelpazede denetimlerin sıkılaştırıldığı bu süreçte, sağlıkta pazarlama anlayışı tamamen yeniden şekilleniyor. Peki, bu yeni kurallar hekimleri, klinikleri ve estetik merkezlerini nasıl etkileyecek ve hasta hakları açısından ne gibi güvenceler sunacak?
Türkiye’de sağlık alanında reklam meselesi yıllardır gri bir alandı. Yasak vardı ama sınırlar net değildi; uygulama ise çoğu zaman “görmezden gelme” üzerine kuruluydu.
Sosyal medya çağında hekimler, klinikler, estetik merkezleri ve sağlık kuruluşları kendilerini tanıtmanın yolunu buluyor; reklam ile bilgilendirme arasındaki çizgi her geçen gün biraz daha silikleşiyordu.
Kasım 2025’te yürürlüğe giren Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik, işte tam bu noktada devreye girdi. Ve açıkça şunu söyledi:
“Sağlıkta reklam yok. Bilgilendirme var. Ama o da sınırlı.”
İzmir Barosu Sağlık Hukuku Komisyonu Üyesi Avukat Özge Özmen Korkut, sağlıkta reklam konusunda önemli bilgiler verdi:
SPONSORLU İÇERİK YASAK
“Yeni yönetmelik, yalnızca klasik reklamları değil; örtülü, dolaylı ve dijital reklamları da kapsayan geniş bir yasak alanı tanımlıyor. Web siteleri, sosyal medya hesapları, videolar, influencer iş birlikleri, hasta yorumları, teşekkür mesajları… Hepsi artık mercek altında.
Eskiden “bilgilendirme” denilerek yapılan pek çok paylaşım, yeni düzenleme ile doğrudan reklam sayılıyor. Örneğin:
“En iyi”, “en başarılı”, “en çok tercih edilen” gibi ifadeler,Öncesi–sonrası görseller,Hasta memnuniyeti videoları,Kampanya, indirim ve promosyon duyuruları,Sponsorlu sosyal medya içerikleri.
Bunların tamamı, sağlık hizmeti sunumunda yasaklı alan olarak kabul ediliyor.
Peki hekimler ve sağlık kuruluşları hiç mi konuşamayacak?
Hayır. Yönetmelik burada önemli bir denge kuruyor.
Bilgilendirme serbest, yönlendirme yasak.
Genel sağlık bilgileri, koruyucu hekimlik, hastalık süreçlerine dair bilimsel ve nesnel açıklamalar yapılabiliyor. Ancak bu paylaşımlar, doğrudan ya da dolaylı şekilde bir hizmet talebi yaratmamalı, kişiyi veya kurumu öne çıkarmamalı, tercih yönlendirmesi içermemeli.
Asıl dikkat çekici düzenleme ise sosyal medya tarafında. Artık sağlık alanında:
Sponsorlu içerik yok,Hasta yorumları yok,“Başarı hikâyesi” anlatıları yok,Abartılı görsel ve filtrelerle algı yönetimi yok.
Bu, alışılmış dijital pazarlama refleksleri açısından ciddi bir kırılma. Ancak kamu sağlığı ve hasta güvenliği açısından bakıldığında, gecikmiş ama gerekli bir adım.
SAĞLIK TURİZMİNDE TANITIM SERBEST AMA…
Yönetmelik bir istisna da getiriyor: uluslararası sağlık turizmi.
Yurt dışına yönelik, yabancı dilde ve Türkiye’de yaşayanları hedeflemeyen bilgilendirici tanıtımlar belirli şartlarla mümkün. Ancak burada da “reklam” değil, bilgi verme esas alınıyor.
En kritik mesaj ise yaptırımlar kısmında gizli. Yeni dönemde ihlaller yalnızca etik tartışma konusu değil; idari para cezaları, faaliyet durdurma ve yetki iptali gibi somut sonuçlar doğurabiliyor. Denetimler özellikle dijital mecralar üzerinden sıkılaştırılmış durumda.
SAĞLIKTA PAZARLAMA DÖNEMİ BİTTİ
Özetle: Sağlıkta reklam bitmedi belki ama eski bildiğimiz haliyle kesinlikle sona erdi.
Yeni dönem; daha sessiz, daha ölçülü, daha etik bir iletişim dili istiyor.
Bu düzenleme, “kendini pazarlayan” değil; bilgiyi doğru ve sorumlu şekilde paylaşan sağlık profesyonellerini öne çıkaracak. Ve belki de en önemlisi, hastayı bir müşteri değil, hak sahibi bir birey olarak yeniden merkeze koyacak.
Kasım 2025'te yürürlüğe giren Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik, Türkiye'deki sağlık sektöründe uzun süredir belirsiz olan reklam ve tanıtım sınırlarını netleştirdi. Yönetmelik, yalnızca geleneksel reklamları değil, aynı zamanda web siteleri, sosyal medya, influencer iş birlikleri ve hasta yorumları gibi dijital mecralardaki örtülü tanıtım faaliyetlerini de yasak kapsamına aldı. 'En iyi', 'en başarılı' gibi karşılaştırmalı ifadeler, öncesi-sonrası görselleri ve sponsorlu içerikler artık tamamen yasak. Hekimler ve sağlık kuruluşları artık sadece bilimsel ve nesnel genel sağlık bilgilendirmesi yapabilecek; hizmet yönlendirmesi veya kurum/kişi öne çıkarma amaçlı içeriklerden kaçınmak zorunda. Sağlık turizmi ise belirli şartlar altında, reklamdan ziyade bilgilendirme odaklı tanıtıma izin verilen tek istisna konumunda. Bu yeni dönem, ihlaller için idari para cezalarından faaliyet durdurmaya kadar ağır yaptırımlar öngörüyor. Kısacası, sağlıkta agresif pazarlama dönemi sona ererken, daha etik, ölçülü ve hasta odaklı bir iletişim anlayışının benimsenmesi bekleniyor; hastaların 'müşteri' yerine 'hak sahibi birey' olarak konumlandırılması hedefleniyor.