Küresel ekonomideki çalkantılara rağmen, endüstriyel üretim sektörünün liderleri geleceğe hiç olmadığı kadar umutla bakıyor. KPMG'nin son "2025 Endüstriyel Üretim Sektörü CEO Öngörüleri" raporu, bu iyimser tablonun ardındaki dinamikleri gözler önüne seriyor. Raporun en dikkat çekici bulgusu ise, CEO'ların yaklaşık yüzde 70'inin yapay zekâyı en kritik yatırım önceliği olarak belirlemesi oldu. Bu durum, sektördeki dönüşümün hızlandığını ve üretim ekosistemlerinin yeni teknolojilerle entegre bir yapıya büründüğünü gösteriyor. Peki, bu büyük değişimin detayları neler? Endüstriyel üretimdeki liderlerin gelecek vizyonları, operasyonel öncelikleri ve sürdürülebilirlik hedefleri bu kapsamlı haberde.

KPMG'nin “2025 Endüstriyel Üretim Sektörü CEO Öngörüleri” raporuna göre, imalat sektöründeki liderler küresel belirsizliklere rağmen geleceğe geçtiğimiz yıla oranla çok daha iyimser bakıyor ve büyüme beklentilerini artırıyor. Her 10 CEO'dan 8'i sektörün büyüyeceğine dair güvenini korurken yaklaşık yüzde 70'i de yapay zekâyı en önemli yatırım önceliği olarak görüyor.

Küresel endüstriyel üretim sektörü, son yıllarda önemli bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Jeopolitik gerilimler, ticaret politikalarındaki belirsizlikler, enerji ve hammadde maliyetlerindeki oynaklık ile birlikte tedarik zincirlerinde yaşanan kırılganlıklar; üretim modellerini, yatırım kararlarını ve liderlik önceliklerini köklü biçimde yeniden şekillendiriyor. KPMG de bu dönüşüm ortamında endüstriyel üretim sektörünün karşı karşıya olduğu yapısal değişimleri, liderlerin gündemlerini ve stratejik önceliklerini ortaya koymak amacıyla “2025 Endüstriyel Üretim ve Otomotiv CEO Bakışı" raporunu hazırlandı.

Sektör genelinde iyimserliğin hâkim olduğunu ortaya koyan rapora göre, endüstriyel üretim CEO'larının yüzde 81'i sektörün büyüme potansiyeline güven duyuyor. Bu güvene paralel olarak liderlerin yüzde 77'si de kendi şirketlerinin büyüme potansiyeli konusunda pozitif bir tablo çiziyor ki bu oran, 2024 yılındaki yüzde 73'lük güven seviyesine göre dikkate değer bir artışa işaret ediyor. Ayrıca, önümüzdeki üç yıl için yüzde 2,5'in üzerinde kazanç artışı öngören liderlerin oranı, 2024'te yüzde 52 iken 2025'te yüzde 61'e çıkarak dikkat çekici bir artış gösterdi.

“Üretim ekosistemi ve süreçler yeni teknolojilerle entegre olacak şekilde yapılandırılıyor”
Rapor hakkında değerlendirmede bulunan KPMG Türkiye Danışmanlık Hizmetleri Bölüm Başkanı ve Endüstriyel Üretim Sektör Lideri Hande Şenova, “Endüstriyel üretim artık yalnızca verimlilik ve ölçek kavramlarıyla tanımlanmıyor. Günümüzde üretim ortamları; ürünler, makineler ve hatta hizmetler; gelişmiş robotik sistemler, dijital ikizler ve yapay zekâ destekli öngörücü sistemlerle entegre olacak şekilde yeniden yapılandırılıyor. Bu değişimler daha fazla esneklik ve dayanıklılık sağlarken, aynı zamanda yeni yetkinlikler ve iş ortaklıklarını da gerektiriyor. Geleneksel sektörlerin ötesinde imalat sanayi; savunma, havacılık ve uzay teknolojileri gibi stratejik alanlara doğru genişliyor. Bu alanlar, ileri düzey inovasyonun yanı sıra güçlü düzenleyici uyum ve sağlam mevzuat altyapısını zorunlu kılıyor. CEO'ların, sektörler arasındaki sınırların giderek belirsizleştiği bu dünyada rekabetçiliği koruyabilmek için teknolojik mükemmeliyeti çeviklikle birleştiren ekosistemler geliştirmesi gerekiyor. Bu raporumuzda da bu konularda CEO'lara yol gösterecek çok önemli içgörüler sunuyoruz.” dedi.

Operasyonel öncelikler ve yatırımlar
Araştırmada görüşleri alınan CEO'ların yüzde 63'ü için tedarik zinciri dayanıklılığı en önemli operasyonel öncelik konumunda bulunuyor. Hatta CEO'larının yüzde 51'i tedarik zinciri dayanıklılığı ve operasyonel sürekliliğe yönelik yatırımlarını da artırıyor. CEO'ların yüzde 49'u da önümüzdeki 3 yıl içinde M&A (şirket alım satım) işlemlerinin sektöre etkisinin daha yüksek olacağını bekliyor; bu oran 2024 yılında yüzde 45 seviyesindeydi.

Şirketler özellikle savunma ve enerji gibi hızlı büyüme potansiyeline sahip alanlara yönelerek faaliyetlerini çeşitlendirmeyi ve yeni dijital yetkinlikler edinmeyi amaçlıyor. Maliyetler açısından sektördeki en büyük zorluklar arasında ise yüzde 83 ile enflasyon baskısı yer alıyor. Ayrıca teknoloji altyapısına ilişkin maliyetlerin (yüzde 79) ve yapay zekâ için iş gücü hazırlığının (yüzde 74) sektöre önemli etkileri olacağı öngörülüyor.

Teknoloji ve yapay zekâ
Rapora göre endüstriyel üretim sektöründeki CEO'larının yüzde 68'i yapay zekâyı en önemli yatırım önceliği olarak görüyor; bu oran geçen yıl yüzde 57'ydi. Liderlerin yüzde 70'i de önümüzdeki bir yıl içinde bütçelerinin yüzde 10 ila yüzde 20'sini yapay zekâya ayırmayı planlıyor. Sektör liderlerinin yüzde 63'ü ise yapay zekâ yatırımlarının karşılığını 1 ila 3 yıl içinde almayı bekliyor. Katılımcıların yüzde 22'si, yapay zekâ uygulamalarının hayata geçirilmesinden elde edilecek en önemli faydanın verimlilik ve üretkenlik artışı olacağını düşünüyor. Sektördeki liderlerin yüzde 33'ü yapay zekâ yeteneklerini çekme ve elde tutmadaki en büyük zorluğun, mevcut beceriler ile ihtiyaç duyulan yetkinlikler arasındaki farkın kapatılması olduğunu belirtiyor.

Liderlik ve gelecek vizyonu
Günümüz iş dünyasının artan karmaşıklığı ve belirsizliği, yönetim fonksiyonlarının özellikle de CEO rolünün köklü bir dönüşüm geçirmesini kaçınılmaz kılıyor. CEO'luk artık sadece operasyonel ve finansal süreçleri yönetmekle sınırlı bir görev olmaktan çıkıyor; stratejik çeviklik, kurumsal dayanıklılık ve büyük ölçekli dönüşümlere liderlik etme yetkinliği gerektiren bir rol haline geliyor. Nitekim endüstriyel üretim sektöründeki CEO'ların yüzde 48'i de rollerinin son 5 yılda artan karmaşıklıkla birlikte önemli ölçüde değiştiğini ifade ediyor. Günümüzün öngörülemez ortamında en temel liderlik yetkinlikleri ise riskleri belirleme ve yönetme (yüzde 29), çeviklik ve hızlı karar verme (yüzde 24) ile stratejik öngörü (yüzde 23) olarak belirtiliyor.

Endüstriyel üretimde sürdürülebilirlik ve döngüsel ekonomi stratejik öncelik haline geliyor
Araştırmaya göre endüstriyel üretim sektöründe sürdürülebilirlik artık yalnızca bir regülasyon gerekliliği değil, uzun vadeli değer yaratımının temel unsurlarından biri olarak görülüyor. Endüstriyel üretim CEO'larının yüzde 74'ü sürdürülebilirliğin iş stratejilerinin merkezine yerleştiğini ifade ederken, yüzde 36'sı sürdürülebilirlik maliyetlerini ve yatırım geri dönüşünü tüm büyük sermaye kararlarına entegre ettiklerini belirtiyor.

Döngüsel ekonomi yaklaşımı; atık ve emisyonların azaltılması, ürün ve malzemelerin kullanım süresinin uzatılması ve kritik tedarik bağımlılıklarının azaltılması açısından sektör için önemli fırsatlar sunuyor. CEO'lar, enerji dönüşümü ve sürdürülebilir üretim modellerine geçiş sürecinde inovasyon ve iş birliklerini hızlandırırken, yapay zekânın da bu dönüşümde önemli bir rol üstleneceğini vurguluyor. Nitekim endüstriyel üretim CEO'larının yüzde 81'i yapay zekânın emisyonların azaltılması ve enerji verimliliğinin artırılmasına katkı sağlayacağını düşünüyor.

Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

KPMG'nin “2025 Endüstriyel Üretim Sektörü CEO Öngörüleri” raporu, imalat sektöründeki liderlerin küresel belirsizliklere rağmen iyimserliğini koruduğunu ve büyüme beklentilerini artırdığını ortaya koyuyor. Rapora göre, endüstriyel üretim CEO'larının %81'i sektörün büyüme potansiyeline güvenirken, %70'i yapay zekâyı en önemli yatırım önceliği olarak görüyor. Sektörde gelişmiş robotik sistemler, dijital ikizler ve yapay zekâ destekli öngörücü sistemlerle entegre üretim ortamları hızla yaygınlaşıyor. Tedarik zinciri dayanıklılığı (%63) operasyonel önceliklerde başı çekerken, M&A (şirket alım satım) işlemlerinin de sektördeki etkisi artıyor. Enflasyon baskısı, teknoloji altyapısı maliyetleri ve yapay zekâ için işgücü hazırlığı temel zorluklar arasında yer alıyor. Liderlik rolleri daha karmaşık hale gelirken, çeviklik ve stratejik öngörü kritik yetkinlikler olarak öne çıkıyor. Ayrıca, sürdürülebilirlik ve döngüsel ekonomi stratejileri iş planlarının merkezine yerleşmiş durumda; CEO'ların %81'i yapay zekânın emisyon azaltımı ve enerji verimliliğine katkı sağlayacağına inanıyor.