Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan gelen son dakika kararı, Türkiye'nin tarihi silüetlerini koruma altına alıyor. Yeni yayımlanan ilke kararı ile SİT alanı dışında yer alan ancak korunması gereken tescilli kültür varlıklarının komşu parsellerindeki inşaat ve düzenlemelere sıkı denetim getirildi. Özellikle şehirlerin tarihine tanıklık eden bu yapıların çevresindeki kötü uygulamaların önüne geçilmesi hedefleniyor. Artık tescilli taşınmazların silüetini ve vista noktalarını bozacak hiçbir projeye onay verilmeyecek, geri dönülmez zararların önüne geçilecek. Bu önemli adım, kentlerimizin kimliğini ve kültürel mirasını gelecek nesillere aktarma yolunda atılmış devrim niteliğinde bir düzenleme olarak dikkat çekiyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yayımlanan ilke kararıyla, SİT dışında yer alan ve koruma alanları henüz belirlenmemiş korunması gerekli kültür varlığı olarak tescilli taşınmazların komşu parsellerinde yapılacak uygulamalara ilişkin yeni düzenleme duyuruldu.

Bugünkü Resmi Gazete'de yayımlanan Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu’nun kararı doğrultusunda, söz konusu taşınmazların koruma alanları 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 8. maddesi kapsamında ilgili Koruma Bölge Kurulları tarafından ivedilikle belirleneceği bildirildi. Kararda ayrıca, tescilli taşınmazların silüetini ve vista noktalarını bozabilecek, geri dönüşü mümkün olmayan hukuki ve kamusal sonuçlar doğurabilecek uygulamalara karşı önlem alınacağı vurgulandı.

Bu kapsamda, tescilli taşınmazların bitişik veya etkileşim halinde olduğu çevre parsellerde herhangi bir uygulama yapılmadan önce ilgili Koruma Bölge Kurulu’ndan görüş alınması zorunlu hale getirildi.

Kurul, kararın kültür varlıklarının korunması ve kentlerin tarihi dokusunun sürdürülebilirliğinin sağlanması açısından önemli bir adım olduğunu belirtti.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun aldığı yeni ilke kararıyla, SİT dışı alanlarda yer alan ve korunması gerekli kültür varlığı olarak tescilli taşınmazların korunmasına yönelik önemli bir düzenlemeye imza attı. Resmi Gazete'de yayımlanan bu karar doğrultusunda, söz konusu taşınmazların koruma alanları Koruma Bölge Kurulları tarafından hızla belirlenecek. En dikkat çekici madde ise, tescilli yapıların silüetini ve izleme noktalarını olumsuz etkileyebilecek, geri dönüşü mümkün olmayan hukuki ve kamusal sorunlar yaratabilecek uygulamalara kesinlikle izin verilmeyecek olması. Bu kapsamda, tescilli taşınmazların komşu veya etkileşim halindeki parsellerinde yapılacak her türlü uygulama için ilgili Koruma Bölge Kurulu'ndan görüş alınması zorunlu hale getirildi. Bu stratejik adım, Türkiye'nin zengin kültürel mirasını ve kentlerinin tarihi dokusunu sürdürülebilir bir şekilde gelecek nesillere taşıma açısından kritik bir öneme sahiptir, böylece şehirlerimizin kimliği ve görsel bütünlüğü korunmuş olacak.