Asya'da yükselen Nipah virüsü alarmı, tüm dünyanın dikkatini çekiyor. Yüzde 40 ile 75 arasında değişen ölüm oranlarıyla dehşet saçan bu zoonotik virüs, sağlık otoritelerini yüksek alarma geçirdi. Enfekte yarasalardan insanlara bulaşabilen ve hızla beyin iltihabına yol açan Nipah, belirtilerin ortaya çıkmasından kısa süre sonra hastaların yaşamını tehdit ediyor. Henüz onaylanmış bir aşısı veya kesin bir tedavi yöntemi bulunmayan bu tehlikeli virüs, özellikle etkilenen bölgelerde yaşayanlar için ciddi bir risk oluşturuyor. Uzmanlar, küresel bir pandemi ihtimalinin düşük olduğunu belirtse de, virüsün ölümcül doğası ve hızla ilerlemesi nedeniyle teyakkuzda olmak büyük önem taşıyor.

ANKARA-BHA

Nipah virüsünde insanlardaki ölüm oranının yüzde 40 ile 75 arasında değişmesi, sağlık otoritelerini yüksek alarma geçirdi.

Nipah virüsü nedir, nasıl bulaşır?

Nipah virüsü, hayvanlardan insanlara bulaşabilen zoonotik virüsler arasında yer alıyor. İlk kez 1998 yılında Malezya’da tespit edilen virüsün üç temel bulaşma yolu bulunuyor. Bunlardan ilki, enfekte yarasaların salya, idrar veya dışkısıyla doğrudan temas edilmesi. İkinci yol, yarasaların vücut sıvılarıyla kirlenmiş hurma suyu gibi gıdaların tüketilmesi. Üçüncü ve daha nadir görülen yol ise hasta bir kişiyle yakın temas sonucu insandan insana bulaşma.

Belirtiler ve ölüm riski yüksek

Nipah virüsü enfeksiyonu hızlı ilerliyor. Belirtiler genellikle dört gün ile üç hafta arasında ortaya çıkıyor. Şiddetli enfeksiyon geçiren hastaların yaklaşık yarısı yaşamını yitiriyor.

Virüs zatürreye yol açabildiği gibi en tehlikeli etkisi olan beyin iltihabına (ensefalit) neden olabiliyor. Ateş, nöbet, nefes darlığı, bilinç kaybı, şiddetli baş ağrısı ve kişilik değişiklikleri hastalığın başlıca belirtileri arasında yer alıyor.

Nadir vakalarda, hastalığı atlatan kişilerde yıllar sonra beyin iltihabının yeniden ortaya çıkabildiği bildiriliyor.

Aşı ve tedavi henüz yok

Nipah virüsü için şu an onaylanmış bir aşı veya kesin tedavi bulunmuyor. Avustralya’da geliştirilen m102.4 adlı deneysel tedavi yöntemi üzerindeki çalışmalar sürüyor. 2020 yılında yayımlanan birinci aşama klinik denemelerde tek dozluk tedavinin hastalar tarafından iyi tolere edildiği belirtilse de, yöntemin yaygın kullanıma girmesi için daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyuluyor.

Uzmanlar, yüksek ölüm oranına rağmen Nipah virüsünün Covid-19 benzeri küresel bir halk sağlığı krizine dönüşme ihtimalinin düşük olduğunu vurguluyor. Virüsün insandan insana bulaşma kapasitesinin sınırlı olması, riskin vaka görülen bölgeler dışındaki toplumlar için düşük kalmasını sağlıyor.

Sağlık yetkilileri, etkilenen bölgelere seyahat eden ve ateş gibi belirtiler gösteren kişilerin tıbbi geçmişlerini mutlaka doktorlarıyla paylaşmaları gerektiğini belirtiyor.

Nipah virüsü, hayvanlardan insanlara bulaşan ve yüzde 40 ila 75 gibi oldukça yüksek bir ölüm oranına sahip zoonotik bir virüstür. İlk olarak 1998'de Malezya'da tespit edilen bu virüs, enfekte yarasaların vücut sıvılarıyla doğrudan temas, kirlenmiş gıdaların tüketimi veya nadiren insandan insana yakın temas yoluyla bulaşabilmektedir. Enfeksiyon, ateş, nöbet ve nefes darlığı gibi belirtilerle hızla ilerleyerek özellikle beyin iltihabı (ensefalit) gibi ciddi komplikasyonlara yol açmaktadır. Ne yazık ki Nipah virüsüne karşı henüz onaylanmış bir aşı veya kesin bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır; deneysel çalışmalar devam etmektedir. Uzmanlar, virüsün insandan insana bulaşma kapasitesinin sınırlı olması nedeniyle Covid-19 benzeri küresel bir halk sağlığı krizine dönüşme ihtimalinin düşük olduğunu belirtse de, etkilenen bölgelerdeki yerel riskin yüksek olduğu konusunda uyarıyor. Bu nedenle, riskli bölgelere seyahat eden kişilerin belirti göstermeleri halinde mutlaka tıbbi geçmişlerini doktorlarıyla paylaşmaları hayati önem taşımaktadır.