Türkiye'nin arıcılık sektörüne taze kan taşıyan Balparmak Arıcılık Akademisi, 2026 yılı eğitimlerine Muğla'nın incisi Milas'ta start verdi. Geleneksel bal üretiminin ötesine geçerek, propolis ve arı sütü gibi yüksek katma değerli ürünlerin üretimine odaklanılıyor. Özellikle kadın ve genç arıcıların sektöre dahil edilmesiyle, Türkiye'nin arı ürünleri ihracatındaki gücü katlanarak artırılması hedefleniyor. Bilimsel temelli eğitimler ve uzman akademisyenlerin katkılarıyla, arı sağlığından kovan verimliliğine kadar her detay titizlikle ele alınıyor. Bu vizyoner program, hem sürdürülebilir arıcılığı destekliyor hem de sektöre yepyeni bir kazanç modeli sunarak geleceği şekillendiriyor.
Balparmak Arıcılık Akademisi’nin 2026 yılı eğitimleri Muğla’nın Milas ilçesinde başladı. Bilimsel temelli eğitimlerle arı sağlığı ve kovan verimliliği ele alınırken, kadın ve genç arıcıların sektöre kazandırılmasıyla katma değerli arı ürünleri ihracatının artırılması hedefleniyor.
Türkiye’de arıcılığa olan ilgi son yıllarda artarken, Balparmak Arıcılık Akademisi 2026 yılı eğitim programlarının startını Muğla’nın Milas ilçesinde verdi. Milas Ticaret ve Sanayi Odası Konferans Salonu’nda iki gün süren eğitimlerde, arı sağlığı, doğru besleme ve kovan verimliliği gibi başlıklar bilimsel veriler ışığında ele alındı.
Balparmak’ın sektördeki 45 yıllık deneyimiyle 2018 yılında hayata geçirdiği Arıcılık Akademisi, bugüne kadar binlerce arıcıya ulaşarak bilgiye dayalı ve sürdürülebilir üretimi teşvik ediyor.
Kadın ve Genç Arıcılar Ön Planda
Balparmak Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Özgür Altıparmak, özellikle kadın ve genç arıcıların sektöre kazandırılmasının stratejik öneme sahip olduğunu vurguladı. Altıparmak,
“Kadınlar, arı sütü ve propolis gibi yüksek katma değerli arı ürünlerinde daha başarılı sonuçlar elde ediyor. Kadın ve genç arıcı sayısının artması, Türkiye’nin bu alandaki ihracat gücünü doğrudan artıracaktır,” dedi.
Altıparmak ayrıca, arıcılığın yalnızca ekonomik bir faaliyet değil; ekosistem, tarım ve gıda güvenliği açısından hayati bir rol üstlendiğine dikkat çekti.
Bilimsel Eğitimle Sürdürülebilir Arıcılık
Eğitimin ilk gününde Bursa Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Aydın, “Bal Arısı Sağlığı” başlıklı sunumunda iklim değişikliğinin arılar üzerindeki etkilerine ve yurt dışından gelebilecek arı hastalıklarına karşı erken önlemlerin önemine değindi.
Aydın, arı hastalıklarıyla mücadelede yanlış ilaç kullanımının ciddi riskler barındırdığını belirterek, kamu, üniversiteler, özel sektör ve üreticilerin ortak hareket etmesi gerektiğini vurguladı.
İkinci gün ise Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halil Yeninar, bal arılarında doğal beslenme ve teknik uygulamalar hakkında bilgi verdi. Yeninar,
“Doğru besleme, arıların bağışıklık sistemini güçlendirir ve kovan verimliliğini doğrudan etkiler,” ifadelerini kullandı.
8 Yılda 8 Bin Arıcıya Ulaşıldı
Balparmak Ar-Ge ve Kalite Direktörü Dr. Emel Damarlı, Akademi’nin temel hedeflerinden birinin sektördeki yaş ortalamasını düşürmek olduğunu belirtti.
“Arıcıların yaklaşık yüzde 90’ı erkeklerden oluşuyor. Sürdürülebilir bir tarım için kadınların ve gençlerin arıcılığa kazandırılması şart. Sekiz yılda yaklaşık 8 bin arıcıya ulaştık,” dedi.
Sahadan Ses: “Kara Düzen Yerine Planlı Üretim”
Eğitime katılan arıcı Sevim Çalışkan ise programın sahaya etkisini şu sözlerle anlattı:
“Yıllarca bildiğimiz gibi çalıştık. Burada planlı ve bilinçli üretimin ne kadar önemli olduğunu gördük. Doğru sandığımız yanlışları fark ettik.”
Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı
Balparmak Arıcılık Akademisi, 2026 yılı eğitimlerini Muğla'nın Milas ilçesinde büyük bir katılımla başlattı. Bu programın ana odağında, arı sağlığını ve kovan verimliliğini bilimsel verilerle optimize etmek yatıyor. Ancak asıl stratejik hedef, kadın ve genç arıcıları sektöre kazandırarak Türkiye'nin yüksek katma değerli arı ürünleri ihracatındaki payını artırmak. Balparmak Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Özgür Altıparmak'ın da vurguladığı gibi, kadınlar arı sütü ve propolis gibi ürünlerde üstün başarı gösteriyor ve onların katılımı ihracat gücümüzü doğrudan etkiliyor. Program kapsamında Prof. Dr. Levent Aydın arı sağlığı, iklim değişikliği ve hastalıklarla mücadele konularında, Prof. Dr. Halil Yeninar ise bal arılarında doğal beslenme ve teknik uygulamalar hakkında değerli bilgiler aktardı. Akademi, 8 yılda 8 bin arıcıya ulaşarak sektördeki yaş ortalamasını düşürmeyi ve 'kara düzen' yerine planlı, bilinçli üretimi yaygınlaştırmayı amaçlıyor. Bu eğitimler, arıcılığı sadece bir ekonomik faaliyetten öte, ekosistem, tarım ve gıda güvenliği için hayati bir rol üstlenen sürdürülebilir bir model haline getiriyor.