Türkiye enerji sektöründe bir ilke imza atan Cengiz Enerji, zorlu iklim koşullarına rağmen 3 barajında son beş yılın üretim rekorunu kırarak dikkatleri üzerine çekti. Yoğun yağışlı bir dönemde aynı nehir üzerindeki diğer barajlar sularını boşaltmak zorunda kalırken, Cengiz Enerji bilimsel ve teknolojik yöntemlerle uyguladığı doğru planlama sayesinde tüm suyu enerjiye dönüştürmeyi başardı. Bu stratejik hamle, sadece enerji üretiminde bir zirveye ulaşmakla kalmadı, aynı zamanda yenilenebilir enerji kaynaklarının etkin yönetiminin de parlak bir örneği oldu. Şirket CEO'su Ahmet Türkoğlu, bu başarının sırlarını ve Türkiye'nin enerji geleceği için depolamalı enerji santrallerinin önemini vurgularken, Cengiz Enerji'nin gelecek hedeflerini de açıkladı. Bu çarpıcı başarı hikayesi ve enerji sektöründeki devrim niteliğindeki adımlar, tüm detaylarıyla haberimizde.
Cengiz Enerji, bilimsel ve teknolojik yöntemlerle tecrübesini birleştirerek yaptığı planlamayla yoğun yağışlı geçen dönemde aynı nehir üstünde göl rezervuar kapaklarını açmayan tek şirket oldu. Üç barajda rekor kıran üretim, 2026’nın ilk beş ayında, son beş yılın ortalamasının iki katından fazla oldu.
Cengiz Holding’in grup şirketi Cengiz Enerji, son 10 yılda sadece yenilenebilir kaynaklara yaptığı yatırımlarla, portföyündeki yenilenebilir kaynaklı üretimin payını %61’e çıkardı. Türkiye’de 5.162 MW kurulu gücü bulunan Cengiz Enerji’nin 3.171 MW’ını yenilenebilir kaynaklı üretim oluşturuyor. Yenilenebilir kaynaklı üretimi daha verimli hale getirmek için yatırımlarını sürdüren Cengiz Enerji, birden fazla kaynaktan oluşan hibrit enerji santrallerinin de ülkemizdeki öncüsü. Türkiye’nin ilk hibrit enerji santralini Bingöl’de kuran Cengiz Enerji’nin Bingöl’de, Aşağı Kaleköy Barajı ve Hibrit Enerji Santrali’nin yanı sıra yine aynı nehir üzerinde Yukarı Kaleköy Barajı ve Hidroelektrik Santrali ile Beyhan-1 Barajı ve Hidroelektrik Santrali bulunuyor.
Cengiz Enerji CEO’su Ahmet Türkoğlu, yenilenebilir kaynaklı elektrik üretiminde iklimin öngörülemez etkisiyle üretimde değişiklikler olabildiğini belirterek, doğru planlamayla bu belirsizlikleri bertaraf etmeye çalıştıklarını söyledi. Üretimdeki dalgalanmalarda kuraklık kadar yoğun yağışın da etkisi olduğunu ifade eden Türkoğlu, “Bu yıl yoğun yağışların yaşandığı Bingöl’de bilimsel ve teknolojik yöntemleri kullanarak, yıllardır bu bölgede olmamızın da verdiği tecrübeyle çok doğru üretim planlamaları gerçekleştirdik. Yoğun yağışlar nedeniyle aynı nehir üstünde bulunan diğer barajlar, kapaklarını açarak üretimde kullanılan suyu nehre boşaltmak zorunda kalırken biz üç barajımızda da tüm suyu üretimde kullanmayı başardık. Bu da bize son 5 yılın rekor üretimini getirdi. İlk beş ayda üç barajımızda toplam 3,4 milyon MWh üretim gerçekleştirerek son 5 yılın ortalamasının iki katından daha fazla üretim gerçekleştirdik” diye konuştu.
500 BİN HANENİN ENERJİSİNİ KARŞILIYOR
Hidroelektrik ve güneş enerji santralinden oluşan Aşağı Kaleköy Barajı ve Hidroelektrik Santrali’nin Türkiye’nin ilk hibrit enerji santrali olduğunu anımsatan Türkoğlu, “Santralimiz, 500 MW kurulu güce sahipken, yanına 200 bin panelden oluşan güneş enerji santrali de ekleyerek kurulu gücü 580 MW’a çıkardık. Bu da 500.000 hanenin elektrik tüketimine karşılık geliyor” diye konuştu. Aynı nehir üzerinde iki hidroelektrik santrallerinin daha olduğunu dile getiren Türkoğlu, Bingöl ve Elazığ’da kurulu üç santralin toplam 1.709 MW kurulu güce ulaştığını söyledi.
‘YENİLENEBİLİR’İN GELECEĞİNİ DEPOLAMA BELİRLEYECEK
Enerjinin depolanabilir hale gelmesinin, yenilenebilir kaynaklı üretimlerin geleceğini belirleyeceğini anlatan Türkoğlu, “Tüm dünyada yenilenebilir enerjilere doğru bir dönüşüm var. Ancak iklime çok bağlı olduğu için üretimde belirsizliklerin yaşayabiliyoruz. Sadece kuraklık olduğu dönemde değil, üretim artışının yaşandığı dönemlerde de enerjiyi depolayabilmek, üretimin sürdürülebilirliği açısından çok önemli. Hem dünya hem de Türkiye eğer gerçekten yönünü tamamen yenilenebilir kaynaklı enerjiye çevirmek istiyorsa depolamalı enerji santrali yatırımların hızla başlaması ve tamamlanması gerekiyor” dedi. Türkiye’de depolamalı enerji yatırımlarının başladığını dile getiren Türkoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz de önümüzdeki dönemde yenilenebilir kaynaklı yatırımlarımızı artırarak sürdüreceğiz. Depolamalı enerji yatırımlarımızda da süreçlerimiz devam ediyor. Orta vadede planlamış olduğumuz rüzgar ve güneş kaynaklı yaklaşık 610 MW’lık yatırımımız bulunuyor. Bunun 500 MW’lık kısmı depolamalı enerji projesi olacak.”
Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı
Cengiz Enerji'nin Bingöl'deki üç barajında elde ettiği bu olağanüstü üretim rekoru, sadece şirketin değil, aynı zamanda Türkiye'nin yenilenebilir enerji potansiyelinin de bir göstergesi niteliğindedir. Yoğun yağışlı bir dönemde, diğer enerji üreticileri su fazlasını boşaltmak zorunda kalırken, Cengiz Enerji'nin bilimsel ve teknolojik altyapısını kullanarak yaptığı doğru planlama, tüm su kaynaklarının verimli bir şekilde enerjiye dönüştürülmesini sağlamıştır. Bu sayede ilk beş ayda 3.4 milyon MWh'lik üretimle son beş yılın ortalamasının iki katından fazlası gerçekleştirilmiştir. Şirketin yenilenebilir kaynaklı üretimdeki %61'lik payı ve Türkiye'nin ilk hibrit enerji santrali olan Aşağı Kaleköy gibi projeleri, sektöre öncülük ettiğinin kanıtıdır. Cengiz Enerji CEO'su Ahmet Türkoğlu'nun da belirttiği gibi, iklim bağımlılığını azaltmak ve üretimin sürdürülebilirliğini sağlamak adına depolamalı enerji santralleri kritik bir öneme sahiptir ve Cengiz Enerji'nin orta vadede 500 MW'lık depolamalı enerji projesi de dahil olmak üzere yeni yatırımları sürecektir. Bu başarı, Türkiye'nin enerji bağımsızlığı ve yeşil enerji hedeflerine ulaşmasında Cengiz Enerji'nin stratejik rolünü bir kez daha gözler önüne sermektedir.