30 Ağustos 2025 Cumartesi
DOLAR 41.18 ₺
EURO 48.17 ₺
STERLIN 55.59 ₺
G.ALTIN 4,563.13 ₺
BTC 111,618.19 $
ETH 4,461.44 $
BİST 11,288.05

    İlişkilerde Dadı Sendromu: Kadınlar Neden Yalnız Kalıyor?

    Yaşam 13
    Yayınlama: 29 Ağustos 2025 Cuma 16:37 Kaynak: Kapsül Haber Ajansı

    Uzmanlar, ilişkilerde kadının partnerine ebeveynlik yapmasının psikolojik dengesizlik yarattığını belirtiyor. Bu durum, kadınların yalnızlığa sürüklenmesine neden oluyor.

    İlişkilerde Dadı Sendromu: Kadınlar Neden Yalnız Kalıyor?

    Günümüzde birçok ilişkide kadınların partnerlerine karşı 'dadı' rolü üstlendiği gözlemleniyor. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, bu durumun hem kadın hem de erkek üzerinde yarattığı olumsuz etkileri detaylı bir şekilde açıklıyor. Kadınların neden bu role büründüğü, erkeklerin bu durumdan nasıl etkilendiği ve sağlıklı bir ilişkinin nasıl olması gerektiği konularına ışık tutuyor. Bu makale, ilişkilerde sıkça karşılaşılan bu dinamiklere farklı bir bakış açısı sunarak, farkındalık yaratmayı ve ilişkileri daha sağlıklı bir zemine oturtmayı amaçlıyor. İlişkilerde 'dadı' rolünün yarattığı sorunları ve çözüm önerilerini öğrenmek için okumaya devam edin.

    Bazı ilişkilerde kadının partnerine ebeveynlik yaptığını belirten uzmanlar, bu durumun psikolojik dengesizlik yarattığını söylüyor.

    Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, ilişkilerde kadının partnerine karşı ‘dadı’ rolü üstlenmesinin hem erkek hem de kadın üzerindeki etkilerinden bahsetti.

    Kadının ‘dadı’ rolü ilişkide psikolojik dengesizliğe neden oluyor!

    İlişkilerde kadınların partnerlerine karşı koruyucu, düzenleyici ve yönlendirici bir rol üstlenmesinin, halk arasında ‘erkek dadılığı’ şeklinde anıldığını dile getiren Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, “Bu, sadece kadınların fazladan sorumluluk üstlenmesi değil; aynı zamanda ilişkide psikolojik bir dengesizliğin ortaya çıkması anlamına gelir.” dedi.

    Temelde, bu tür dinamiklerin bireylerin geçmiş yaşantıları ve içselleştirdiği ilişki şemalarıyla yakından ilişkili olduğuna dikkat çeken Taşkın, “Özellikle bağlanma kuramı açısından incelediğimizde, ‘dadı’ rolünü üstlenen kadınların çoğu, çocuklukta ya kendi ebeveynine ebeveynlik yapmak zorunda kalmış ya da duygusal ihtiyaçları tam anlamıyla karşılanmamış bireylerdir. Bu da onları, yetişkinlikte ‘onarmaya’ çalıştıkları kişileri seçmeye ve bu rolleri normalleştirmeye götürebilir.” şeklinde konuştu.

    Kadının ebeveynlik rolü, erkeği zayıflatır; kadını ise tükenmiş ve yalnız bırakır!

    Öte yandan, bu rolü kabullenen ya da buna yönelen erkeklerin psikolojik değerlendirmesini yapan Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, “Bu tür erkeklerde sıklıkla duygusal sorumluluk almaktan kaçınma, öz-yeterlilik eksikliği ya da aşırı bakım görmüş olmanın getirdiği pasiflik gözlemlenebilir.” dedi.

    Bazı erkekler için bu ilişki modelinin, gelişimsel olarak geçemedikleri bir çocukluk evresinde kalmanın devamı gibi olduğunu kaydeden Taşkın, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “İlişkide duygusal olarak regüle edilmek, yönlendirilmek ve taşınmak isterler. Kadının bu rolü üstlenmesi ise, erkeğin bireysel gelişimini ve ilişki içinde eşit sorumluluk alma becerisini zayıflatır. Kadın açısından ise bu dinamik uzun vadede ağırdır. Başlangıçta kontrol duygusu ve işe yararlık hissi verse de zamanla yorgunluk, tükenmişlik, değersizlik ve hatta cinsel isteksizlik gibi sonuçlar doğurabilir. Çünkü psikolojik olarak, birine ebeveynlik yaptığınızda, o kişiye karşı romantik veya erotik bir çekim hissetmeniz giderek zorlaşır. Duygusal yükü sürekli üstlenen kadınlar, ilişkide yalnızlık duygusuyla da baş başa kalabilir.”

    Sağlıklı ilişki, iki yetişkinin birbirini desteklediği ama taşımadığı ilişkidir!

    Türkiye gibi toplulukçu kültürlerde bu durumun daha görünür hale gelebileceğini ifade eden Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, “Çünkü burada kadınlara küçük yaşlardan itibaren ‘idare eden, toparlayan, fedakâr olan’ roller biçilmiştir. Aynı zamanda erkek çocuklarının fazla el üstünde tutulduğu, sorumlulukla değil, ‘hakla’ büyütüldüğü aile yapılarında, bu dinamikler ilişkilere kolayca sızar.” dedi.

    Bu tabloyu değiştirebilmek için önce farkındalık gerektiğinin altını çizen Taşkın, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Kadınlar kendilerine sormalılar; ‘Ben bu ilişkide partnerimle eşit miyim, yoksa onun hayatını yöneten bir figür müyüm?’, ‘Yük paylaşımı var mı, yoksa sadece ben mi taşıyorum?’, ‘Bir partner mi arıyorum, yoksa bir çocuk mu büyütüyorum?’. Sağlıklı bir ilişki, iki yetişkinin birbirine alan tanıdığı, destek verdiği ama birbirini taşımadığı ilişkidir. Sınırlar koymak, rollerin farkında olmak ve gerektiğinde duygusal emek paylaşımını talep etmek, ilişkinin sürdürülebilirliği açısından kritiktir. Unutmayalım ki sevgi vermek bir seçimdir, ama bakım emeği vermek bir sorumluluktur ve bu sorumluluk çift yönlü olmalıdır.”

    Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, ilişkilerde kadının 'dadı' rolünü üstlenmesinin psikolojik dengesizliğe yol açtığını vurguluyor. Bu durum, kadınların tükenmişlik ve yalnızlık hissetmesine neden olurken, erkeklerin de gelişimini olumsuz etkiliyor. Taşkın, sağlıklı bir ilişkinin iki yetişkinin birbirini desteklediği, ancak birbirini taşımadığı bir ilişki olduğunu belirtiyor. Kadınların bu durumun farkına varması, sınırlar koyması ve duygusal emek paylaşımını talep etmesi gerektiğini vurguluyor. Makale, ilişkilerde bu dinamiklerin farkında olunması ve sağlıklı sınırlar çizilmesi gerektiğinin önemini vurgulayarak, okuyuculara ilişkilerini gözden geçirme fırsatı sunuyor.

    BENZER HABER
    İlk Yorumu Sen Yaz
    code