13 Ocak 2026 Salı
DOLAR 43.17 ₺
EURO 50.29 ₺
STERLIN 58.01 ₺
G.ALTIN 6,396.56 ₺
BTC 91,092.18 $
ETH 3,095.17 $
BİST 0.00

    Metal Sektöründe Alarm Zilleri Çalıyor: MESS'ten "Çarklar Durmasın" Acil Çağrısı!

    Ekonomi 18
    Yayınlama: 13 Ocak 2026 Salı 17:16 Kaynak: Kapsül Haber Ajansı

    Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS), toplu iş sözleşmesi müzakerelerinde sendikalara kritik bir çağrı yaptı: "Üretim zorlu bir dönemden geçiyor, çarklar durmasın!" Müzakerelerin arabuluculukla da sonuçsuz kalmasıyla sektörde gerilim artıyor.

    Metal Sektöründe Alarm Zilleri Çalıyor: MESS'ten

    Türkiye'nin sanayi devi metal sektörü, kritik bir eşikte. Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS), sendikalara yaptığı çağrıyla "Üretimin ve istihdamın korunması için çarklar durmasın" mesajını net bir şekilde iletti. Yüz elli binden fazla çalışanı doğrudan ilgilendiren MESS Grup Toplu İş Sözleşmesi müzakereleri, 60 günlük yasal sürecin ve arabuluculuk döneminin anlaşmasızlıkla sonuçlanmasıyla çıkmaza girdi. MESS, zorlu ekonomik koşullara ve tarihi zirvelere ulaşan işgücü maliyetlerine rağmen, refahın ve rekabetçiliğin sürdürülmesi adına tüm imkanlarını zorlayarak tekliflerini revize ettiğini belirtiyor. İşçi olmadan işveren, işveren olmadan işçi olmayacağı düsturuyla hareket eden MESS, tüm tarafları masada sağduyulu bir çözüme davet ediyor. Sektörün "Tamam mı, Devam mı" senesi olarak nitelendirilen bu dönemde alınacak kararlar, geleceğimizi derinden etkileyecek.

    Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS), MESS Grup Toplu İş Sözleşmesi müzakerelerinde muhatabı Türk Metal, Birleşik Metal-İş ve Özçelik-İş Sendikalarına, “Üretim zorlu bir dönemden geçiyor. Bu dönemde fabrikalarımıza da işçimize de birlikte sahip çıkalım. Çarklar durmasın” çağrısında bulundu.

    Metal sektöründe 150 binden fazla çalışanı ilgilendiren MESS Grup Toplu İş Sözleşmesi görüşmeleri 13 Ekim 2025 tarihinde başlamıştı. Altmış günlük yasal müzakere sürecinde anlaşma sağlanamayınca, uyuşmazlık tutanağı tutularak süreç arabulucuya taşınmıştı. Arabuluculuk süreci de anlaşma sağlanamadan sona erdi.

    MESS tarafından yapılan basın açıklamasında, “Türkiye’nin en köklü işveren sendikası olarak, üyelerimizin ve çalışma arkadaşlarımızın kalıcı refahı için, üretimin ve istihdamın korunması için, çalışma barışı için, sanayimiz ve ülkemiz için çalışmalarımıza devam ediyoruz.

    Bu doğrultuda, hatırlanacağı üzere daha evvel MESS olarak zor zamanlarda her daim işçilerimizin yanlarında olduk. Ara dönemde yapılan ücret düzeltmeleri ve kıdem zamları, sözleşme imzası öncesi yapılan avans ödemesi, özel sağlık sigortası, çalışma arkadaşlarımızın çocuklarına burs gibi birçoğu halen ülkemizde ilk ve yeni birtakım uygulamalarla, ihtiyaç duyulduğu her zaman taşın altına elimizi koyduk” ifadelerine yer verildi.

    Açıklamada, MESS üyelerinin sektörde örnek gösterilen yan hak ve sosyal yardımlara sahip, işçisine en değer veren kurumlar arasında yer aldığı belirtilerek;

    “MESS olarak bugüne kadar daima işçilerimizi ön planda tuttuk. İkramiye, sağlık sigortası, çocukları için karşılıksız burs, ailelerle birlikte ücretsiz tatil, kanuni sürelerin üzerindeki fazla mesai ücretleri, yakacak yardımı, yıllık izin yardımı, Kurban Bayramı yardımı, Ramazan Bayramı yardımı, öğrenim ve çocuk yardımı, mevzuatın üzerinde yıllık izin hakları, askerlik, evlenme ve doğum yardımı gibi sektörde örnek gösterilen birçok sosyal yardımı uygulamaya aldık” denildi.

    “Tamam mı, Devam mı” Senesi

    Açıklamada imalat sanayi ve bunun en önemli parçası olan üyelerinin son dönemde mevcut maliyetleri yönetmekte zorlanır hale geldiği vurgulanarak; “İmalat sanayinde işgücü maliyetleri döviz bazında tarihi zirvelere ulaşmıştır. İşçilik giderlerinin toplam işletme giderleri içindeki payı son yıllarda kademeli olarak artış göstermiş ve bu işgücü maliyeti seviyesi ile sanayimiz, üretim ve ihracat bakımından rekabette zorlanmaktadır. İlave olarak, kayıt dışı çalışan işletmeler ve sendikal örgütlü olmayan işyerleri ile maliyet farkları sebebiyle, koşullar zorlu hale gelmiştir. Global gelişmelerin de etkisiyle, ana sanayi ve yan sanayi, beyaz eşya ve demir-çelik gibi imalat sanayinin lokomotifi sektörlerde çarklar yavaşlamıştır. Çalışma arkadaşlarımızın da durumunun farkındayız. Ancak, içinde bulunulan koşullarda sanayicimiz üretime ve ihracata devam etmekte zorluklar yaşamaktadır.” saptaması yapıldı.

    Açıklama şöyle devam etti:

    “Önceki yıllardan çok daha zor bir müzakere süreci yürütülürken, sosyal diyaloğu ve istişare kültürünü artırmak, çalışma barışını bozmadan yapıcı yaklaşımlar sergilemek ve bu dönemi en az hasarla kapatmaya çalışmak; hepimizin önceliğidir.

    Bu çerçevede, müzakerelere başlamadan çok önce, yıl boyunca muhatabımız üç işçi sendikasına, işverenlerin içinde bulunduğu zorlu koşulları ayrıntılarıyla anlattık. Müzakereler sırasında da bu hususları ve sanayicinin bir can suyuna ihtiyaç duyduğunu tekrar tekrar vurguladık. Her fırsatta, muhatap işçi sendikalarına sanayimizin durumunu göz önünde bulundurmaları amacıyla samimi çağrıda bulunarak, sanayinin “Tamam mı, Devam mı” senesi olan bu dönemde, sağduyulu bir yaklaşıma davet ettik.

    Bu doğrultuda, işlerin ve istihdamın devamlılığı, ülkemizin rekabetçiliğinin korunması ve fabrikaların ayakta kalabilmesi için birinci 6 aya ilişkin %10 olarak önerdiğimiz ücret zammı teklifimizi, tüm imkanlarımızı zorlamak suretiyle, iki kez revize ederek %18’e kadar artırdık. Bu zam oranı sadece 6 aylık olup, üzerine ikinci 6 aylık zam oranı ilave gelecektir. Ayrıca yıllık %25 olarak önerdiğimiz sosyal yardımlara ilişkin artış teklifimizi de %33 seviyesine çıkardık. Yaptığımız nihai tekliften sonra çalışma arkadaşlarımızın ortalama gelirinin brüt 87.000 TL seviyelerine ulaşacağını belirtmek isteriz. Yaklaşık enflasyon öngörüleri doğrultusunda, üzerine ikinci 6 aylık zam geldiğinde, bu tutar brüt 97.000 TL seviyelerine ulaşacaktır.

    İşçi olmadan işveren olmaz, işveren olmadan işçi olmaz.

    Ülkemizde ve çalışma yaşamında köklü bir geçmişe sahip olan muhatap işçi sendikalarımızın da ellerini taşın altına koymadığı takdirde, bu sürecin sağlıklı bir şekilde yönetilmesi mümkün olmayacaktır. MESS olarak her zaman ‘İşçi olmadan işveren olmaz, işveren olmadan işçi olmaz’ düsturuyla hareket ediyoruz. Yıl boyunca ve müzakereler süresince sanayimizin içinde bulunduğu zor koşulları tekrar tekrar anlattığımız muhatap işçi sendikalarının da tekliflerimizi değerlendirirken sağduyulu hareket edeceğine dair inancımızı koruyoruz. İmzalanacak Toplu Sözleşme ile sanayimizin, işçilerimizin refahını sürdürebilecek ve ülkemizi daha ileriye taşıyabilecek günlerine tekrar kavuşması için var gücümüzle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu çerçevede, sürecin masa başında sonuçlanması amacıyla her türlü çabayı sarf etmeye devam edeceğiz.”

    Metal sektöründeki yaklaşık 150 bin çalışanı ilgilendiren MESS Grup Toplu İş Sözleşmesi görüşmeleri, Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) ile Türk Metal, Birleşik Metal-İş ve Özçelik-İş Sendikaları arasında kilitlendi. 13 Ekim 2025'te başlayan müzakereler ve sonrasında devreye giren arabuluculuk süreci de tarafları anlaşmaya taşıyamadı. MESS, açıklamasında üretimin ve istihdamın devamlılığı için sendikalara "Çarklar durmasın, fabrikalarımıza ve işçimize birlikte sahip çıkalım" çağrısında bulundu. Sendika, geçmiş dönemlerde de işçilerine yönelik sunduğu özel sağlık sigortası, burs ve çeşitli sosyal yardımlarla sektörde örnek teşkil ettiğini vurguladı. Mevcut ekonomik tablo altında, döviz bazında tarihi zirvelere ulaşan işgücü maliyetleri ve global gelişmelerin etkisiyle yavaşlayan üretim çarkları, MESS üyelerini zorlamakta. Bu kritik süreçte MESS, ilk 6 aya ilişkin ücret zammı teklifini iki kez revize ederek %10'dan %18'e, sosyal yardımlardaki artış teklifini ise %25'ten %33'e çıkardığını açıkladı. Yapılan son tekliflerle çalışma arkadaşlarının ortalama brüt gelirinin 87.000 TL seviyelerine, ikinci 6 aylık zamla birlikte ise 97.000 TL'ye ulaşacağı öngörülüyor. MESS, "İşçi olmadan işveren olmaz, işveren olmadan işçi olmaz" prensibiyle hareket ederek, sendikaları sağduyulu bir yaklaşımla masada uzlaşmaya davet etti. Bu uzlaşmanın hem işçi refahı hem de ülke sanayisinin rekabet gücü açısından hayati önem taşıdığına dikkat çekildi.

    BENZER HABER
    İlk Yorumu Sen Yaz
    code