23 Şubat 2026 Pazartesi
DOLAR 43.84 ₺
EURO 51.76 ₺
STERLIN 59.26 ₺
G.ALTIN 7,276.86 ₺
BTC 67,942.66 $
ETH 1,972.05 $
BİST 0.00

    Ömer Karadeniz'den Kritik Uyarı: 'Made in Europe' Türkiye İçin Hem Risk Hem Büyük Fırsat!

    Ekonomi 17
    Yayınlama: 22 Şubat 2026 Pazar 10:02 Kaynak: Kapsül Haber Ajansı

    Avrupa'nın 'Made in Europe' kriterleri, Türkiye'yi yeni bir rekabet dönemine sokuyor. PLASFED Başkanı Ömer Karadeniz, bu sürecin hem büyük fırsatlar hem de maliyet riskleri barındırdığını vurguladı!

    Ömer Karadeniz'den Kritik Uyarı: 'Made in Europe' Türkiye İçin Hem Risk Hem Büyük Fırsat!

    Avrupa Birliği'nin sanayi politikalarında çığır açan 'Made in Europe' yaklaşımı, küresel ticaret dengelerini yeniden şekillendiriyor. Bu yeni dönem, sadece Avrupa içinde üretimi güçlendirmekle kalmıyor, aynı zamanda Türkiye gibi önemli ihracatçı ülkeler için de stratejik bir yol ayrımı yaratıyor. Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Başkanı Ömer Karadeniz, bu kapsamlı dönüşümün Türkiye sanayisi için hem büyük fırsatlar hem de göz ardı edilemeyecek riskler barındırdığını açıkladı. Peki, Türkiye bu iddialı dönüşüm rüzgarında nasıl konumlanmalı? Gümrük Birliği'nin akıbetinden sürdürülebilirlik standartlarına kadar pek çok başlığı etkileyecek bu süreçte, Türk firmaları rekabet avantajı elde etmek için hangi adımları atmalı?

    Avrupa’nın “Made in Europe” kriterleri, üretimden enerji kullanımına kadar geniş kapsamlı bir dönüşümü zorunlu kılıyor. Türkiye açısından bu süreç, bir yandan yeni ihracat fırsatları sunarken diğer yandan uyum sağlanmadığı takdirde artabilecek maliyet risklerini de beraberinde getiriyor. Plastik Sanayicileri Federasyonu Başkanı Ömer Karadeniz, söz konusu dönüşümün Türkiye için hem riskleri hem de önemli fırsatları aynı anda barındıran yeni bir rekabet dönemine işaret ettiğini belirtti. 

    Avrupa sanayi politikalarının merkezine yerleşen “Made in Europe” yaklaşımı, üretimden enerji kullanımına, tedarik zincirlerinden kamu alımlarına kadar geniş kapsamlı bir dönüşümü beraberinde getiriyor. Avrupa içinde üretimi güçlendirmeyi hedefleyen bu yeni çerçevenin, Türkiye’nin ihracat yapısı ve sanayi rekabeti açısından önemli sonuçlar doğurması bekleniyor. Bu nedenle süreç, Türkiye sanayisi açısından hem dikkatle izlenmesi gereken bir risk alanı hem de stratejik fırsatlar barındıran yeni bir dönem olarak değerlendiriliyor.

    Plastik Sanayicileri Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, Avrupa Birliği’nin sanayide yerli üretimi güçlendirmeyi hedefleyen “Made in Europe” yaklaşımının, üretim koşullarından enerji kullanımına ve tedarik zincirlerine kadar geniş bir etki alanı oluşturduğunu belirtti. Karadeniz, Avrupa içinde üretimi güçlendirmeyi hedefleyen bu yeni çerçevenin Türkiye’nin ihracat yapısı ve sanayi rekabeti açısından önemli sonuçlar doğuracağını ifade etti.

    “Doğru strateji Türkiye için yeni fırsatlar yaratabilir”

    Avrupa pazarına erişimin giderek daha fazla sürdürülebilirlik, yerelleşme ve üretim standartlarına uyumla ilişkilendirildiğini vurgulayan Karadeniz, “Uyum sağlayan firmalar rekabet avantajı elde edecek, uyum sağlayamayanlar ise maliyet artışı ve pazar kaybı riskiyle karşılaşacak” dedi.

    Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı ve esnek sanayi yapısıyla bu dönüşüme uyum sağlayabilecek potansiyele sahip olduğunu belirten Karadeniz, kamu ve özel sektörün eşgüdüm içinde hareket etmesinin kritik önem taşıdığını kaydetti. Doğru strateji ve zamanında atılacak adımlarla sürecin Türkiye için yeni ihracat fırsatları yaratabileceğini söyledi.

    “Türkiye’siz Avrupa sanayisi eksik kalır”

    Türkiye’nin Avrupa değer zincirleri içindeki rolünün stratejik nitelik taşıdığına dikkat çeken Karadeniz, üretim ağlarının bütünlüğünün korunmasının hem bölgesel rekabet hem de tedarik güvenliği açısından hayati olduğunu ifade etti. Türkiye’nin dışarıda kalmasının yalnızca ticari değil, bölgesel ekonomik istikrar açısından da olumsuz sonuçlar doğurabileceğini belirtti.

    “Gümrük Birliği güncellenmeli”

    Çatı kuruluş PLASFED Başkanı bu süreçte en kritik başlıklardan birinin Türkiye ile Avrupa arasındaki ekonomik entegrasyonun güçlendirilmesi olduğunu söyledi. Mevcut iş birliği mekanizmalarının günümüz sanayi politikalarıyla uyumlu hale getirilmesinin önemine dikkat çeken Karadeniz, özellikle Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin bu açıdan belirleyici olabileceğini ifade etti. Başkan Karadeniz, şu açıklamalarda bulundu:

    “Ekonomik entegrasyonun derinleştirilmemesi ve Türkiye’nin yeni sanayi politikalarıyla yeterince bütünleşememesi, üretim ağlarında zayıflamalara yol açabilir. Bu durum hem Avrupa’nın rekabet gücünü hem de bölgesel ekonomik uyumu etkileyebilir. Bu nedenle Türkiye’nin yeni sanayi mekanizmalarına daha fazla dahil edilmesi ve ekonomik iş birliğinin ticaret, teknoloji ve sürdürülebilirlik alanlarındaki güncel koşullara uygun şekilde modernize edilmesi önem taşıyor.”

    Avrupa’daki dönüşümün yalnızca üretim politikalarıyla sınırlı olmadığını; yeşil dönüşüm, dijitalleşme, teknoloji yatırımları ve tedarik güvenliği gibi stratejik alanları da kapsadığını belirten Karadeniz, Türkiye’nin bu sürecin dışında değil, aktif bir parçası olarak konumlanmasının kritik olduğunu vurguladı.

    Karadeniz, Türkiye’nin bu dönüşümü yalnızca bir uyum süreci olarak değil, sanayi yapısını güçlendirecek stratejik bir fırsat olarak değerlendirmesi gerektiğini ifade etti.

    Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

    Plastik Sanayicileri Federasyonu Başkanı Ömer Karadeniz'in açıklamalarıyla gündeme gelen 'Made in Europe' stratejisi, Avrupa Birliği'nin yerli üretimi ve sürdürülebilirliği merkeze alan yeni sanayi politikasını işaret ediyor. Bu politika, üretimden enerji kullanımına ve tedarik zincirlerine kadar geniş bir alanda dönüşümü zorunlu kılarken, Türkiye için hem yeni ihracat kapıları aralıyor hem de uyum sağlanmadığı takdirde ciddi maliyet artışları ve pazar kayıpları riskini beraberinde getiriyor. Karadeniz, Türkiye'nin güçlü üretim altyapısıyla bu sürece adapte olabileceğini, ancak kamu ve özel sektör iş birliğiyle doğru stratejilerin belirlenmesinin kritik olduğunu vurguladı. Ayrıca, Türkiye'nin Avrupa değer zincirlerindeki stratejik konumuna dikkat çekerek, Gümrük Birliği'nin güncellenmesinin ve ekonomik entegrasyonun derinleştirilmesinin önemine değindi. Yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve teknoloji yatırımları gibi alanlarda Türkiye'nin aktif rol alması gerektiğini belirten Karadeniz, bu dönemi bir uyum sürecinden ziyade sanayiyi güçlendirecek stratejik bir fırsat olarak değerlendirme çağrısı yaptı.

    BENZER HABER
    İlk Yorumu Sen Yaz
    code