Türkiye sağlık alanında çığır açacak önemli bir adım atıldı! Üsküdar Üniversitesi, vakıf üniversiteleri arasında bir ilki gerçekleştirerek Perfüzyon Doktora Programı'nı hayata geçirdi. Bu program, hızla gelişen perfüzyon teknolojisi alanında sadece uzman değil, aynı zamanda gelecek nesillere yön verecek akademisyenler ve sağlık politikalarına etki edecek danışmanlar yetiştirmeyi hedefliyor. Özellikle yerli ve milli sağlık teknolojilerinin geliştirilmesi misyonuyla yola çıkan program, ülkemizin bu kritik alandaki dışa bağımlılığını azaltmayı amaçlıyor. Hastanelerde hasta güvenliğini en üst düzeye çıkaracak bilimsel yöntemlerin geliştirilmesinden yapay zeka destekli yeni nesil cihaz tasarımlarına kadar geniş bir yelpazede yeniliklere imza atacak bu programın detayları haberimizde sizi bekliyor.
Üsküdar Üniversitesi sağlık bilimleri alanındaki öncü programlarıyla dikkat çekmeye devam ediyor. Vakıf üniversiteleri arasında ilk ve tek olma özelliği taşıyan Perfüzyon Doktora Programı, alanın akademik ve teknolojik gelişimine yön verecek uzmanlar yetiştirmeyi hedefliyor.
Üsküdar Üniversitesi Perfüzyon Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali Kocailik, Perfüzyon Doktora Programı'nın ortaya çıkış sürecini, sağlık alanına sağlayacağı katkıları ve geleceğe yönelik hedeflerini değerlendirdi.
Perfüzyon teknolojisi baş döndürücü bir hızla gelişiyor
Programın hangi ihtiyaçlardan doğduğunu anlatan Prof. Dr. Ali Kocailik, “Perfüzyon teknolojisi dünyada baş döndürücü bir hızla gelişiyor. Artık sadece açık kalp ameliyatlarında değil, yapay organlarda ve ileri yaşam destek sistemlerinde de bu bilim dalı hayati bir rol oynuyor. Sektördeki bu hızlı büyüme, en güçlü bilimsel temellerle donatılmış uzman ihtiyacını ve en önemlisi bu uzmanları eğitecek yetkin akademisyen eksikliğini doğurdu. Üsküdar Üniversitesi olarak bu büyük boşluğu doldurmak amacıyla Türkiye’de vakıf üniversiteleri arasında ilk ve tek olan doktora programımızı hayata geçirdik.” dedi.
Perfüzyonistler artık hastanın hayata tutunma mücadelesinin merkezinde
Kalp ve damar cerrahisi ile yoğun bakım süreçlerinde perfüzyon uzmanlarının rolünün son yıllarda önemli ölçüde değiştiğine dikkat çeken Prof. Dr. Ali Kocailik, “Eskiden perfüzyonistler sadece ameliyathanede, kalp-akciğer makinesini yöneten teknik uzmanlar olarak görülüyordu. Bugün ise kritik yoğun bakım süreçlerinde, ECMO adını verdiğimiz yapay akciğer ve kalp destek sistemlerinin yönetiminde, yani hastanın hayata tutunma mücadelesinin tam merkezinde yer alıyorlar. Rolleri, teknik bir görevden multidisipliner bir klinik ortaklığa dönüştü.” diye konuştu.
Yerli ve milli sağlık teknolojilerinin geliştirilmesi hedefleniyor
Programın sağlık hizmetleri ve klinik araştırmalar açısından önemli katkılar sağlayacağını vurgulayan Prof. Dr. Kocailik, “Doktora programımız sayesinde ameliyathanelerde ve yoğun bakımlarda tamamen kanıta dayalı, yani bilimsel olarak doğruluğu kanıtlanmış yöntemler geliştirilecek. Bu da doğrudan tıbbi hata risklerini minimuma indirerek hasta güvenliğini en üst seviyeye çıkaracak. Ayrıca yerli ve milli sağlık teknolojilerinin geliştirilmesi için klinik araştırmalara öncülük edeceğiz.” şeklinde konuştu.
Yapay zekâ ve dijital sağlık perfüzyon uygulamalarını dönüştürüyor
Geleceğin perfüzyon uygulamalarına dikkat çeken Prof. Dr. Kocailik, şöyle konuştu:
“Öncelikli konularımız yapay organ teknolojileri, yeni nesil cihaz tasarımları ve hasta güvenliği protokolleridir. Günümüzde yapay zekâ ve dijital sağlık, perfüzyon uygulamalarını tamamen değiştiriyor. Akıllı sensörler ve veri analitiği sayesinde ameliyat esnasında hastanın tüm hayati verilerini anlık olarak tahmin edebiliyor ve riskleri önceden öngörebiliyoruz. Doktora programımız tam da bu yeni nesil teknolojileri üretecek beyinleri yetiştirecek.”
Türkiye’yi perfüzyon biliminde söz sahibi bir merkez haline getirmeyi hedefliyoruz
Prof. Dr. Ali Kocailik, Türkiye'nin bu alandaki bilimsel gücünü artırmayı amaçladıklarını söyleyerek, sözlerini şöyle tamamladı:
“Mezunlarımız sadece hastanelerde klinik liderler olmakla kalmayacak; üniversitelerde yeni nesilleri yetiştirecek akademisyenler ve sağlık politikalarına yön veren danışmanlar olacaklar. Bu programla amacımız, Türkiye’yi perfüzyon biliminde dünyada söz sahibi bir akademik merkez haline getirmektir. Kısacası, perfüzyonun kalbi Üsküdar’da atıyor ve geleceğin sağlık liderleri burada yetişiyor.”
Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı
Üsküdar Üniversitesi'nin öncü Perfüzyon Doktora Programı, Türkiye'yi perfüzyon biliminde global bir merkez haline getirme vizyonuyla büyük bir adım olarak öne çıkıyor. Prof. Dr. Ali Kocailik'in açıklamalarıyla programın temelleri, perfüzyon teknolojisindeki baş döndürücü gelişmelere ve artan uzman ihtiyacına dayanıyor. Eskiden sadece teknik bir rolü olan perfüzyonistler, artık yapay organ ve ileri yaşam destek sistemleri (ECMO) gibi kritik yoğun bakım süreçlerinde hastaların hayatta kalma mücadelesinin merkezinde yer alıyor. Programın en dikkat çekici hedeflerinden biri, yerli ve milli sağlık teknolojilerinin geliştirilmesi ve bu alanda klinik araştırmalara öncülük etmek. Yapay zeka ve dijital sağlık uygulamalarının entegrasyonuyla geleceğin perfüzyon teknolojilerini şekillendirecek beyinler yetiştirmeyi amaçlayan Üsküdar Üniversitesi, mezunlarının sadece klinik liderler değil, aynı zamanda yeni nesilleri yetiştiren akademisyenler ve sağlık politikalarına yön veren danışmanlar olmasını hedefliyor. Kısacası, bu programla Türkiye'nin sağlık alanındaki bilimsel gücü artırılırken, hastaların daha güvenli ve etkili tedavi süreçlerine kavuşması sağlanacak.