Türkiye'de şeker piyasasını yakından ilgilendiren yeni dönem şeker kotaları resmiyet kazandı. 4634 sayılı Şeker Kanunu çerçevesinde belirlenen kotalar, hem üreticileri hem de tüketicileri etkileyecek önemli değişiklikler içeriyor. Pancar şekeri ve nişasta bazlı şeker için ayrı ayrı belirlenen kotalar, piyasadaki dengeleri nasıl etkileyecek? Üretim miktarlarındaki bu yeni düzenleme, fiyatlara nasıl yansıyacak? İşte şeker piyasasında yeni dönemin detayları ve merak edilen tüm soruların cevapları...
4634 sayılı Şeker Kanunu’nun 3. maddesi uyarınca alınan karara göre, ülke toplam A kotası 2 milyon 910 bin ton olarak belirlendi.
Karar kapsamında, pancar şekeri A kotası 2 milyon 837 bin 250 ton, B kotası ise bunun yüzde 5’i oranında 141 bin 863 ton olarak tespit edildi.
Nişasta bazlı şeker kotası ise ülke toplam A kotasının yüzde 2,5’ine karşılık gelen 72 bin 750 ton olarak kararlaştırıldı.
Ayrıca, pancar şekeri A ve B kotaları ile nişasta bazlı şeker A kotası miktarları şirketler bazında detaylandırıldı. Nişasta bazlı şeker şirketlerinin, tahsis edilen kotanın en az yüzde 50’sini glukoz olarak kullanacağı belirtildi.
Resmi Gazete'de yayımlanan kararla birlikte, Türkiye'nin toplam A kotası 2 milyon 910 bin ton olarak belirlendi. Bu kotanın büyük bir kısmı pancar şekerine ayrılırken, nişasta bazlı şekerin payı ise toplam A kotasının yüzde 2,5'i olarak sınırlandırıldı. Pancar şekeri A kotası 2 milyon 837 bin 250 ton, B kotası ise 141 bin 863 ton olarak tespit edildi. Nişasta bazlı şeker kotası ise 72 bin 750 ton olarak kararlaştırıldı. Ayrıca, nişasta bazlı şeker şirketlerinin, tahsis edilen kotanın en az yarısını glukoz olarak kullanma zorunluluğu getirildi. Bu yeni düzenlemelerle şeker piyasasında daha dengeli bir üretim ve tüketim yapısının hedeflendiği belirtiliyor.