Küresel çapta makroekonomik dalgalanmalar ve jeopolitik belirsizlikler, sigorta sektörünü benzeri görülmemiş bir dönüm noktasına taşıyor. EY Küresel Sigorta Görünümü 2026 Araştırması, geleneksel iş modellerinin ötesine geçme ve radikal dönüşümleri kucaklama çağrısı yapıyor. Rapora göre, sigorta şirketlerinin 2026 ve sonrasında ayakta kalabilmesi için büyüme stratejilerini yeniden tanımlaması, yapay zekâya odaklanması ve maliyet disiplinini ön planda tutması şart. Ayrıca, özel sermaye ile stratejik iş birlikleri kurmak ve kurum kültürünü teknolojiye adapte etmek de rekabet avantajı sağlamanın anahtarı olacak. Bu kritik bulgular, sektör liderlerine yeni bir yol haritası sunarken, geleceğin sigortacılık dinamiklerini şimdiden şekillendiriyor.
EY Küresel Sigorta Görünümü 2026 Araştırması’na göre, küresel çapta makroekonomik ve jeopolitik belirsizliklerin arttığı ortamda sigorta şirketlerinin büyümeyi ve kârlılığı sürdürebilmesi için geleneksel yaklaşımların ötesine geçmesi gerekiyor. Araştırma, maliyet disiplininin kritik önem taşıdığı dönemlerde elde edilen tasarrufların dönüşüm ve büyüme stratejilerine yönlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor. Ayrıca yapay zekâ stratejilerinin yenilenmesi, özel sermaye ile daha güçlü iş birlikleri ve dönüşümü destekleyen bir kurum kültürü ise rekabet avantajını belirleyecek öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor.
Uluslararası danışmanlık, denetim, güvence, vergi, kurumsal finansman ve strateji hizmetleri şirketi EY’ın her sene yayımladığı, Küresel Sigorta Görünümü Araştırması’nın yeni versiyonu sigorta şirketlerinin 2026 yılı ve sonrasında başarıya ulaşabilmesi için beş temel alana odaklanması gerektiğini ortaya koyuyor.
1. Büyüme stratejilerinin yeniden tanımlanması gerekiyor
Geleneksel büyüme yollarının sınırlı kaldığı günümüzde sigorta şirketlerinin işlerini büyütmek için; birleşme ve satın alma (M&A) işlemlerini stratejik bir araç olarak değerlendirmesi gerekiyor. Bu kapsamda özellikle belirli teknolojilere ve yetkinliklere erişim, dikey entegrasyon ve ölçek ekonomisi oluşturma hedefiyle tasarlanan işlemler öne çıkıyor.
Araştırmaya göre, sigorta şirketlerinin stratejik bir yol haritası belirleyerek, rekabet avantajı sağlayabilecekleri ürün, segment ve bölgelere odaklanması önem taşıyor. Aynı zamanda ana faaliyet alanı dışındaki varlıkların elden çıkarılmasıyla oluşturulan sermayenin, daha yüksek büyüme potansiyeli taşıyan alanlara yönlendirilmesi de büyümeyi hızlandırıyor. Sigorta şirketlerinin, birden fazla pazar ve ürün kategorisinde gelir artışı hedeflemek yerine, rekabet avantajlarının en yüksek olduğu alanları titizlikle değerlendirmesi gerekiyor.
2. Yapay zeka ile uzun vadeli değere odaklanılması önem taşıyor
Sigorta şirketleri, yapay zekâ yatırımlarını artırmış olsa da verimlilik artışının ötesinde dönüştürücü etkinin henüz sınırlı kalmış olduğu görülüyor. Araştırma, yapay zekânın şirketlere önemli ölçüde değer kazandırabilmesi için müşteri deneyiminin yeniden tasarlanması, dinamik sigortalama modellerinin geliştirilmesi ve daha çevik karar alma süreçlerinin kurulması gerektiğini vurguluyor.
Araştırma kapsamında sigortacılık sektöründeki CEO’ların yanıtlarına göre, önümüzdeki 1 yıl içinde finansal hedeflere ulaşmanın önündeki en büyük zorlukların ise teknolojik dönüşüm ve yapay zekâ entegrasyonu olduğu görülüyor. Bu doğrultuda, veri kalitesi, güvenlik ve erişilebilirlik sorunlarının ele alınması önem taşıyor. Bununla birlikte, önümüzdeki dönemde ileri yapay zekâ teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla, müşterilere daha etkin hizmet sunmak amacıyla yeni süreç ve iş akışlarınının, yeni yetkinliklerin, iş yapış biçimlerinin de köklü biçimde değişmesi bekleniyor. Ancak bu dönüşüm, yalnızca teknolojik değil; stratejik ve operasyonel esneklik gerektiriyor.
3. Belirsiz ve değişken piyasa koşullarına hazırlıklı olunması gerekiyor
Araştırma; sigortacılık sektöründe küresel çapta prim büyümesinin yavaşlamasının, artan maliyetlerin ve dalgalı faiz oranlarının kâr marjları üzerinde baskı oluşturabileceğini, jeopolitik gelişmeler ve düzenleyici farklılıkların da belirsizliği artırabileceğini gösteriyor. Bu noktada maliyet optimizasyonu ön plana çıkıyor; ancak araştırma, sigorta şirketleri için kontrolsüz kesintilerin uzun vadeli büyüme potansiyelini zayıflatabileceğine dikkat çekiyor.
Ayrıca araştırmada maliyet yönetiminin doğru kurgulanmasının dijital dönüşüm ve ürün inovasyonu için kaynak sağlayabileceği belirtilirken; otomasyon, yönetilen hizmetler ve küresel yetkinlik merkezleri gibi modellerin, yalnızca maliyet avantajı değil, aynı zamanda operasyonel esneklik de sağlayarak rekabet gücünü artırabileceği vurgulanıyor.
4. Özel sermaye ile stratejik iş birlikleri fırsatlarının değerlendirilmesi gerekiyor
Araştırma sonuçlarına göre; özel sermaye ve alternatif sermaye sağlayıcılarının sigortacılık sektöründeki etkisi giderek artıyor. Bu aktörler, ürün tasarımı, risk transferi ve sermaye yönetiminde yenilikçi yaklaşımlar geliştirerek sektörde dönüşümü hızlandırıyor.
Mevcut sigorta şirketlerinin özel sermaye sağlayıcılarıyla iş birliği yapması için güçlü nedenler bulunuyor. Araştırmada sigorta şirketleri için asıl soru; “özel sermaye sağlayıcılarıyla iş birliği yapıp yapmamak değil, bunu nasıl ve hangi modelle gerçekleştirecekleri” olarak öne çıkıyor. Bu noktada doğru ortaklıkların; bilanço yönetimi, analitik yetkinlikler ve sermaye verimliliği açısından önemli fırsatlar sunabileceği belirtiliyor.
5. İş gücünün ve kurum kültürünün dönüşmesi kritik önem taşıyor
Teknoloji odaklı dönüşüm, iş gücü yapısında da köklü değişim gerektiriyor. Ancak araştırmada, sigorta şirketlerinin veri bilimi, yapay zekâ mühendisliği, siber risk ve deneyim tasarımı gibi alanlarda yetkin insan kaynağına erişimde zorlandığı belirtiliyor. Bu nedenle; yeniden beceri kazandırma programları, esnek istihdam modelleri ve üçüncü taraf iş birlikleri daha kritik hale geliyor. Aynı zamanda, çalışan bağlılığının güçlendirilmesi ve değişim sürecinin şeffaf yönetilmesi, dönüşümün başarısı açısından belirleyici rol oynuyor.
EY Türkiye Şirket Ortağı ve Finansal Hizmetler Sektör Lideri Levent Atakan araştırma ile ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi:
“EY Küresel Sigorta Görünümü 2026 Araştırması, sigortacılık sektörünün önemli bir dönüşüm eşiğinde olduğunu ortaya koyuyor. Üst düzey yöneticiler ve yönetim kurulları için önümüzdeki dönemin temel gündemi, değişimi doğru okumak ve stratejileri bu yeni dinamiklere göre yeniden şekillendirmek olacak. Mega trendlerin tetiklediği; hızlı ve birbirine bağlı dönüşüm dalgası, iş yapış biçimlerini ve sektörün değer zincirini yeniden tanımlıyor. Makroekonomik gelişmeler, jeopolitik dinamikler, artan rekabet, yeni sermaye akışları ve dönüştürücü teknolojiler sektör için yeni sorumluluklar oluşturuyor. Bu ortamda başarılı olacak şirketler; dijital dönüşümü hızlandıran, yapay zekâ ve veri odaklı karar alma süreçlerini güçlendiren ve inovasyonu stratejilerinin merkezine koyanlar olacak. Ayrıca araştırma, belirsizlik dönemlerinin yalnızca risk değil, aynı zamanda stratejik dönüşüm için önemli bir fırsat sunduğunu ortaya koyuyor. Sigorta şirketleri; disiplinli sermaye tahsisi, yenilenen yapay zekâ stratejileri, doğru ortaklıklar ve güçlü bir kurum kültürüyle 2026 ve sonrasında rekabet avantajı elde edebilir.”.
Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı
EY Küresel Sigorta Görünümü 2026 Araştırması, sigorta sektörünün hızla değişen küresel dinamikler karşısında nasıl bir yol izlemesi gerektiğini detaylı bir şekilde ortaya koyuyor. Rapora göre, makroekonomik belirsizlikler ve jeopolitik gelişmelerin arttığı bu dönemde sigorta şirketlerinin büyümeyi ve kârlılığı sürdürmesi için beş temel alana odaklanması gerekiyor. Bu alanlar; büyüme stratejilerinin yeniden tanımlanması, yapay zekâ ile uzun vadeli değer yaratılması, belirsiz piyasa koşullarına hazırlık, özel sermaye ile stratejik iş birliklerinin değerlendirilmesi ve iş gücü ile kurum kültürünün dönüşümü olarak belirlenmiştir. Araştırma, maliyet disiplini ile elde edilen tasarrufların stratejik dönüşüm ve büyüme alanlarına yönlendirilmesinin önemini vurgularken, yapay zekânın sadece verimlilik artışı değil, müşteri deneyimini ve sigortalama modellerini dönüştürme potansiyelini öne çıkarıyor. EY Türkiye Şirket Ortağı ve Finansal Hizmetler Sektör Lideri Levent Atakan'ın da belirttiği gibi, başarılı şirketler dijital dönüşümü hızlandıracak, yapay zekâ ve veri odaklı karar alma süreçlerini güçlendirecek ve inovasyonu stratejilerinin merkezine koyacaklar. Bu kapsamlı rapor, sektör liderlerine geleceğin zorluklarını fırsata çevirme ve rekabet avantajı sağlama konusunda net bir perspektif sunuyor.