PowerTitan 3.0, büyük ölçekli yangın testini ilk denemede başarıyla tamamlayarak sistem seviyesindeki güvenliğini doğruladı.
Dünyanın önde gelen fotovoltaik invertör ve enerji depolama sistemi üreticilerinden Sungrow, yeni nesil batarya enerji depolama sistemi (BESS) PowerTitan 3.0'ın büyük ölçekli yangın testini başarıyla tamamladığını açıkladı. Güncel UL 9540A: 2026 ve CSA/ANSI C800-2025 gereklilikleri doğrultusunda gerçekleştirilen testle PowerTitan 3.0, AC block tasarımına sahip ve hücrelerin üst üste konumlandırıldığı mimariyi kullanan sistemler arasında bu testi başarıyla tamamlayan sektörün ilk BESS çözümü oldu.
Küresel ölçekte güvenlik testleri ve sertifikasyon alanında önde gelen bağımsız kuruluşlardan UL Solutions tarafından gerçekleştirilen, yangın güvenliği ve risk mühendisliği alanında uzman Fire Risk Alliance (FRA) tarafından gözlemlenen ve uluslararası yangın güvenliği ve mühendislik danışmanlığı kuruluşu Jensen Hughes'un da yer aldığı testte, PowerTitan 3.0'ın şiddetli bir termal kaçak olayını sistem içerisinde sınırlandırma ve yangının komşu enerji depolama konteynerleri ile orta gerilim trafo merkezine yayılmasını önleme kabiliyeti değerlendirildi.
Gerçek saha koşullarında kapsamlı test
Şebeke ölçekli enerji depolama projelerindeki blok seviyesindeki gerçek kurulum koşullarını yansıtacak şekilde tasarlanan testte, 28,56 MWh kapasiteli, tamamen sıvı soğutmalı PowerTitan 3.0 enerji depolama sistemi ile 7,4 MW gücündeki orta gerilim trafo merkezi (MVS) birlikte test edildi.
Yüksek enerji yoğunluğuna sahip üst üste yerleştirilmiş hücrelerden oluşan bir mimariye sahip PowerTitan 3.0, batarya sistemi ile DC/AC güç dönüştürme ünitesini tek bir 20 feet (yaklaşık 6,1 metre) konteyner içerisinde bir araya getiren entegre AC block mimarisini kullanıyor.
Sistemin güvenlik tasarımını en zorlu koşullarda değerlendirmek amacıyla test yüzde 100 şarj seviyesinde gerçekleştirildi. Yangının başlatıldığı konteyner ile bitişiğindeki konteyner birbirine oldukça yakın, arka arkaya yerleştirilirken, orta gerilim trafo merkezi de test düzeneğine dahil edildi.
Test sırasında aktif yangın söndürme sistemleri ve termal yönetim sistemi devre dışı bırakıldı. Yangının başlatıldığı konteynerin çatısındaki basınç tahliye panelleri de havalandırmayı ve oksijen girişini en üst seviyeye çıkarmak amacıyla tamamen açık bırakıldı. Böylece PowerTitan 3.0'ın herhangi bir aktif müdahale olmadan termal kaçağı kendi sistem tasarımıyla sınırlandırma kabiliyeti test edildi. Test sırasında oluşan duman ve yangın kaynaklı tüm gazlar özel bir arıtma sisteminde toplandı ve işlemden geçirildi. Arıtılmamış dumanın doğrudan çevreye salınmasına izin verilmedi.
1.259,8°C sıcaklığa rağmen termal kaçak yayılmadı
Kesintisiz olarak 7,5 saat boyunca izlenen test sonucunda termal kaçağın yangının başlatıldığı BESS konteynerinden komşu konteynerlere veya orta gerilim trafo merkezine yayılmadığı doğrulandı.
Yangının başlatıldığı A konteynerinde iç sıcaklık 1.259,8°C'ye kadar yükselirken, komşu konteynerlerde ölçülen en yüksek hücre sıcaklığı UL 9540A: 2026 kapsamında termal kaçak için belirlenen eşik değerin altında kaldı.
Yangının yüksek sıcaklığına ve uzun süresine rağmen A konteyneri yapısal bütünlüğünü korudu. Komşu B, C, D ve E konteynerlerinde de herhangi bir deformasyon meydana gelmedi ve yapısal bütünlük korundu. Yangın testinin ardından A konteynerinin de tek parça halinde kaldırılabilecek ölçüde yapısal bütünlüğünü koruduğu gözlemlendi.
Böylece PowerTitan 3.0; tam şarj, yakın yerleşim ve maksimum havalandırma gibi zorlayıcı koşullarda termal olayı başladığı konteyner içerisinde sınırlandırarak olayın birden fazla konteynere yayılan daha büyük ölçekli bir yangına dönüşmesini engelledi. Test sonuçları, yüksek enerji yoğunluğuna sahip yeni nesil enerji depolama sistemlerinde güvenliğin sistem seviyesinde nasıl sağlanabileceğine ilişkin önemli bir doğrulama ortaya koydu.
Üç nesil PowerTitan da yangın testini ilk denemede geçti
PowerTitan 1.0 ve PowerTitan 2.0'ın ardından PowerTitan 3.0'ın da büyük ölçekli yangın testini ilk denemede başarıyla tamamlamasıyla Sungrow, üç ürün neslinden elde edilen termal kaçak ve yangın davranışı verilerini kapsayan kapsamlı bir veri tabanı oluşturdu.
PowerTitan 3.0, fiziksel yangın testi öncesinde Sungrow'un simülasyon platformunda yüzlerce farklı uygulama senaryosu ve çalışma koşulu altında değerlendirildi. Simülasyonlarda öngörülen yangın şiddeti ve gelişim eğilimlerinin fiziksel test sırasında gözlemlenen sonuçlarla yakından örtüşmesi, modelin ekstrem koşullardaki yangın davranışını öngörme kabiliyetini de doğruladı.
Sungrow Enerji Depolama İş Birimi Şebeke Ölçekli Ürün Grubu Genel Müdürü Roger Li, test sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:
"Bu testle güvenlik tasarımımızı gerçek dünyadaki ekstrem koşullar altında doğrulamayı amaçladık. Güvenlik, en başından itibaren ürünün tasarımına dahil edilmek zorunda. Simülasyonlar sistemin nasıl tepki vereceğini öngörmemize yardımcı olurken, büyük ölçekli yangın testleri bu öngörüleri gerçek koşullar altında sınamamızı sağlıyor. Enerji depolama sistemlerinde güvenlik yalnızca batarya hücresinin güvenliğinden ibaret değil. Hücre performansından sistem entegrasyonuna, termal yönetimden yapısal korumaya ve mühendislik tasarımına kadar birçok unsurun birlikte çalışmasının bir sonucu."
UL Solutions Mühendislik Müdürü Benjamin Liu ise, "Sungrow sürece tasarım aşamasında güvenliği merkeze alarak başladı, test öncesi değerlendirmelerle yangının davranışını öngördü ve ardından bu öngörüleri büyük ölçekli yangın testiyle doğruladı. Test sonuçları, sistem tasarımının yangını sınırlandırabildiğini ve yayılmasını önleyebildiğini göstererek olası kayıpların boyutunun önemli ölçüde azaltılabileceğini ortaya koydu" dedi.
Sungrow; tasarım aşamasından başlayan güvenlik yaklaşımını, öngörücü simülasyonları ve büyük ölçekli fiziksel testleri bir araya getirerek enerji depolama sistemlerinde güvenliği ölçülebilir ve doğrulanabilir veriler üzerine inşa ediyor. Bu yaklaşım; proje sahipleri, yatırımcılar, sigorta şirketleri ve acil müdahale ekipleri için yangın risklerinin değerlendirilmesi, acil durum planlarının oluşturulması ve kritik varlıkların proje yaşam döngüsü boyunca korunması açısından daha güçlü bir teknik temel sunuyor.
Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı