7 Mart 2026 Cumartesi
DOLAR 44.08 ₺
EURO 51.21 ₺
STERLIN 59.10 ₺
G.ALTIN 7,301.96 ₺
BTC 68,099.40 $
ETH 1,975.75 $
BİST 0.00

    TÜİK 2025 Kadın İstatistikleri: Türkiye'de Kadınların Yaşam Süresi Uzadı, Eğitim ve İş Hayatında Hangi Değişimler Var?

    Gündem 26
    Yayınlama: 6 Mart 2026 Cuma 14:10 Kaynak: Piha Haber Ajansı

    TÜİK'in 2025 verileri, kadınların yaşam süresinin erkeklerden 5,2 yıl daha uzun olduğunu gösteriyor. Eğitim ve işgücüne katılım oranlarındaki yükselişin yanı sıra, şiddet ve yoksulluk riskine dair çarpıcı detaylar da açıklandı.

    TÜİK 2025 Kadın İstatistikleri: Türkiye'de Kadınların Yaşam Süresi Uzadı, Eğitim ve İş Hayatında Hangi Değişimler Var?

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ait kapsamlı "Kadın İstatistikleri" raporunu kamuoyuyla paylaştı. Bu önemli rapor, Türkiye'deki kadınların demografik yapısından eğitim düzeylerine, işgücüne katılımlarından yaşam sürelerine kadar birçok alanda çarpıcı veriler sunuyor. Rapora göre, kadınların erkeklerden ortalama 5,2 yıl daha uzun yaşadığı belirlenirken, yaşlı nüfustaki kadın oranının yüksekliği dikkat çekiyor. Eğitim seviyeleri yükselen kadınların işgücüne katılım oranları artış gösterse de, ne yazık ki şiddet ve yoksulluk riskine dair endişe verici istatistikler de raporda yer alıyor. Türkiye'de kadınların toplumsal ve ekonomik konumunu anlamak ve geleceğe yönelik politikalar geliştirmek için bu detaylı analizi kaçırmayın.

    TÜİK verilerine göre 31 Aralık 2025 itibarıyla Türkiye’de kadın nüfusu 43 milyon 32 bin 734, erkek nüfusu ise 43 milyon 59 bin 434 kişi oldu. Toplam nüfusun yüzde 49,98’i kadın, yüzde 50,02’si erkeklerden oluşurken, 60 yaş ve üzeri gruplarda kadınların lehine bir denge gözlendi; 60-74 yaş grubunda kadın nüfus oranı yüzde 51,9, 90 ve üzeri yaş grubunda ise yüzde 69,7 oldu.

    YAŞAM SÜRESİ VE SAĞLIKLI YAŞAM

    2022-2024 döneminde doğuşta beklenen yaşam süresi kadınlarda 80,7 yıl, erkeklerde 75,5 yıl olarak ölçüldü; kadınların erkeklerden 5,2 yıl daha uzun yaşadığı görüldü. Sağlıklı yaşam süresi ise kadınlarda 56,3 yıl, erkeklerde 58,9 yıl oldu.

    25 yaş ve üzeri kadınların ortalama eğitim süresi 8,8 yıl olurken, en az bir eğitim düzeyini tamamlayan kadınların oranı yüzde 88,3’e yükseldi. Yükseköğretim mezunu kadınların oranı yüzde 23,6 olarak kaydedildi; annesi yükseköğretim mezunu olan kadınların yüzde 84,4’ü de yükseköğretim mezunu oldu.

    İŞGÜCÜ VE İSTİHDAM

    2024 yılında kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 36,8, istihdam oranı yüzde 32,5 oldu. Eğitim seviyesi yükseldikçe kadınların işgücüne katılımı arttı; yükseköğretim mezunu kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 68,7 olarak ölçüldü. Hanesinde 3 yaş altı çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki kadınların istihdam oranı yüzde 26,9 oldu.

    Kadın büyükelçi oranı yüzde 28,4, kadın milletvekili oranı yüzde 19,9, kadın profesör oranı yüzde 34,9, kadın doçent oranı yüzde 43,3 olarak belirlendi. Üst ve orta düzey yönetici pozisyonlarındaki kadın oranı yüzde 21,5, BİST 50 şirketlerinde kadın yönetim kurulu üyesi oranı yüzde 18,3 oldu.

    ARAŞTIRMA VE GELİŞTİRME (AR-GE)

    Kadın Ar-Ge personelinin oranı yüzde 34,2 oldu. Yükseköğretimde kadın Ar-Ge personel oranı yüzde 47,9, mali ve mali olmayan şirketlerde ise yüzde 28,2 olarak kaydedildi.

    2025 yılında kadınların ortalama ilk evlenme yaşı 26,0, erkeklerde 28,5 olarak ölçüldü. Kadınların yüzde 17,0’sı eşlerinden daha yüksek eğitim seviyesine sahip bulunuyor.

    Kadınların yüzde 28,2’si psikolojik, yüzde 18,3’ü ekonomik, yüzde 12,8’i fiziksel, yüzde 10,9’u ısrarlı takip, yüzde 8,3’ü dijital ve yüzde 5,4’ü cinsel şiddete maruz kaldı. Şiddete maruz kalan kadınların çoğu eş veya birlikte olduğu kişiler tarafından zarar gördü.

    YOKSULLUK VE SOSYAL DIŞLANMA

    2025’te kadınların yüzde 30,1’i yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında bulunurken, erkeklerde bu oran yüzde 25,6 oldu.

    Kadınların yüzde 18,8’i üretken yapay zekayı kullanırken, yükseköğretim mezunu kadınların beyin göçü oranı yüzde 1,6 oldu.

    Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 2025 Kadın İstatistikleri raporu, ülkemizdeki kadınların güncel durumuna ışık tutan önemli bulguları gözler önüne serdi. Raporda, 2025 yılı itibarıyla Türkiye toplam nüfusunun yüzde 49,98'inin kadınlardan oluştuğu, özellikle 60 yaş üzeri gruplarda kadın nüfusunun erkeklere kıyasla daha yoğun olduğu belirtildi. Kadınların doğuşta beklenen yaşam süresi 80,7 yıl ile erkeklerden 5,2 yıl daha uzun iken, sağlıklı yaşam süresi verilerinde ise erkekler öne çıktı. Eğitim alanında ise 25 yaş ve üzeri kadınların ortalama eğitim süresinin 8,8 yıla yükseldiği ve yükseköğretim mezunu kadın oranının yüzde 23,6 olduğu kaydedildi. İşgücüne katılım oranları eğitim seviyesi yükseldikçe artış gösterse de, hanesinde 3 yaş altı çocuğu olan kadınların istihdamda zorlandığı görüldü. Üst düzey yönetim pozisyonları, büyükelçilikler, profesörlük ve Ar-Ge alanlarında kadın temsil oranları yükseliş gösterirken, ne yazık ki kadınlara yönelik psikolojik, ekonomik, fiziksel ve dijital şiddet türlerine maruz kalma oranları ile yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altındaki kadın oranı endişe verici seviyelerde devam ediyor. TÜİK'in bu kapsamlı çalışması, Türkiye'de toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadınların güçlendirilmesi yönündeki çabalara bilimsel bir zemin sağlayarak, gelecek planlamalarına rehberlik edecek nitelikte.

    BENZER HABER
    İlk Yorumu Sen Yaz
    code