2 Eylül 2026 Çarşamba
DOLAR 48.30 ₺
EURO 56.00 ₺
STERLIN 65.18 ₺
G.ALTIN 6,792.15 ₺
BTC 78,737.84 $
ETH 2,472.91 $
BİST 0.00

    TÜRKÇİMENTO: Emisyon Ticaret Sistemi, Sanayinin Yeşil Dönüşümünü Hızlandıracak

    Ekonomi 26
    Yayınlama: Kaynak: Kapsül Haber Ajansı

    TÜRKÇİMENTO: Emisyon Ticaret Sistemi, Sanayinin Yeşil Dönüşümünü Hızlandıracak

    Türk çimento sektörünün çatı kuruluşu TÜRKÇİMENTO, Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) Yönetmeliği’nin yürürlüğe girmesini, Türkiye’nin yeşil dönüşüm ve 2053 net sıfır emisyon hedefleri doğrultusunda önemli bir adım olarak değerlendirdi.

    Sektör, ETS’nin yalnızca yeni bir uyum alanı oluşturmadığını, aynı zamanda düşük karbonlu üretime yönelik yatırımları hızlandırarak Türk sanayisinin küresel rekabet gücünü destekleyecek önemli bir fırsat sunduğunu belirtti.

    TÜRKÇİMENTO CEO’su Volkan Bozay, ETS’nin Türkiye’nin düşük karbonlu ekonomiye geçişinde önemli bir dönüm noktası olduğunu belirterek, “Çimento sektörü olarak Emisyon Ticaret Sistemi’ni bir uyum yükü değil, küresel rekabette öne geçme fırsatı olarak görüyoruz. Dünyada ticaret kuralları ve yeni kalkınma modelleri düşük karbonlu üretim ekseninde yeniden şekilleniyor. Bu dönüşümün dışında kalmak değil, dönüşümün içinde güçlü bir şekilde yer almak zorundayız. ETS’nin de Türkiye sanayisinin bu sürece hazırlanmasında önemli bir araç olacağına inanıyoruz” dedi.

    Bozay, sistemin başarılı şekilde uygulanabilmesi için öngörülebilir, şeffaf ve dengeli bir geçiş sürecinin önemine dikkat çekerek, “Sanayimizin dönüşüm kapasitesini güçlendirecek bir ETS tasarımı, işletmelerin yalnızca emisyonlarını azaltmasını değil, aynı zamanda enerji verimliliği, yenilikçi üretim süreçleri ve düşük karbonlu teknolojilere yatırım yapmasını da teşvik edecektir. Bu nedenle pilot dönemden tam uygulamaya geçişte sektörlerin gerçek koşullarını dikkate alan kıyaslama kriterleri, adil geçiş yaklaşımı ve etkin yatırım destekleri büyük önem taşıyor” diye konuştu.

    “Karbon maliyeti dönüşümün finansmanına dönüşebilmeli”

    ETS’nin en önemli fırsatlarından birinin, karbon fiyatlandırmasından elde edilen kaynakların yeniden yeşil dönüşüme yönlendirilmesi olduğunu vurgulayan Bozay, “Sanayinin dönüşümü ciddi ve uzun vadeli yatırımlar gerektiriyor. Bu nedenle karbon piyasasından elde edilecek gelirlerin iklim değişikliğiyle mücadele, Ar-Ge ve yeşil dönüşüm yatırımlarına aktarılması son derece değerli. Böylece karbon maliyeti yalnızca bir maliyet unsuru olmaktan çıkarak, sanayimizin dönüşümünü finanse eden sürdürülebilir bir kaynağa dönüşebilir” ifadelerini kullandı. ETS gelirlerinin iklim, Ar-Ge ve yeşil dönüşüm projelerinde kullanılabilmesine yönelik düzenlemenin sistemin en dönüştürücü unsurlarından biri olduğu vurgulanıyor.

    Türk çimento sektörü, uzun yıllardır yürüttüğü emisyon izleme ve doğrulama çalışmaları sayesinde ETS’ye teknik ve kurumsal altyapı açısından hazırlıklı sektörlerin başında geliyor. Günlük 500 ton ve üzeri kapasiteli döner fırınlarda klinker üreten tesisleriyle sistemin hem pilot hem de ana uygulama döneminde yer alacak olan sektör, alternatif yakıt ve hammadde kullanımı, enerji verimliliği, atık ısı geri kazanımı ve klinker/çimento oranının azaltılması gibi alanlarda dönüşüm çalışmalarını sürdürüyor. Uzun vadede ise karbon yakalama, kullanma ve depolama (CCUS) teknolojileri sektörün karbonsuzlaşma yol haritasında önemli bir yer tutuyor.

    Emisyon Ticaret Sistemi’nin Türkiye’nin ihracat rekabetçiliği açısından da stratejik bir öneme sahip olduğuna dikkat çeken Bozay, Avrupa Birliği Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (SKDM) uygulamaya geçmesiyle birlikte Türkiye’de ödenen karbon bedellerinin AB sınırında mahsup edilebilmesinin ihracatçı sektörler açısından kritik olduğunu belirtti.

    Bozay, “Türkiye’nin karbon maliyetinin kendi sınırları içinde yönetilebilmesi ve bu kaynağın yeşil dönüşüm yatırımlarına yönlendirilmesi, ihracatçı sektörlerimiz açısından önemli bir avantaj sağlayacaktır. Burada hedefimiz yalnızca yeni düzenlemelere uyum sağlamak değil; Türkiye’nin üretim gücünü, ihracat kapasitesini ve rekabetçiliğini koruyarak düşük karbonlu ekonomiye güçlü bir geçiş yapmaktır” dedi. SKDM kapsamında mahsup edilebilecek karbon bedelinin bir bölümünün Türkiye’de kalmasının yeşil dönüşüm yatırımlarına kaynak oluşturabileceği değerlendirmesi de TÜRKÇİMENTO’nun ETS yaklaşımının temel unsurları arasında yer alıyor.

    TÜRKÇİMENTO CEO’su Volkan Bozay, Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda ETS’nin önemli bir dönüşüm aracı olduğuna dikkat çekerek sözlerini şöyle tamamladı:

    “Çimento sektörü olarak yeşil dönüşümü bir zorunluluktan ibaret görmüyoruz. Bunu, Türkiye’nin üretim gücünü geleceğe taşıması ve küresel rekabette daha güçlü bir konum elde etmesi için stratejik bir fırsat olarak değerlendiriyoruz. ETS’nin de bu dönüşümü hızlandıran, yatırımları teşvik eden ve sanayimizin rekabetçiliğini destekleyen bir yapıya kavuşması en büyük beklentimiz. Kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplumun iş birliğiyle Türkiye’nin düşük karbonlu üretim kapasitesini birlikte güçlendirebiliriz. TÜRKÇİMENTO olarak sektörümüzün dönüşümünü destekleyecek politika ve mekanizmaların geliştirilmesine katkı sunmaya devam edeceğiz.”

    Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

    BENZER HABER
    İlk Yorumu Sen Yaz
    code