12 Haziran 2026 Cuma
DOLAR 46.27 ₺
EURO 53.55 ₺
STERLIN 62.03 ₺
G.ALTIN 6,243.06 ₺
BTC 63,587.62 $
ETH 1,674.83 $
BİST 0.00

    Türkiye Kimya Sektöründe Yeni Dönem: İkinci Büyük İhracatçı Küresel Rekabette Nasıl Yükseliyor?

    Ekonomi 17
    Yayınlama: 12 Haziran 2026 Cuma 09:41 Kaynak: Kapsül Haber Ajansı

    Türkiye'nin ikinci büyük ihracatçı sektörü kimya, küresel değişimle yeniden şekilleniyor! Yaklaşık 6 trilyon dolarlık dev sektör, ülke ekonomisine milyarlarca dolar katkı sağlarken, sürdürülebilir ve teknoloji odaklı yeni bir döneme giriyor.

    Türkiye Kimya Sektöründe Yeni Dönem: İkinci Büyük İhracatçı Küresel Rekabette Nasıl Yükseliyor?

    Küresel ekonominin vazgeçilmezi olan kimya sektörü, otomotivden sağlığa birçok stratejik alana temel girdiler sağlıyor. Türkiye, bu dev sektörde ihracat performansıyla gücünü pekiştirerek ülkenin en fazla ihracat yapan ikinci sektörü konumuna yükseldi. Ancak sadece rakamlar değil, küresel tedarik zincirleri, enerji maliyetleri ve sürdürülebilirlik gibi faktörler sektörün rekabet kurallarını yeniden belirliyor. Artkim Group CEO'su Ahmet Güler'in de belirttiği gibi, Türkiye bu dönüşüm sürecinde üretim kabiliyeti ve stratejik konumuyla büyük avantajlara sahip. Peki, Türkiye kimya sektörünün bu yeni dönemde küresel arenadaki yerini daha da güçlendirmek için hangi adımları atmalı ve hangi fırsatları değerlendirmeli?

    Küresel kimya sektörü; değişen tedarik zincirleri, enerji maliyetleri, sürdürülebilirlik odaklı üretim modelleri ve bölgesel üretim arayışları doğrultusunda yeniden şekilleniyor.

    Yaklaşık 6 trilyon dolarlık büyüklüğe sahip sektör; otomotivden savunma sanayisine, tekstilden tarıma, enerjiden sağlık teknolojilerine kadar birçok stratejik alanın temel girdilerini sağlıyor. Türkiye'de ise kimya, ihracat performansıyla ekonominin stratejik sektörleri arasındaki yerini güçlendirmeyi sürdürüyor.

    Türkiye’nin en fazla ihracat yapan ikinci sektörü konumundaki kimya sanayisi, 2026 yılının ilk beş ayında 13,8 milyar doları aşan ihracata ulaşırken, mayıs ayında da yaklaşık 3 milyar dolarlık ihracat performansıyla ekonomiye katkısını sürdürdü. Kimya sanayisinin birçok sektörün üretim gücünü doğrudan etkilediğini belirten Artkim Group Kurucusu ve CEO'su Ahmet Güler, "Otomotivden savunma sanayiine, enerjiden sağlık teknolojilerine kadar geniş bir üretim ekosisteminin bel kemiğini oluşturan kimya sektörü, Türkiye'nin sanayi ve ihracat hedeflerinde stratejik bir konumda yer alıyor. Sektörün ortaya koyduğu ihracat performansı da bu gücün en somut göstergelerinden biri" dedi.

    KİMYADA REKABETİN KURALLARI DEĞİŞİYOR

    Küresel üretim zincirlerinde yaşanan değişimin kimya sektörünü de dönüştürdüğüne dikkat çeken Artkim Group Kurucusu ve CEO'su Ahmet Güler, "Kimya sektörü bugün yalnızca üretim kapasitesiyle değil; teknoloji geliştirme, sürdürülebilirlik, tedarik güvenliği ve rekabetçilik açısından da önemli bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Jeopolitik gelişmeler, enerji maliyetleri ve değişen tedarik zincirleri, sektörün üretim ve ticaret dinamiklerini yeniden şekillendiriyor" açıklamasını yaptı. Türkiye'nin bu süreçte önemli avantajlara sahip olduğunu belirten Güler, "Üretim kabiliyeti, stratejik konumu ve güçlü ihracat altyapısıyla Türkiye, küresel kimya sektöründe daha fazla söz sahibi olabilecek potansiyele sahip. Bu potansiyelin değerlendirilebilmesi için teknoloji yatırımları, sürdürülebilir üretim modelleri ve uluslararası iş birlikleri kritik önem taşıyor" ifadelerini kullandı.

    SEKTÖRÜN BULUŞMA NOKTASI: TURKCHEM EURASIA

    Sektörde yaşanan dönüşümün üreticiler, teknoloji sağlayıcılar ve tedarikçiler arasındaki iş birliklerini daha da önemli hale getirdiğini belirten Güler, "Kimya sanayisi çok geniş bir üretim ekosistemine sahip. Bu nedenle sektör temsilcilerinin bir araya gelerek yeni teknolojileri değerlendirmesi, sürdürülebilir üretim modellerini konuşması ve ticari iş birlikleri geliştirmesi büyük önem taşıyor. Turkchem Eurasia Fuarı da sektörün farklı alanlarında faaliyet gösteren üretici, tedarikçi ve teknoloji sağlayıcıları bir araya getirerek bu iş birliklerinin gelişmesine katkı sağlamayı hedefliyor" dedi.

    KİMYADA REKABET ARTIK SADECE ÜRETİMLE KAZANILMIYOR

    Kimya sektöründe küresel rekabetin yeni bir döneme girdiğini vurgulayan Güler, "Bugün ülkeler yalnızca ne ürettikleriyle değil, ne kadar sürdürülebilir, ne kadar yenilikçi ve ne kadar güvenilir tedarikçi olduklarıyla da değerlendiriliyor. Kimya sanayiinin geleceğinde Ar-Ge, dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve uluslararası iş birlikleri belirleyici olacak. Türkiye'nin sahip olduğu üretim gücünü yüksek katma değerli ürünlerle desteklemesi, küresel pazardaki konumunu daha da güçlendirecektir" değerlendirmesinde bulundu.

    Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

    Türkiye'nin ekonomideki stratejik konumunu güçlendiren kimya sektörü, ülkenin en fazla ihracat yapan ikinci sektörü olarak dikkat çekiyor. Yılın ilk beş ayında 13,8 milyar doları aşan ihracat performansıyla bu gücünü somutlaştıran sektör, küresel çapta yaşanan tedarik zinciri değişimleri, enerji maliyetleri ve sürdürülebilirlik odaklı üretim modelleriyle yeni bir döneme giriyor. Artkim Group Kurucusu ve CEO'su Ahmet Güler, sektörün sadece üretim kapasitesiyle değil, teknoloji geliştirme, rekabetçilik ve sürdürülebilirlik açısından da önemli bir dönüşümden geçtiğini vurguladı. Türkiye'nin üretim kabiliyeti ve stratejik konumuyla bu süreçte avantajlı olduğunu belirten Güler, yüksek katma değerli ürünler, Ar-Ge, dijitalleşme ve yeşil dönüşümün küresel rekabette belirleyici olacağının altını çizdi. Turkchem Eurasia gibi fuarların sektördeki iş birliklerini ve yenilikleri teşvik ettiğini de ekleyerek, Türkiye'nin küresel pazardaki konumunu güçlendirmek için bu alanlara yatırım yapması gerektiği mesajını verdi.

    BENZER HABER
    İlk Yorumu Sen Yaz
    code