19 Mart 2026 Perşembe
DOLAR 44.33 ₺
EURO 50.81 ₺
STERLIN 58.80 ₺
G.ALTIN 6,690.41 ₺
BTC 74,224.91 $
ETH 2,331.65 $
BİST 0.00

    Türkiye Un İhracatında Neden Dünya Lideri? Anadolu'nun Buğday Mirası ve Eksun Gıda'nın Rolü

    Yaşam 33
    Yayınlama: 19 Mart 2026 Perşembe 10:52 Kaynak: Kapsül Haber Ajansı

    Unun sadece bir gıda maddesi olmadığını, aynı zamanda gıda arz güvenliği ve sanayi üretiminin temel taşı olduğunu biliyor muydunuz? Türkiye, Anadolu'nun köklü buğday mirasıyla un ihracatında dünya liderliğini nasıl sürdürüyor, detayları keşfedin!

    Türkiye Un İhracatında Neden Dünya Lideri? Anadolu'nun Buğday Mirası ve Eksun Gıda'nın Rolü

    20 Mart Dünya Un Günü, sofralarımızın vazgeçilmezi unun sadece besleyici yönünü değil, küresel ekonomideki stratejik önemini de bir kez daha gözler önüne serdi. Anadolu'nun binlerce yıllık buğday mirası, bugün Türkiye'yi un ihracatında dünya lideri konumuna taşırken, bu başarının ardında yatan güçlü dinamikler merak uyandırıyor. Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO'su Hasan Abdullah Özkan'ın açıklamaları, unun gıda arz güvenliğinden sanayi üretimine, ihracattan sürdürülebilirliğe uzanan geniş bir yelpazedeki kritik rolünü ortaya koyuyor. Türkiye'nin bu alandaki liderliğini pekiştiren hedefler ve Eksun Gıda'nın yenilenebilir enerji yatırımları gibi ileriye dönük adımları, sektörün geleceğine ışık tutuyor. Bu kapsamlı değerlendirmelerle, Türkiye'nin un sanayisindeki yükselişini ve küresel gıda diplomasisindeki yerini daha yakından incelemek için okumaya devam edin.

    Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO’su Hasan Abdullah Özkan, 20 Mart Dünya Un Günü kapsamında değerlendirmelerde bulundu.

    Özkan, unun beslenme açısından hayati öneminin yanı sıra gıda arz güvenliği, sanayi üretimi, ihracat ve sürdürülebilirlik başlıkları açısından taşıdığı stratejik değere dikkat çekti. Türkiye un sanayisinin bu yıl için belirlediği 3 milyon ton buğday unu ihracatı hedefine 200’ü aşkın ürün çeşidi ve 20’den fazla ülkeye ulaşan ihracat ağıyla destek verdiklerini kaydeden Özkan, un pazarında 60 yılı aşkın Sinangil tecrübesini değişen tüketici ihtiyaçlarını karşılayan bir yapıya taşıdıklarını vurguladı.

    20 Mart Dünya Un Günü bu yıl “Un hayattır” temasıyla kutlanırken, Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO’su Hasan Abdullah Özkan unun gündelik hayatın ötesine geçen ekonomik ve toplumsal rolüne ilişkin konuştu. Türkiye’nin un ihracatında sahip olduğu güçlü konumun ve bu alandaki köklü birikiminin altını çizen Özkan, Eksun Gıda’nın da yüksek işleme kapasitesi, geniş ürün yelpazesi ve ihracat erişimiyle bu yapının güçlü temsilcileri arasında yer aldığını söyledi.

    “Anadolu’nun tarihsel birikimi modern üretim gücüne dönüştü”

    “Un medeniyetin kurucu unsurlarından biridir” diyen Hasan Abdullah Özkan, “Anadolu’nun buğdayla kurduğu köklü ilişki, bugün Türkiye’nin üretim ve ihracat kapasitesine yön veren en güçlü alanlardan birine dönüşmüş durumda. Geçmişte sofranın ve gündelik hayatın merkezinde yer alan un, bugün aynı zamanda sanayi üretiminin, gıda arz güvenliğinin ve dış ticaretin önemli başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. Bu yönüyle un sanayisi, tarihsel birikim ile çağdaş üretim gücünün kesiştiği özel bir alan niteliği taşıyor” ifadelerini kullandı.

    “Türkiye gıda diplomasisini doğru okuyan, saygın bir aktör”

    Değerlendirmesinde Türkiye’nin un ihracatında liderliğinin arkasındaki yapısal güce de dikkat çeken Özkan, “Bugün ülkemizin dünya un endüstrisi içerisindeki yerini konuşurken, yalnızca bir ihracat başarısından söz etmiyoruz. Burada belirleyici olan buğdayı katma değere dönüştüren güçlü bir sanayi altyapısı, dünya ölçeğinde karşılık bulan bir tedarik kabiliyeti ve kriz zamanlarında dahi küresel gıda akışının korunmasına katkı sunabilen bir devlet ve sektör refleksidir. Jeopolitik gerilimlere rağmen 2025’te gerçekleşen 2,34 milyon tonluk ihracat ve 2026 için Türkiye un sanayisinin 3 milyon ton hedefi bu sürekliliği açık biçimde yansıtıyor. Biz de şirket olarak bu özverili çalışmaların ve sektörümüzce belirlenen hedefin en büyük destekçileri arasındayız” dedi.

    “Eksun Gıda 2025’i 474 milyon TL’lik FAVÖK artışıyla kapattı”

    Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO’su Hasan Abdullah Özkan’ın dikkat çektiği bir diğer başlık ise Eksun Gıda’nın son dönemde üretim altyapısını sürdürülebilir şekilde destekleyen yatırımları oldu. Özkan, “2025 boyunca lisanslı depoculuk tarafında attığımız adımlarla depolama kapasitemizi 100 bin ton seviyesine çıkardık. Yılı 474 milyon TL’lik FAVÖK artışıyla tamamlarken, 200’ü aşkın ürün çeşidimiz, 20’den fazla ülkeye uzanan ihracat ağımız ve Sinangil’in 60 yılı aşan birikimiyle üretim standartlarımızı değişen tüketici ihtiyaçlarına uyumlu bir çizgide sürdürdük. Üretim tesislerimizin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yenilenebilir enerji projelerimizde de önemli bir aşamayı geride bıraktık. Toplam 18,9 MW kapasiteli iki ayrı rüzgar enerjisi santrali (RES) projesinin yapımına başladık. Santrallerimizin tamamlanmasıyla tüm üretim süreçlerimizde yenilenebilir kaynaklardan elde edilen temiz enerjiyi kullanacağız” şeklinde konuştu.

    Hasan Abdullah Özkan sözlerinin sonunda Dünya Un Günü’nün bu yıl Ramazan Bayramı’na denk geldiğini belirterek, bu vesileyle herkesin Ramazan Bayramı’nı da kutladığını ifade etti.

    Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

    Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO’su Hasan Abdullah Özkan, 20 Mart Dünya Un Günü vesilesiyle yaptığı değerlendirmelerde unun beslenmedeki hayati öneminin yanı sıra gıda arz güvenliği, sanayi üretimi, ihracat ve sürdürülebilirlik açısından taşıdığı stratejik değeri vurguladı. Türkiye'nin un ihracatında dünya lideri konumunu koruduğunu ve bu yıl için 3 milyon ton ihracat hedeflediğini belirten Özkan, Anadolu'nun köklü buğday mirasının modern üretim gücüne dönüştüğünü ifade etti. Türkiye'nin küresel gıda diplomasisinde saygın bir aktör olduğunu ve kriz dönemlerinde dahi küresel gıda akışına katkı sağladığını kaydetti. Eksun Gıda olarak bu sürece 200'ü aşkın ürün çeşidi ve 20'den fazla ülkeye ulaşan ihracat ağıyla destek verdiklerini aktaran Özkan, 2025'te depolama kapasitelerini 100 bin tona çıkardıklarını ve 474 milyon TL FAVÖK artışı elde ettiklerini açıkladı. Ayrıca, 18.9 MW kapasiteli iki rüzgar enerjisi santrali projesiyle sürdürülebilir üretime verdikleri önemi gösterdiklerini sözlerine ekledi. Bu açıklamalar, Türkiye'nin un sanayisinin hem ulusal hem de uluslararası alandaki güçlü konumunu ve gelecek vizyonunu ortaya koymaktadır.

    BENZER HABER
    İlk Yorumu Sen Yaz
    code