16 Mayıs 2026 Cumartesi
DOLAR 45.60 ₺
EURO 53.27 ₺
STERLIN 61.07 ₺
G.ALTIN 6,644.89 ₺
BTC 80,932.27 $
ETH 2,269.23 $
BİST 0.00

    Türkiye'de Hantavirüs Gerçeği: Uzmanlar Açıkladı, Yılda Ortalama 19 Vaka Görülüyor!

    Yaşam 1
    Yayınlama: 15 Mayıs 2026 Cuma 17:38 Kaynak: Kapsül Haber Ajansı

    Dünya genelinde endişe yaratan hantavirüs, Türkiye'de sanıldığı kadar yeni değil. Uzmanlar, ülkemizde yılda ortalama 19 vakanın görüldüğünü belirtiyor, peki bu bir panik nedeni mi?

    Türkiye'de Hantavirüs Gerçeği: Uzmanlar Açıkladı, Yılda Ortalama 19 Vaka Görülüyor!

    Son günlerde küresel çapta dikkat çeken hantavirüs, toplumda endişeleri artırıyor. Ancak Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Çetinkaya, virüsün yeni olmadığını ve panik yaratacak bir durum bulunmadığını vurguladı. Türkiye'deki duruma dair önemli veriler paylaşan Prof. Dr. Çetinkaya, ülkemizde her yıl ortalama 19 hantavirüs vakasının görüldüğünü belirtti. Virüsün bulaş yolları, belirtileri ve tedavi yöntemleri hakkında detaylı bilgiler veren uzman, halkın bilinçli olması gerektiğini ancak aşırı korkuya kapılmaması gerektiğini ifade etti. Bu önemli gelişmeleri ve uzman görüşlerini içeren haberimizde, hantavirüs hakkında merak edilen tüm sorulara yanıt bulacaksınız.

    Son günlerde dünya genelinde gündeme gelen hantavirüs vakaları toplumda endişe yaratırken, Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Çetinkaya, virüsün yeni ortaya çıkan bir hastalık olmadığını ve şu an için küresel çapta panik yaratacak bir tablo bulunmadığını belirtti.

    Özellikle kruvaziyer gemisi bağlantılı vakalar sonrası hantavirüsün yeniden dikkat çektiğini söyleyen Prof. Dr. Çetinkaya, “2009-2025 yılları arasındaki verilere baktığımızda ülkemizde yılda ortalama 19 vaka görüldüğünü söyleyebiliriz. Bu yeni karşılaştığımız bir virüs değil ve doğrulanmış yaygın bir salgın söz konusu değil. Ancak küresel hareketlilik nedeniyle sağlık otoriteleri doğal olarak dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor” dedi.

    Bir gemide ortaya çıkarak dünyayı paniğe sürükleyen hantavirüsün ilk kez Kore Savaşı sırasında dikkat çektiğini hatırlatan Prof. Dr. Aytaç Çetinkaya, “Virüs ismini Kore’de bulunan Hantan Nehri’nden alıyor. O dönemde nehir çevresindeki kemirgenlerle temas eden askerlerde sık görülmesi nedeniyle tanımlandı. Yani hantavirüs, sanıldığı gibi yeni ortaya çıkan bir virüs değil; yaklaşık 70 yıldır biliniyor” diye konuştu.

    En sık bulaş yolu kemirgen teması

    Virüsün çoğunlukla kemirgenler aracılığıyla bulaştığını vurgulayan Prof. Dr. Çetinkaya, “Fare ve benzeri kemirgenlerin idrarı, dışkısı ya da salyasıyla temas sonrası bulaşabiliyor. Özellikle uzun süre kapalı kalmış depo, ahır, kulübe gibi alanların temizliği sırasında risk artıyor” ifadelerini kullandı. Toplumda en çok merak edilen konunun insandan insana bulaşma olduğunu belirten Prof. Dr. Çetinkaya, “Hantavirüs türlerinin büyük bölümünde rutin sosyal temasla bulaşma beklenmez. Ancak Güney Amerika tipi olarak bilinen bazı türlerde insandan insana bulaş görülebiliyor. Son günlerde bir gemide görülen ve ölümlerle sonuçlanan vakalarda da bu tip etkili oldu” dedi.

    İki farklı tipi bulunuyor

    Hastalığın iki ana tipi olduğunu paylaşan Prof. Dr. Aytaç Çetinkaya, “Avrupa ve Doğu Asya tipi daha çok böbrekleri etkiliyor ve böbrek yetmezliğine neden olabiliyor. Amerika tipi ise daha ağır seyrederek akciğer, kalp ve böbrek yetmezliğiyle birlikte kanamalı ateş tablosuna yol açabiliyor” dedi. Böbrek tutulumunun tedavi edilebildiğini de vurgulayan Prof. Dr. Çetinkaya, “Bazı hastalarda gelişen böbrek yetmezliği birkaç diyaliz uygulamasıyla kontrol altına alınabiliyor” şeklinde konuştu.

    Grip belirtileriyle karışabiliyor

    Hantavirüs belirtilerinin çoğu zaman grip ile karıştırıldığını ifade eden Prof. Dr. Aytaç Çetinkaya, “Eklem ağrısı, yüksek ateş, halsizlik, öksürük ve bazı vakalarda ishal görülebiliyor. Ancak hantavirüste peteşiyal döküntüler dediğimiz cilt bulguları dikkat çekebiliyor. Bunun yanı sıra kola renginde idrar görülmesi böbrek tutulumu açısından önemli bir işaret olabiliyor. Özellikle düşmeyen ateş önemli belirtilerden biri” dedi.

    Türkiye’de her yıl ortalama 19 vaka görülüyor

    Türkiye’de de hantavirüs vakalarının görüldüğünü belirten Prof. Dr. Aytaç Çetinkaya, “2009-2025 yılları arasındaki verilere baktığımızda ülkemizde yılda ortalama 19 vaka görüldüğünü söyleyebiliriz. Son 17 yılda toplam 336 vaka bildirildi ve 16 kişi yaşamını kaybetti” bilgisini paylaştı.

    Panik yaratacak bir durum yok

    Hastalığın tedavisinde kullanılan etkili seçenekler bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Aytaç Çetinkaya, “Hepatit C tedavisinde kullandığımız bazı antiviral ilaçların hantavirüs kaynaklı ölüm oranlarını ciddi şekilde azalttığını biliyoruz. Şu anda dünya genelinde panik yaratacak bir durum söz konusu değil. Hastalığın yayılmasıyla ilgili aşırı endişe duymaya gerek yok” dedi.

    Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

    Prof. Dr. Aytaç Çetinkaya'nın açıklamalarıyla hantavirüs hakkında doğru bilinen yanlışlar ve güncel durum netlik kazandı. Virüsün Kore Savaşı'ndan beri bilindiği ve ismini Hantan Nehri'nden aldığı belirtilirken, son kruvaziyer gemisi vakalarıyla yeniden gündeme geldiği ifade edildi. Türkiye'de 2009-2025 yılları arasında yılda ortalama 19 vaka görüldüğü, toplamda 336 vakadan 16'sının ölümle sonuçlandığı bilgisi paylaşıldı. Virüsün en sık kemirgenler aracılığıyla (idrar, dışkı, salya) bulaştığı, özellikle kapalı ve uzun süre kullanılmayan alanlarda temizlik sırasında riskin arttığı vurgulandı. İnsandan insana bulaşmanın genellikle beklenmediği, ancak Güney Amerika tipi bazı türlerde görülebileceği belirtildi. Hastalığın Avrupa/Doğu Asya tipi böbrekleri, Amerika tipi ise akciğer, kalp ve böbrekleri etkileyerek kanamalı ateşe yol açabileceği açıklandı. Yüksek ateş, eklem ağrısı, halsizlik gibi grip benzeri belirtilerin yanı sıra peteşiyal döküntüler ve kola renginde idrarın önemli işaretler olduğu ifade edildi. Uzmanlar, Hepatit C tedavisinde kullanılan bazı antiviral ilaçların hantavirüs kaynaklı ölümleri azalttığını ve küresel çapta panik yaratacak bir durum olmadığını belirterek toplumu rahatlattı. Önemli olanın bilinçli olmak ve gerekli önlemleri almaktan geçtiği vurgulandı.

    BENZER HABER
    İlk Yorumu Sen Yaz
    code