21 Ekim 2026 Çarşamba
DOLAR 49.61 ₺
EURO 55.73 ₺
STERLIN 66.45 ₺
G.ALTIN 6,592.30 ₺
BTC 82,669.53 $
ETH 2,441.30 $
BİST 0.00

    Yapay Zeka Çağında Rekabetin Yeni Ölçütü: Dijital Olgunluk

    Teknoloji 34
    Yayınlama: Kaynak: Kapsül Haber Ajansı

    Yapay Zeka Çağında Rekabetin Yeni Ölçütü: Dijital Olgunluk

    Yapay zeka araçlarının şirketlerde kullanımı hızla yaygınlaşırken, bu teknolojiyi organizasyon geneline taşıyarak ölçülebilir değere dönüştürenlerin sayısı sınırlı kalıyor. Kurumsal yazılım pazarının küresel oyuncularından Industrial Application Software (IAS), modellere erişimin kolaylaştığı yeni dönemde rekabet gücünün veri bütünlüğü, dijital süreçler ve kurumsal bilgiyi kullanma yetkinliği üzerinden şekilleneceğine dikkat çekiyor.

    Bir yapay zeka aracını kullanmaya başlamak ile bu teknolojiyi şirketin işleyişine yerleştirerek kalıcı değer üretmek arasında önemli bir fark var. Bireysel kullanımlar ve sınırlı denemeler hızla yaygınlaşsa da bunları kurum geneline taşımak; güvenilir veri, dijitalleşmiş süreçler ve birbiriyle uyumlu çalışan sistemler gerektiriyor. Şirketlerin yapay zekadan elde edeceği sonuç da büyük ölçüde bu hazırlık düzeyine bağlı bulunuyor.

    McKinsey’nin 105 ülkeden 1.993 katılımcıyla gerçekleştirdiği State of AI araştırması, kullanım ile değer üretme arasındaki farkı gözler önüne seriyor. Araştırmaya göre kurumların yüzde 88’i yapay zekayı en az bir işlevde düzenli olarak kullanıyor. Buna karşın yapay zekayı şirket genelinde ölçeklendirmeye başlayanların oranı yaklaşık üçte bir düzeyinde kalıyor. Bu teknolojiden yüksek değer üreten kuruluşların iş akışlarını temelden yeniden tasarlama konusunda diğerlerinden yaklaşık üç kat önde olması da kurumsal hazırlığın önemini gösteriyor.

    Kurumsal kaynak planlama ve iş teknolojileri alanında şirketlerin veri ile süreçlerini bütünleştirmeye odaklanan IAS’a göre bu tablo, yapay zekadan alınacak sonuç üzerinde kurumsal hazırlığın belirleyici olduğunu gösteriyor. IAS CTO’su Bahtiyar Tan, şirketlerin öncelikle mevcut işleyişlerinin ne ölçüde dijital, izlenebilir ve ölçülebilir olduğuna bakması gerektiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Şirketlerin görünen sorusu ‘Yapay zekayla ne yapmalıyız?’ Ancak verilecek yanıt, mevcut çalışma biçiminden bağımsız değil. Veriler farklı sistemlere dağılmışsa, süreçler yeterince dijitalleşmemişse ve kararlar ağırlıklı olarak kişisel deneyime dayanıyorsa en gelişmiş modellerin katkısı bile sınırlı kalır. Yapay zeka çağına hazırlık, şirketin kendi işleyişini görünür, ölçülebilir ve yönetilebilir hâle getirmesiyle başlıyor.”

    Yapay zeka mevcut dijital birikimden beslenecek

    Şirketlerin uzun yıllardır yatırım yaptığı kurumsal kaynak planlama (ERP), otomasyon, bulut, veri analitiği ve entegrasyon sistemleri; bilginin ortak bir zeminde toplanmasını, süreçler arasında kesintisiz akmasını ve karar mekanizmalarında kullanılmasını sağlıyor. Yapay zekanın üreteceği katkı da büyük ölçüde bu dijital temelin niteliğine bağlı bulunuyor.

    ERP sistemlerinin rolünün artık kayıt altına alma ve süreç standardizasyonunun ötesine geçerek veriyi anlamlandırma, öngörü üretme ve kararları destekleme aşamasına ilerlediğini belirten Tan, şöyle konuştu: “ERP sistemleri veriyi kayda geçirmenin ötesinde süreçler arasında ortak bir dil kuruyor. Otomasyon, bulut, analitik ve entegrasyon çözümleri de bilginin akışını ve kullanılabilirliğini güçlendiriyor. Yapay zeka bu zeminde veriyi anlamlandırma, öngörü üretme ve kararları destekleme kapasitesini ileri taşıyabilir. Teknolojiden alınacak sonuç, onu besleyen verinin güvenilirliğine ve süreçlerin birbiriyle ne kadar uyumlu çalıştığına bağlı.”

    Model erişimi yaygınlaştıkça dijital olgunluk ayrıştıracak

    Gelişmiş modellere erişimin kolaylaşması ve benzer araçların daha fazla şirket tarafından kullanılabilmesi, teknoloji seçiminin tek başına kalıcı bir rekabet avantajı sağlamasını güçleştiriyor. Tan’a göre yapay zeka çağında rekabet için şirketlerin kendi verisini, süreç bilgisini ve kurumsal hafızasını nasıl değerlendirdiği giderek daha belirleyici hâle gelecek: “Önümüzdeki birkaç yıl içinde modellerin daha erişilebilir hâle gelmesini, maliyetlerin düşmesini ve belirli yeteneklerin standartlaşmasını bekliyoruz. Bu yakın gelecekte benzer araçlara ulaşabilen şirketleri birbirinden ayıracak unsur ise kimin kendi verisini ne kadar anlamlı kullanabildiği olacak. Süreçlerini ölçebilen, kurumsal bilgisini karar mekanizmalarına taşıyabilen ve dijital yatırımlarını birlikte çalıştırabilenler daha büyük bir avantaj elde edecek.”

    Yapay zeka yönetim anlayışını da dönüştürecek

    Dijital olgunluğun teknik kapasiteyle sınırlı kalmadığını vurgulayan Tan; bilginin kurum içinde nasıl üretildiği, paylaşıldığı ve karara dönüştürüldüğünün de bu kapsama girdiğini ifade etti. Yapay zekanın şirketlerin bugüne kadarki dijital dönüşümünün derinliğini görünür kılacağını belirten Tan, sözlerini şöyle tamamladı: “Yapay zeka, bugüne kadar gerçekleştirilen dijital dönüşümün ne kadar derine indiğini gösterecek ve aynı zamanda kurumlara kendi iş yapma biçimlerini yeniden düşünme fırsatı verecek. Önümüzdeki dönemde yapabileceklerimizi teknolojinin yetenekleri kadar, onun yönetim anlayışımızı ve çalışma biçimlerimizi ne ölçüde dönüştürebildiği belirleyecek. Kalıcı değer de bu karşılıklı dönüşümden doğacak.”

    Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

    BENZER HABER
    İlk Yorumu Sen Yaz
    code