Nilüfer Belediyesi Temmuz ayı meclis toplantısı, ilçede yapılması planlanan katı atık tesisi projesine karşı yükselen ortak sesle adeta bir protesto arenasına dönüştü. "Nilüfer'e Çöplük İstemiyoruz!" pankartlarıyla salona asılan öfke, sadece muhtarların değil, tüm Nilüfer halkının geleceğine sahip çıkma arzusunu yansıtıyordu. Belediye Başkanı Şadi Özdemir'in bilimsel raporlara dikkat çekerek yaptığı çağrı, konunun sadece yerel bir mesele olmadığını, tüm Bursa'yı ilgilendiren bir çevre krizi potansiyeli taşıdığını gözler önüne serdi. Geçmiş tecrübelerden alınan derslerle, doğayı ve insan sağlığını tehdit edebilecek bu kararın yeniden değerlendirilmesi talebi, meclis üyeleri tarafından da güçlü bir şekilde desteklendi. Peki, bu tarihi itirazlar Büyükşehir Belediyesi'nde yankı bulacak mı, yoksa Nilüfer geleceğini çöpe atmak zorunda mı kalacak?
Belediye Başkanı Şadi Özdemir, muhtarlar ve Nilüfer Kent Konseyi gönüllüleri kararın yeniden gözden geçirilmesini istedi.
Nilüfer Belediyesi’nin Temmuz ayı meclis toplantısında, ilçede yapılması planlanan katı atık tesisi projesine karşı ortak ses yükseldi. Toplantının yapıldığı Nilüfer Barış Meclisi’ne “Nilüfer’e Çöplük İstemiyoruz!” pankartı asılırken, Nilüfer’in muhtarları da “Geleceğimizi Çöpe Atmayacağız” pankartıyla karara tepki gösterdi.

Nilüfer Kent Konseyi gönüllülerinin de pankartlarla katıldığı eyleme, Nilüfer Belediye Meclis Üyeleri de ellerindeki dövizlerle destek verdi.
Toplantının açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer’in üretimi, kültürü ve sosyal yapısıyla sadece Bursa’nın değil, Türkiye’nin en önemli ilçelerinden biri olduğunu vurguladı.
İlçenin doğasını ve temizliğini koruma konusunda tüm siyasi partilerin ve meclis üyelerinin ortak bir sorumluluk taşıdığını belirten Başkan Şadi Özdemir, bilim insanlarının da bu bölgede bir katı atık tesisi kurulmasının uygun olmayacağı yönünde görüş bildirdiğini hatırlattı.
Olası bir kirliliğin sadece tesisin kurulacağı yakın çevreyi değil, tüm Nilüfer’i ve Bursa’yı etkileyeceğine dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Bu tesisin kurulacağı alana baktığımızda, ortaya çıkacak kirlilik sadece Kayapa ya da Kuruçeşme’nin meselesi değildir; su yatakları başta olmak üzere tüm büyük mahallelerimizi, yani bütün Nilüfer’i doğrudan ilgilendirmektedir. Teorik olarak tesislerin sorunsuz işleyeceği söylenebilir ancak geçmiş tecrübelerimiz bizleri hassas olmaya zorluyor. Zamanında benzer vaatlerle kurulan santrallerin bölgemize, doğamıza verdiği zararları ve insan sağlığını nasıl tehdit ettiğini hepimiz biliyoruz. Bu nedenle Bursa Büyükşehir Belediyemizin ve Büyükşehir Belediye Meclisimizin bu kararı bir kez daha gözden geçirmesini, konuyu yeniden değerlendirmesini meclisimizin ortak talebi olarak iletiyoruz.”

Toplantıda bölge halkını temsilen söz alan Altınşehir Mahalle Muhtarı Melahat Şanal, Kuruçeşme Mahalle Muhtarı Ergin Özdemir, Kayapa Mahalle Muhtarı Ali İhsan Dengiz ve 30 Ağustos Zafer Mahalle Muhtarı Halil Özçoban da söz alarak projenin yaratacağı çevre sorunlarına değindi.

Muhtarlar, tarım alanlarının ve su kaynaklarının korunması adına tesisin yapımından vazgeçilmesi yönündeki taleplerini dile getirdi.
Nilüfer Belediyesi Temmuz ayı meclis toplantısı, ilçede yapımı planlanan katı atık tesisi projesine karşı sert bir direnişe sahne oldu. Toplantıya, "Nilüfer'e Çöplük İstemiyoruz!" ve "Geleceğimizi Çöpe Atmayacağız" pankartlarıyla katılan Nilüfer Kent Konseyi gönüllüleri ve muhtarlar, tesisin doğuracağı çevre felaketlerine dikkat çekti. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, konuşmasında bilimin ışığında tesisin bölge için uygun olmadığını vurgularken, geçmişte yaşanan benzer hatalardan ders çıkarılması gerektiğini belirtti. Özellikle Kayapa ve Kuruçeşme gibi yakın mahallelerin yanı sıra, tüm Nilüfer ve Bursa'yı etkileyecek su yatakları ve tarım alanları üzerindeki olumsuz etkilerin altı çizildi. Altınşehir, Kuruçeşme, Kayapa ve 30 Ağustos Zafer Mahalle muhtarları da söz alarak bölge halkının endişelerini dile getirdi ve tarım alanlarının, su kaynaklarının korunması adına projenin iptali çağrısında bulundu. Meclisin ortak talebi olarak Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Büyükşehir Belediye Meclisi'ne bu kararın yeniden gözden geçirilmesi yönünde net bir mesaj iletildi. Bu olay, yerel yönetimlerin çevre projelerindeki kararlarının, halkın ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla ne denli önem kazandığını bir kez daha gösterdi.