Yunanistan Golden Visa programı, son dönemde Türk yatırımcıların gözdesi haline geldi ve bu ilgi dikkat çekici boyutlara ulaştı. Küresel mobilite arayışı, artan yaşam maliyetleri ve vize süreçlerindeki belirsizlikler, Türk iş insanlarını Avrupa'da yeni fırsatlara yönlendiriyor. Özellikle Yunanistan'ın sunduğu avantajlar, yatırımcıların ikinci oturum izni edinme motivasyonlarını güçlendiriyor. Bu sadece finansal bir yatırım olmanın ötesine geçerek, yaşam kalitesi, eğitim olanakları ve uzun vadeli bir gelecek güvencesi arayışına dönüşüyor. Uzmanlar, Türklerin Yunanistan'daki Golden Visa payının %17,6'ya ulaşmasının, bu derinlemesine değişen yatırım anlayışının net bir göstergesi olduğunu belirtiyor.
Küresel mobilite ihtiyacı, artan yaşam maliyetleri ve vize süreçlerindeki belirsizlik, Türk iş insanlarını ikinci oturum izni arayışına yönlendiriyor. Bu eğilimin en güçlü yansımalarından biri ise Yunanistan’a olan talepte görülüyor. Ülkede 27 bini aşkın Golden Visa yatırımcısı bulunurken, başvuruların %17,6’sını Türk yatırımcılar oluşturuyor.
Yatırım yoluyla oturum ve vatandaşlık alanında küresel liderlerden biri olan Astons verilerine göre; Yunanistan Golden Visa programı, Türk yatırımcıların en fazla tercih ettiği seçeneklerden biri haline gelmiş durumda. Son yıllarda başvuru sayılarında istikrarlı ve güçlü bir artış dikkat çekiyor. Bu ilgi yalnızca finansal getiri beklentisiyle sınırlı kalmıyor; yaşam kalitesi, eğitim olanakları ve uzun vadeli güven arayışıyla şekilleniyor.
İkinci oturum izni yatırımın ötesine geçiyor
Yatırımcıların ikinci oturum iznini yalnızca bir yatırım aracı olarak görmediğini belirten Astons Türkiye Direktörü Yağız Yiğit, bayram dönemine dikkat çekerek şunları söyledi:
“Özellikle bayram döneminde Yunanistan’a giden yatırımcıların, bu seyahatlerini yalnızca bir tatil değil, aynı zamanda yatırım fırsatlarını yerinde değerlendirdikleri bir sürece dönüştürdüğünü görüyoruz. İkinci oturum izni artık iş insanlarının yaşam planlarının önemli bir parçası haline geldi. Süreç çoğu zaman vize kolaylığı motivasyonuyla başlasa da zamanla çok daha kapsamlı bir yapıya evriliyor. Daha öngörülebilir bir yaşam, güvenlik, eğitim olanakları ve uluslararası hareket özgürlüğü bu kararın merkezinde yer alıyor. Artan yaşam maliyetleri ve ekonomik dalgalanmalar, yatırımcıları yalnızca kazanç odaklı değil; aynı zamanda geleceklerini güvence altına alan bir yapı kurmaya yönlendiriyor. Bu tablo, yatırım kararlarının finansal getirinin ötesine geçerek yaşam kalitesini merkeze alan daha bütüncül bir yaklaşımla alındığını gösteriyor.”
Yunanistan Türk yatırımcıların radarında
Bu süreçte Yunanistan’ın Türk yatırımcılar açısından öne çıkan destinasyonlardan biri olduğuna dikkat çeken Yağız Yiğit, şunları söyledi:
“250.000 Euro’dan başlayan yatırım modeli, yatırımcılara yalnızca mülk edinme değil, aynı zamanda Avrupa’da yaşam alternatifine erişim imkânı sunuyor. Schengen bölgesinde serbest dolaşım hakkı, aile bireylerini kapsayan başvuru yapısı ve Avrupa’daki eğitim ile sağlık sistemlerine erişim gibi avantajlar, bu modeli daha cazip hale getiriyor. Minimum ikamet zorunluluğunun bulunmaması ise yatırımcıların mevcut yaşam düzenlerini değiştirmeden bu fırsattan yararlanabilmesini sağlıyor. Özellikle Atina gibi merkezi bölgelerde güçlü kira talebi ve değer artışı potansiyeli, bu ilgiyi destekleyen önemli unsurlar arasında yer alıyor. Yunanistan’ın sunduğu bu avantajlar, yatırımcıların hem kısa vadeli kazanç hem de uzun vadeli yaşam planlarını birlikte değerlendirmesine imkân tanıyor.”
Yatırım kararları sahada şekilleniyor
Yiğit, yatırımcı davranışlarında son dönemde belirgin bir değişim yaşandığını vurgulayarak, yatırım kararlarının artık masa başında değil sahada şekillendiğine dikkat çekti. Yiğit; ‘‘Projelerin yerinde incelenmesi, bölgenin deneyimlenmesi ve yaşam koşullarının doğrudan gözlemlenmesi, karar süreçlerinde belirleyici rol oynuyor. Bu yaklaşım, yatırımcıların artık yalnızca teorik verilere değil, birebir deneyime dayalı daha bilinçli ve uzun vadeli kararlar aldığını ortaya koyuyor.’’
Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı
Yunanistan Golden Visa programına Türk yatırımcıların ilgisi rekor seviyelere ulaşarak toplam başvuruların %17,6'sını oluşturdu. Bu artışın temelinde küresel mobilite ihtiyacı, yükselen yaşam maliyetleri ve vize süreçlerindeki belirsizlikler yatıyor. Astons Türkiye Direktörü Yağız Yiğit'in de belirttiği gibi, Türk iş insanları için ikinci oturum izni artık sadece bir yatırım değil, yaşam planlarının ayrılmaz bir parçası haline geldi. Program, 250.000 Euro'dan başlayan yatırım seçenekleriyle Schengen bölgesinde serbest dolaşım, aile bireylerini kapsama, Avrupa eğitim ve sağlık sistemlerine erişim gibi önemli avantajlar sunuyor. Minimum ikamet zorunluluğu olmaması ve özellikle Atina gibi bölgelerde kira ve değer artışı potansiyeli, Yunanistan'ı Türk yatırımcılar için cazip kılan diğer unsurlar arasında yer alıyor. Yatırım kararlarının sahada, yaşam koşulları ve projelerin yerinde incelenmesiyle şekillendiği vurgulanarak, yatırımcıların daha bilinçli ve uzun vadeli hedeflerle hareket ettiği gözlemleniyor. Bu durum, finansal getirinin ötesinde yaşam kalitesi ve güvenlik odaklı bütüncül bir yatırım anlayışının yaygınlaştığını gösteriyor.